Efe Akcan...
Bazen küçükken yaşadığımız bir olay, bizi çok derinden etkiler. Bazıları o acıyı içinde yaşar. Bazıları ise bağırıp çağırır. Ben içimde yaşayan taraf olamadım Ablam öldüğünde bağırdım, çağırdım içimdeki bu acı hiç geçmez sandım ama evet, acı veya yaralarımız geçmiyor, sadece zamanla o yaraların oluşturduğu acıya alışıyoruz. Elfin'im ise acıyı içinde yaşayan taraf oldu. Nasıl? Eflin hatırlamıyor mu? Ablamla çok güzel anlar yaşadılar. Nasıl hatırlamıyor? Bizim yaşadığımız güzel anıları nasıl hatırlamaz?! “Bilmiyorum karıcığım,”dedim.
“Anladım,” dedi güzeller güzeli karım.
Eflin Akcan Korkmaz...
Can, benim masum kardeşim. Onunla birlikte yataktayım, o uyuyor ben ise sessiz bir şekilde ağlıyorum. Canım çok yanıyor, kendimi öldürmek, bu acıyı dinidirmek istiyorum ama sonra aklıma Can geliyor, Efe geliyor. Onları yalnız bırakamam. Yatakta sessizce kimse duymadan ağlamak, bunu sadece benim gibi ailesi ile kötü geçmişi olanlar bilir. Annem benim ağladığımı görseydi çok üzülürdü, kendimi toparlamak için duşa girdim. Dakikalarca suyun altında bekledim. Çıktıktan sonra pijamalarımı giydim. Aklımda hala bir soru var Efe'nin ablası Ela neden benimle oynamıyordu? Yada oynuyor muydu? Oynuyorsa ben neden hatırlamıyorum? Bu soruya bir cevap bulamıyordum. Kafam çok karışık saçlarımı havluyla kuruttum. Yatağa uzandım, acaba Efe uyuyabildi mi? Bu düşünceler içerisindeyken uyku beni içine çekiyordu, gözlerim kapanıyordu.