İçeriğe geç

KÖTÜ TESADÜF

Bölüm 15 · 2 dk okuma

KÖTÜ TESADÜF

Bölüm 15

Arkadaşım

Çok huzurluydu. Burada böyle oturmak çok huzur vericiydi. Ayaklarımı uzattım ve ellerimi yere yaslayarak oturmaya devam ettim. Hafifçe esen rüzgar saçlarımı geriye doğru uçurdu. Mutluluğumu saklayamadım ve güldüm. Kafamı yan tarafa çevirdim ve bağdaş kurmuş oturan bedenle gözgöze geldim. Gözleri karadelik gibi içine çekiyordu beni. Gülümsemesi büyüdü. Aynı şekilde karşılık verdim. Konuşmak için dudaklarını araladı.

Min jun: Teşekkür ederim.

Şaşırdığımı belli etmek için kaşlarımı kaldırdım ve başımı sola yatırdım.

Haeun: Ne için?

Min jun: Benim arkadaşım olduğun için.

Duyduğum şey yutkunmama sebep oldu. Ne yapacağımı bilemedim ve tekrar gülümsedim. Arkadaş...arkadaş mıydık? Beni böyle mi görüyordu? Bunu hiç düşünmemiştim. Ama şu an kulağa çok tatlı geliyordu onunla arkadaş olmak. Yüzümü tekrar manzaraya çevirdim. Gözlerimi yavaşça kapattım. Denizin mis gibi kokusunu içime çektim. Sonra açtım gözlerimi. Tereddütle sordum.

Haeun: Biz arkadaş mıyız?

Min jun: Bence öyle.

Haeun: O zaman sana arkadaş gibi davranmam da sıkıntı yok,öyle mi?

Min jun: Hm hm öyle.

Başımı aşağı yukarı salladım.

Min jun: Artık gidelim mi arkadaşım?

Haeun: Gidelim arkadaşım.

Konuşurken arkadaşım kelimesini bastırarak söyledim ve ellerimle tırnak işareti yaptım. Hızla ayağa kalktı. Ben ise denizin kokusunu son kez içime çektim ve sonra ayağa kalktım.

...

Sahilden dikkatlice otel odasına dönmüştük. Şimdi ise Min jun'un odasındaki banyoda üzerimi değiştiriyordum. Üzerime son parçayıda giyidikten sonra az önce üzerimden çıkan kapüşonlu ve eşofmana baktım. Min jun'un bunlar...Ne yapayım bunları şimdi. Elimdekilerle çıktım odadan. Günlük giysilerle yatağına uzanmıştı.

Haeun: Ben bunları ne yapayı-

Kapalı gözlerini gördüğümde duraksadım. Uyumuş. Daha hava bile kararmamıştı. Mışıl mışıl uyuyor. Yüzüstü yattığı için yanağını sıkıştırmıştı. Bir ona bir elimdekilere baktım. Min jun'un giysileri diyerek yıkamaya götürsem sorgulamazlar herhalde. En mantıklısı buydu. İki kat aşağı indim ve giysileri yıkamaya bıraktım. Yukarı çıktığımda hala uyuyordu. Yatağının başında dikildim. Ağzımdan yorgun olduğumu belli eden mırıltılar çıktı. Yatağının kenarındaki koltuğa oturdum ve yan taraftaki kitaplıktan bir kitap seçtim. Okumama kızmazdı bence. Nasıl olsa arkadaşız değil mi?

Yaklaşık bir saattir kitap okuyordum. Yarısına çoktan gelmiştim. Ama sıkılmaya başlamıştım. Oflaya puflaya kitabı aldığım yere bıraktım. ayağa kalktım ve gözlerimi odanın içinde gezdirdim. Gözlerim Min jun'la takıldı. Çok rahatsız ediyordu ne zamandır beni. Şimdi nasıl olmuştu da onun yanında hafif,rahat hissediyordum. Gözlerini yavaşça açtı. Anında gözgöze geldik.

Haeun: Günaydın.

Sesi yeni uyandığı için boğuk çıkmıştı.

Min jun: Günaydın arkadaşım.

Bana hitap şekli hoşuma gidiyordu. Sırıttı.

Min jun: Sen istersen gidebilirsin bugün bir işim kalmadı.

Kafamı eğerek ona baktım.

Haeun: Yaa?

Min jun: Hadi git.

Haeun: Peki.

Çantamı elime aldım ve çıktım otelden.

____________________________________

Kitap nasıl gidiyor?

Bölüm sonu

2 yorum