İçeriğe geç

KRALİYET OYUNU

Bölüm 3 · 3 dk okuma

KRALİYET OYUNU

Bölüm 3

Karanlığın esiri

O dakikadan sonra güneş söndü ve yerini kara bulutlara teslim etti yağmur yağmaya başladı biz bu konuşmayı yaparken o dahada şidetleniyordu sanki

dan senden ayrılıyorum neyini anlamıyorsun

anlamıyorum bell sen bana bunu yapmazsın bu işin arkasında bir iş var dimi

hayır yok hem ben senin gibi bir köylüyle olurmuyum sence

o zaman neden oldun

hayır lütfen dahada zorlaştırma çek git beni terk et ne olur diyordum içimden ben seni sevmedim şimdi lütfen gidermisin deidm yağmur şidetleniyordu artık sırılsıklam olmuştuk

tmam dedi senn dedi devamını getiremedi senin onlar gibi olmadığını düşünmüştüm ama seninde onlardan bir farkın yokmuş kibirliymişsin dedi ve yanımdan uzaklaştı o andan sonra ben daha çok ağladım ağladım durdum yağmur azalmıştı güneş yine çıkmaya çalışıyordu oan bir şarkı mırıldanmaya başladım

varsın olmasın, uyanmanın ardından

umudun karanlıklarına gömülmüş, yüreğimin hırçın dalgaları

kalbimdeki yangın, yıkılmaya mahkum duvarları döverken

yakıp yıktın,

o sırda daha önce hiç duymadığım bir ses duydum şerkıma devam etti sanki

Karanlıkta kader yakalar bizi

Yine zor anlarımızda düşeriz ayaklarımız birbirine

Ama yine de umut vardır içimizde

Belki yarın bir gün güneş pınarları, güler yüzümüz

Hey sende kimsin dedim sadece saçlarını görbiliyordum saçları simsiyahtı alaycı bir tavırla o çoçuk nasıl anlamadı dedi bende neyi dedim hala devam etti seni hak etmiyormuş zaten üzülmene gerek yok sen kim oluyosun be dedim boşver dedi o zaman size iyi günler diyerek uzaklaşıyordum ki kolumdan tuttu tam o sırada gözlerimin içine doğru bakmaya başaldı midemde kelebekler uçtu derler ya onun cinsinden hemen elimi çektim ve hızlı adımlarla oradan uzaklaklaştım saraya geldiğimde içeri girdiğim an

bella hermiston ne bu rezillik nerdeydin bu saate kadar( ava kendisi ablam olur) üstün de sırılsıklam ne bu hal

bana sesini yükseltme hem bu seni hiç mi hiç ilgilendirmez onun için çekil önümden

yarın harvey kırallığı gelecek ve sen bu haldesin hemen üzerini değiştir ve yarında bu rezil halinle karşımda olma

hıhı dedim ve o anda arkamdan bişiler mırıldanıyordu duyabiliyordum daha doğrusu duymam için bağırıyor gibiydi

babam senden ne bekledi ki neden sana yakışıklı bir prens vaad etti şuan mutluluktan havalara uçman gerek gözlerinin şişmemesi ama benimde gözlerim şişti nedenmi en büyük aşkımı elimden aldığın için senden nefret efiyorum ama babamda akıllı adammış aramıza beceriksiz gereksiz birini sokabilirdi onuda en iyisinden seçmiş dediği an öyle sinirlendimki bi anlık hışımla onu onu yere attım oda beni çekti normalde onun gibilerini yenmek kolaydı ama onu öldüremezdim sadece oan canının yanmasını istedim saç baş girmiştim nefesini kesmiştim çok iyi hissediyordum tam o sırada babam geldi ve

belllaaaa ney aptığını sanıyorsun bırak ablanı hemen

ben o anın şokuyla hemen onu bıraktım ama yanıma geliyordu sen iyice haddini aştın kendini ne zannediyorsun o bir varis onun kılına zarar veremezsin

ben neyim bende bir varisim dimi hemde 2 kralığın ama senin istediğin ve kabul ettiğin bir evlat olamadığım için üzgünüm baba dediğm an yanğımda hissetiğim o büyük acı ile yere yapıştım mahzene götürün bunu

2 muhafız geldi ve beni sürükleyerek sarayın 2 kat aşağısındaki mahzene götürdüler buraya ilk gelişim değildi ama ilk geldiğimde 8 yaşındaydım neden olduğunu hatırlamıyorum bile yine babamı ona göre aşağılamışımdır kesin o da beni cezalandırmak için buraya göndermişti ne acınası...

üstüm perişan haldeydi sırtımı o soğuk duvara yasladım ve ağladım nedn neden ben neden diye ağlamaya başladım artık gözyaşlarım kurumuştu en fazla 5 saat bu karanlık buz gibi yerde durduktan sonra bir muhafız geldi ve beni çıkartı

muhafız-kralım hemen odasına çıksın ve uyusun tek yapçağı şey bu olsun temizlensin paklansın yarın prensinin yanına böyle çıkmasın ayrıca yüzüne pansuman yapılsın dedi

açtığı yarayı kapatmas istemesinin tek sebebi yarın herkesin beni göreceği geçeğiydi kalsın dedim karalımın emri dedi o da haklıydı emir kuluydu kafamı salladım hemşire geldi ve dudağımdaki patlağı ve kızarığı onardı herkes çıktığında saat 22.00 dı telefonumu aldım deanieli aradım

saat 22.30 da kara ağacın orda ol sana söylemem gerekenler var dan

ne yden bahsediyorsun bella daha....

her şeyi anlatacağım dan lütfen dedğim yere gel

diyip telefonu kapadım pencereden sağa sola baktım gerçi neye bakıyordum ki

beni kimsenin görmek için odaya geleceği yoktu zaten bende bir daha bu odadaya gelmeyi düşünmüyordum

tahmin ettiğiniz gibi kaçıcaktım…

2.bölüm geldiii fikir ve düşünceleinizi belirtmeyi unutmayınn💚💚💚

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.