İçeriğe geç

Kraliçe

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Kraliçe

Bölüm 12

Nihayet üstümde yeni kıyafetlerim ile sokakta dikiliyorum. Valery bana kocaman olduğunu iddia ettiği o pelerini almaya gitti.

Bense karşımdaki dükkanın camındaki yansımama bakarak üzerimdekilere alışmaya çalışıyorum. Gerçekten de güzel, kaliteli şeyler bunlar. Tapınakta giymek zorunda olduğum sefil giysilere benzemiyorlar. Belimdeki kalın kemerle oynuyorum, kemer de benim gibi hançerlerim ve bıçaklarımın gelmesini bekliyor. Gerçi Valery'nin üzerimde silah bulundurmama izin vereceğinden şüpheliyim. İç çekip kemerime bağladığım siyah kurdeleyi çıkarıyorum, bunu gezdiğimiz dükkanların birinden yürütmüş olabilirim.

Çizmeleri aldığımız yer miydi? Hatırlamıyorum.

Önemi var mı? Sanmıyorum. Yukarıdan toplayıp siyah kurdeleyle bağladığım saçlarım dalga dalga sırtıma dökülüyor. Saçlarımın uzun olmasını seviyorum ama yine de bazen Veronika'nın saçlarına özeniyorum daha uzun ve sapsarı saçlar. Aklıma Veronika gelince yüzümü buruşturuyorum. Veronika'yı öyle bırakarak yanlış yaptığımı düşünüyorum. Ama yine de... Aması falan yok tam bir aptalım! Veronika'nın şu an nasıl olduğunu bile bilmiyorum.

Ben yediğim ve yiyeceğim haltları düşünürken arkamdan biri boğazını temizliyor. Hemen arkamı dönüyorum ve elinde pelerinimi tutan Valery ile burun buruna geliyorum. İkimizinde şaşkın şaşkın birbirine baktığı iki saniyeden sonra geri çekilmek aklıma gelebiliyor. Zahmet oldu! Ben kendime ne kadar aptal olduğumu tekrar hatırlatırken Valery'nin bakışlarını yakalıyorum, beni süzerken yüzünde değişik bir ifade var. Anlamlandırmaya çalışmıyorum. Daha fazla vakit geçmesin diye pelerine doğru uzanıyorum ama Valery uzanan elimi es geçip arkama dolanıyor. Pelerini omuzlarıma bırakırken, şapkasını düzeltirken ve önünü kar tanesi şeklinde bir iğneyle tuttururken bu kadar yavaş davranmasını umursamamaya çalışıyorum. Nihayet Valery onaylayan bir mırıltı ile geri çekildiğinde üzerimdeki her şeyi örten pelerini kenara çekip boş bir şekilde hançerlerimi bekleyen kemeri gösteriyorum. Bana verdiği tek şeyse ufak bir gülümseme oluyor. Lanet olası minnacık bir gülümseme! Hançer değil! Ben sinirle ona bakarken o öne çıkıp yürümeye başlıyor.

"Orada dikilerek bana yardım edemezsin prenses, hadi."

Ne yani ben böyle bir lokmalık hedef gibi mi gezeceğim ortalıkta?!

"Bana en azından kendimi savunabilmem için bir şeyler vermelisin." diye tıslıyorum dişlerimin arasından.

"Merak etme, kendini savunman gerekmeyecek."

"Şimdi yürümeye başlasan iyi edersin prenses, daha gidecek çok yolumuz var."

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

13. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

2 yorum

  • BENİM BİR KİTABIM VAR "BİR HAYAL" ADINDA SİZE KİTAP OKUMAYI SEVDİRİP AYNI ZAMANDA DA HAYALLERİNİZİN PEŞİNDEN GİTMEYE MOTİVE EDECEK AYRICA ÇOK KISA BİR KİTAP ÇATUR ÇUTUR OKURSUNUZZ EGER KITABI SEVDIYSENIZ YORUMLARDA BASILSIN DEMEYI DE UNUTMAYINN LÜTTFEEENNN🖤🙈🐣🦋🌃💋💝 ★NOT: KİTAP DEVAM EDİYOR

    1Yanıt