İçeriğe geç

Kraliyet Soyundan Gelen Savaşçı

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Kraliyet Soyundan Gelen Savaşçı

Bölüm 3

Hayatın başlangıcı

Sabah uyandığımda kalkip hemen kılıcımı hazırlayıp kıyafetlerimi giyip odamdan çıktım kızıl saçlarımı sıkıca bağlayıp üstümdeki zümrüt yeşili kıyafetle yüzümü kapattım tanınmamak için

Saye : İyi dimi kabul edilemezsem elimdeki tüm fırsatlar gidecek

Lale : Sende annen gibi bir savaşçısın senden iyi dövüşen yok bile biz senin başaracağına inanıyoruz

Erdem abi ellerimi tutarak gözlerime baktı

Erdem: hadi git hallet şu işi güzel prenses

bu laftan sonra onlara sıkıca sarılıp meydana doğru koştum askerlerden oldukça kalabalıktı askerlerden biri konusmaya başladı

Asker : Buraya kaydolan ve kendine güvenen varsa çıksın şimdi bir adım öne ama baştan söylemek isterim ki diğer köylerden gelen çok iyi dövüşen bir sürü köylü vardır acıma olmicaktır her köyden kendine güvenen bir adım öne adım atsın .

ve bir adım öne çıktım kimse benim bir kız olduğumu eminim ki bilmiyordur karşı köyden çıkan 2 kişi vardı bizim köyden ise hiç kimse çünkü diğer karşı köydeki adamlar eminim ki onları kılıçtan geçirirdi topu toplasan 4 rakibim vardı karşı köyden gelen 2 kişi kraliyetten gelen 2 kişi karşı köydekiler değilde her halde kraliyettekiler biraz zorlardı çünkü eğitim almış çok iyi ortamlarda büyümüşlerdi Kraliyetten gelen 2 erkek Lale teyzemin bahsettiği kadarıyla Elisanın 2 oğluydu neyse ne ikiside benden güçlü olamaz morel düşürmeye gerek yok derken içten içe asker konuşmaya başladı

Asker : 2 köyden gelen 3 köylü şahıs sırayla dövüşecek ve kazanan veliaht prenslerle dövüşecektir savaş köyünden gelen 2 kişiden biri savaş alanına doğru gelsin ve bana bakarak sizde dedi .

savaş alanının tam ortasına geçip rakibimi bekledim rakibim gelince birbirimize selam verip dövüşmeye rakibim direkt saldirmaya başlayınca geri sendeleyip sırtına sert bir tekme indirdim ve kılıcına karşılık kılıcımi savurdum tam kılıcıni kafama doğru yan tutup savurduğunda eğilip kılıcımı karnına geçirdim ve ayaklarımı onun ayaklarına bağlayıp geri çekildim kendimi yormamak için basiti oynuyordum diğer köylüyü de kolaylıkça yendikten sonra asker konuşmaya başladı

Asker : Biraz moladan sonra devam edeceğiz

dedikten sonra kılıcımı yerine koyup dinlenmek için arkada ki çadıra geçtim ve yüzümde olan bezi çıkardım kollarımı sıvadım oldukça terlemiştim ve bir anda içeriye veliaht prenslerden biri girdi panikleyip hemen bezi tekrar yüzüme örtmeye çalışsam da beni görmüştü

prens : Kız olduğunu bilmiyordum

ben : ne farkeder en azından bazi aptal erkeklere göre daha iyiyim değil mi

prens : etkilendim açıkçası inşallah kazanırsın diyerek dizlerinin üzerine çöktü ve şöyle dedi seni sarayda görmek güzel olur neyse bol şans dilerim çünkü lazim olucak diyerek sırıttıp gitti

lanet olası ukala kraliyet sarayında büyüdü diye özgüvenli onu yere fırlatıp kılıcımı yüzüne tutunca görücez kimin daha çok şansa ihtiyacı var ve bir anda savas alanina gelmemiz için yüksek seste bir ses çıktı üstümdeki ağırlıkları atıp yüzüme kumaş almadım böyle görmeleri daha iyi olurdu ayrıca yük olmamalari lazım dı ve kılıcı mı alıp savaş alanına yürüdüm

Bölüm sonu

7 yorum