İçeriğe geç

KRALİÇENİN DÖNÜŞÜ

Bölüm 8 · 2 dk okuma

KRALİÇENİN DÖNÜŞÜ

Bölüm 8

Saraydaki Gölge ve Zamanla Yarış

Elara’nın dudaklarından dökülen kelimeler odadaki havayı dondururken, meşe kapının hemen arkasında, karanlık girintide sinsi bir kıpırdanma oldu.

Kraliyet Muhafızları’nın üniformasını taşıyan ama pelerininin altında Simon Krallığı’nın gizli damgasını barındıran casus, duyduğu her cümleyi zihnine kazımıştı. Kehanetin ortaya çıktığını, Kuzey ve Güney’in artık gerçeği öğrendiğini fark ettiği an şakaklarından soğuk bir ter süzüldü. İki krallığın birleşip savunma hatlarını kurmasına izin veremezlerdi. Zaman tükeniyordu; planlanan baskının öne çekilmesi şarttı.

Casus, elini yavaşça belindeki zehirli hançere attı. İlk fikri içeri girip kehaneti taşıyan prensesi susturmaktı; ancak odadaki iki güçlü kral ve Kuzey’in hırslı veliahtı Ethan varken bu intihar olurdu. Ağır adımlarla, zırhının metal seslerini gizleyerek meşalelerin aydınlatmadığı karanlık koridora doğru süzüldü.

O sırada odada, Simon Krallığı’nın adı yankılanmaya devam ediyordu.

Kral Arthur, hışımla pencerenin kenarına yürüdü ve dışarıdaki muhafız birliğine baktı. "Eğer Elara’nın dedikleri doğruysa, sınırlarımızdaki gözcüler çoktan elden çıkarılmış olabilir," dedi sesi kısılarak.

Ethan ise bir an bile duraksamadı. Elara’nın elini hafifçe sıktıktan sonra doğruldu ve belindeki kılıcın kınını düzeltti. "Majesteleri, saray içindeki güvenliği en üst seviyeye çıkarmalıyız. Simon Krallığı gibi yıllardır fırsat kollayan bir düşman, hamlesini sadece dışarıdan yapmaz. Aralarımızda onların gözü kulağı..."

Ethan sözünü tamamlayamadan, sarayın doğu kulesinden aniden boğuk bir çan sesi yükseldi. Ardından koridorlarda yankılanan bir koşuşturma ve kılıç şakırtıları duyuldu.

"Yangın! Doğu kanadındaki muhafız kulesinde yangın var!"

Kral Auldric hızla kapıya doğru hamle yaptı. "İşte başladılar! Panik yaratıp bizi içeriden bölmeye çalışıyorlar!"

Casus, sarayın iletişim hatlarını koparmak ve dışarıdaki Simon birliklerine işaret fişeğini çakmak için doğu kulesini ateşe vermişti. Koridorlardaki duman kokusu kısa sürede üst kata kadar ulaştı.

Ethan kılıcını kınından çekerek kapının önüne siper oldu. Gözleri kararlılıkla parlıyordu. "Sarayın içine kadar sızmışlar. Baba, Kral Arthur... Siz savunma emirlerini verin. Ben Elara’nın başından bir an bile ayrılmayacağım!"

Elara yatakta doğrulmaya çalışırken zihninde yeni bir görüntü çaktı: Sarayın gizli geçitlerinden süzülen siyah pelerinli adamlar ve ellerindeki zehirli meşaleler...

"Ethan!" diye bağırdı Elara, nefes nefese. "Kule sadece bir aldatmaca! Asıl hedefleri sarayın altındaki gizli tüneller... Baskın çoktan başladı!"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.