İçeriğe geç

KÖTÜ TESADÜF

Bölüm 20 · 2 dk okuma

KÖTÜ TESADÜF

Bölüm 20

Sahil değildi

Yuna

Lan sen kimsin üzüyorsun benim karpuzlu jelibonumu?

Min jun

Buyrun bir sıkıntı mı var? Ne demek istediğinizi anlamadım.

Yuna

Sevgilin varsa niye Haeun'u umutlandırıyorsun mal.

Min jun

Siz kimsiniz? Kelimelerinize dikkat edin yoksa engellemek zorunda kalıcam sizi.

Yuna

Yuna ben. Haeun'un arkadaşı. Sen suratına puding yerken bende oradaydım. Çok aptal duruyordun hahaha

Min jun

Hatırlıyorum ve iltifatın için teşekkür ederim. Peki ne istiyorsun?

Yuna

Haeun'u kendine aşık ettikten sonra nasıl gider sevgili yaparsın diyorum.

Min jun

Nasıl yani Haeun benden mi hoşlanıyor? Benim sevgilim yok ki.

Yuna

Sevgilin yoksa ne diye bu kız üzülüyor? Bir de bondon mo hoşlonoyor diye soruyor ya kalp krizi geçireceğim. Neyse bu arada ben evleniyorum bu da düğün davetiyem. *fotoğraf gönderildi Orda mısın? Ay çocuk şoka girdi sanırım. Gece gece bütün uykunu kaçırdım ama umrumda değil bayy.

Telefonu kapattım ve koltuğun diğer tarafına fırlattım. Ohh çok rahatladım vallahi. Birazda Min jun düşünsün. Koşarak odama girdim ve yorganın altına girdim. Ardından kendimi uykuya teslim ettim.

...

Yeni bir iş günü daha. Ağırlığımı öne arkaya vererek sallana sallana kahvemin hazır olmasını bekliyordum. Kahve makinesinden çıkan ses hazır olduğunu belli ediyordu. Kupayı yavaşça elime aldım. Kahveyi bir süre inceledim ardından bardağı ağzıma götürdüm. Küçük bir yudum içtim. Camın önünde durdum. Gördüğüm deniz manzarası Min jun'la otelden kaçtığımız günü hatırlattı bana. Çok ferah ve mutlu hissetmiştim orda. Acaba tekrar gitsem aynı şekilde hisseder miydim? Bütün bu çaresizliğimi alıp götürür müydü orası? Evet ya da hayır. Cevabı denemeden bilemeyiz. Koridoru inceleyerek birinin olup olmadığını kontrol ettim. Kimse yoktu. Daha fazla düşünmeden Hızla koşmaya başladım. Koridorun diğer tarafından bile kim olduğum anlaşılıyordu ama bunu umursamayacağım. Bütün mantığımı bir kenara bırakmıştım. Sadece sahile gitmek istiyorum. O sakinleştirici kokuyu içime çekmek istiyorum.

Min jun'un bana daha önce gösterdiği tenha merdivenlerden inmeye başladım. Sonra ise o korkutucu depoda buldum kendimi. Min jun ile buraya geldiğimde bu kadar korkmamıştım. O yokken burası ne kadarda rahatsız ediciymiş meğer. Dişlerimi birbirine bastırarak dışarıya açılan kapıyı açtım. İçeri giren güneş ışığı birazda olsun cesaretlendirdi beni. Hiç düşünmeden Sahilin arka tarafındaki taşlara doğru koşuyordum. Taşların arkasına oturdum. Burada beni kimse göremezdi. Palmiye yaprakları öyle bir sarmıştı ki bulunduğum alanı sanki kimse bana zarar veremez gibi hissediyordum. Yüzüme buruk bir gülümseme yerleşti. Yavaşça oturdum yere. Derin bir nefes aldım. Ama güzel kokmuyordu burası. Huzurlu da değildi. Sıradan bir sahilden ibaret. O an anladım gerçeği. Bana huzurlu hissettiren sahil değildi. Min jun'du.

Gözlerim yanmaya başladı. Ağlamak üzere olduğumun farkındaydım. Gözyaşlarımın yanaklarımdan süzülmesine izin verdim usulca. Bacaklarımı göğsüme doğru çektim ve kafamı dizlerimin arasına gömdüm. İsmimi onun ağzından duymamla kafamı kaldırdım anında.

__________________________________

Kitabın fav bölümü bu olabilir😭

Bölüm sonu

2 yorum