İçeriğe geç

Köy efsanesi

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Köy efsanesi

Bölüm 5

Amaris Amora (!şiddet içerir!)

Amaris Amora

Yıl 1923,

Gecenin karanlığında annem elimden tutup koşuyor ve sürekli aynı şeyi söylüyor. "Daha hızlı koş Amora" arkamızdan gelen babam ise bize yetişmeye çalışıyor. İnsanları anlamıyorum. Onlara bir zararımız yoktu. Şimdi ise birdenbire vampirleri yakalayıp öldürmeye başladılar. Tek sağ kalanlar ben, annem ve babam. Arkamızdan gelen bir grup insan bizi yakalamak için koşuyor. Hepsinin elinde kılıçlar, bıçaklar ve daha fazlası... Hayatımda ilk defa insanlar beni korkutuyor. Henüz 20 yaşındayım ve bunları yaşamak istemiyorum ve evet normal bir vampire göre oldukça küçüğüm.

İnsanlar peşimizden koşmaya devam ediyor ve artık bize yaklaşmaya başlıyorlar. Normal bir günümüzde olsaydık annem ve babam çok daha hızlı koşabilirdi ama ben sürekli düştüğüm için ve onlar kadar hızlı koşamadığım için normal hızda koşmak zorunda kalıyorlar. Şuan tek korkum arkamızda kalan babamın o bir grup insana yakalanmaması çünkü insanlar babamı yakalarsa diğer vampirlere yaptıkları gibi babama da türlü türlü işkenceler edecek, yada direk öldürecekler.

Hızlı koşmaya çalışıyorum. Hızlı olmalıyım, daha hızlı koşmalısın Amora. İçimden aynı sözleri tekrarlarken bir anda kendi ayakkabıma takılıp düşüyorum. Ah, hayır... Kahretsin! Annem ben düşünce elimi bırakıp koşmaya devam edecekti fakat arkamızdaki bir grup insan babamı yakalamışlardı ve haçlardan yaptıkları halatı babama sarıyorlardı babam ne kadar kurtulmaya çalışsa da hareketleri kısıtlıydı. Grubun diğer bir kısmı ise yere düşen benim için geliyorlardı ki, annem hızla elimden tutup seslendi. "Hadi Amora! Kurtulacağız sabret!" O an yerden kalktım ve düşmemeye özen göstererek annemin elini sımsıkı tutarak koşmaya başladım.

Baya bir zaman yol boyu koştuk ve insanlar çok geride kaldı babamda öyle tabi... yorulmuştum ama hâlâ korkum geçmediği için anneme çaktırmadım fakat o anda aniden önümüzden bir grup insan bize doğru koşmaya başlıyordu ve en öndeki adam "buradalar!" Diye diğerlerine bağırdı. Annemle etrafımıza bakıyoruz ve tam şu anda insanlar tarafından etrafımız sarıldı. Annem az önce bağıran adama karşı önüme geçiyor ve bana sessizce fısıldıyor "arkamda kal ve sakın yanımdan ayrılma." Fısıldayarak onaylıyorum ve annemle sırt sırta veriyoruz. İnsanlar bize doğru ellerinde haçlarla yaklaşıyor. Ellerim, bacaklarım o an korkudan titriyor. Annem elimi tutarak fısıldıyor. "Sakın korkma, ben hâlâ buradayım." Annemin elini sıkıca tutuyorum fakat etrafımızdaki insanlar bize artık çok yakınlar.

Birkaç insan annemi ve beni tutuyor etrafımızda çok fazla insan olduğu için bu beni daha çok ürküyor. Kaçamayalım diye üstünde haç olan sarmaşıkları ellerimize bağlayıp bizi daha da çok kişinin olduğu meydana götürüyorlar.

Meydana geldiğimizde ise büyük bir odun parçasına kalbinin tam üstüne bağlanmış haç işareti olan babamı görüyorum. Gözlerim korkuyla daha da çok büyüyor. İnsanlar ben duraksadıkça daha da çekiştirerek babamın yanındaki iki büyük oduna doğru sürüklüyorlar. Bir süre geçtikten sonra artık annemi ve benide aynı şekilde bağlıyorlar. Biraz önce bizi kovalayan tüm o insan ordusu, etrafımızda toplanmış hepsi bizi izliyordu. Sadece annem ile benim yakalanmamıza sebep olan o adam tam önümüzde duruyor elinde ise kılıç işareti olan bir bıçakla babama doğru yaklaşıyor ve bıçağı kolları ve bacaklarına saplayıp duruyor. Babam ne kadar canı acısa da her seferinde yaraları kapanıyor ve adam bıçağı babamın kalbinin üstüne getiriyor. "Ölmeden önce söylemek istediğin son bir şey var mı Aşağılık vampir?!"

Babam başını kaldırıp anneme ve bana bakıyor "korktuğunuzu biliyorum, ama lütfen kaçın burada-" babam lafını daha bitirmesine fırsat vermeden babamın kalbine bıçağını saplayıp çıkartıyor. Babamın bağırması kulaklarımda yankılanırken elinde bıçak olan adam anneme yaklaşarak bacağına bıçağını saplayıp aşağı doğru çekerken annem aniden bir kolunu sarmaşıktan kurtarıp üstüme bağladıkları hacı yere fırlatıyor ve bağırarak "kaç Amora!" Annem hacı yere fırlatınca üstümdeki sarmaşıklardan kısa sürede kurtulup ormana doğru koşmaya başlıyorum o sırada köşelerden birisi babamı öldüren ve annemi bıçaklayan adama dönüp sesleniyor "Alex Williams! Kaçıyor!"

Ben hızlıca koşmaya başlarken annemin bağırma sesi kulaklarımda yankılanıyor ve arkamı dönüp baktığımda o bıçağın annemin kalbine saplandığını görüyorum ve Alex isimli adam son kez bana bakıyor. "Yakalayın onu!"

Yüzünü aklıma kazıdım Alex Williams, seni ve soyundan olan herkesi geberteceğim.

Bölüm sonu

3 yorum