İçeriğe geç

Kötü Adam Ben Değilim Mafya Kardeş

Bölüm 15 · 4 dk okuma

Kötü Adam Ben Değilim Mafya Kardeş

Bölüm 15

Fakat Ana Karaktere Karakter Yazmamak Bu Mecranın Klişesiydi

Berk önce eve gidip kız kardeşinin laptobunu aldı. Nasıl olurda Beray kendine ait bir laptoba sahip olmazdı? Görünüşe göre yazar Beray'a bir laptop yazma zahmetinde bulunmamıştı.

Sonra buraya geldiğinden beri tek yoldaşı olan GPS'ten Cantez şirketini buldu. Pardon koskoca Cantez Şirketini.

Arabayı şirketin önüne çektiğinde valenin ona doğru gelip park yasak dediğini duydu ama kim olduğunu görünce "Üzgünüm Beray Bey siz olduğunuzu fark etmedim. Affedin." dedi. Genç adam samimi görünüyordu.

Tövbe Bismillah dedi Berk içinden. Hayatında kimse ona bey dememişti. Panikle konuştu.

"Yok canım ne affı sen işini yapıyorsun."

Arabadan çıkıp anahtarları verdi. Buraya geldiğinden beri farklı insanlar tarafından itilip kakıldığı için bu tür bir saygı görünce ponçik kalbi teklemişti.

Berk içeri yarım saat önce girmiş ve 29 dakika önce yön duygusu onu yarı yolda bırakmıştı. Karmanın tanrıları bir kere daha yüzünü göstermiş koskoca diye dalga geçtiği koskoca şirkette kaybolmuştu.

Berk toplantı odasını arıyordu. Kitapta, Beray'dan babası yarınki toplantıda bir sıkıntı çıkmayacağından emin olmasını istemişti. Tahmin edilebilir bir şekilde toplantıda projeksiyonla ilgili sıkıntı çıkıyordu. Berk bir gün önceden gidip kontrol edecekti ama bir türlü odayı bulamıyordu.

Şöyle de bir durum vardı ki, birine sormaya çekiniyordu. Berk buraya geldiği günden beri sadece kitapta olan karakterlerle konuşmuştu çünkü eğer burası Wattpad dünyası ise ortalık sapık, psikopat, mafya ve vampir kaynıyor olmalıydı.

Koridordaki ten rengi deri koltuğa oturdu. Yorulmuştu. Aklına birden iyi bir fikir geldi. Laptobunu açıp "vampirler" yazdı ve arattı. Eğer bu dünyada vampirler varsa bu hareketi belki vampir arkını başlatırdı.

Önündeki karartıyla oturduğu yerde zıpladı. Sarı saçlı mavi gözlü güzel bir kadının karşısında ona gülümsediğini görünce koltuğa iyice sindi.

Yok kardeş Berk vampir falan olmak istemiyordu. Annesi her yemeğe dal dal sarımsak atıyordu. Nasıl yaşardı bu şekilde? Zaten vampirler teknik olarak yaşamıyordu ama ana noktayı anlamıştınız. Berk yeni yine yeniden ölümünü erkene çekmeyi başarmak üzereydi ve bunu yaparken içinden bağırıyordu. Ben veganım beni yeme!

Kız onunla konuşmaya başladı.

"Ben X şirketinden geliyorum. Toplantı salonu nerede acaba?"

X şirketi mi demişti o? Yazarcık bu kadar da üşenme olmazdı. Neyse en azından vampir durumu yoktu. Berk gülümsedi.

"Üzgünüm ben-"

"Laaeeeynn"

Laeyn?

"Leeaaynn"

Leayn diyorsun.

"Laynnnn sen benim sevgilimle konuşmaya nasıl kalkışırsın? Ben şimdi seni öldürmez miyim?"

Birden görüş alanına bir insan kırması summonlanmıştı.

Sarı saçlı kız sevgilisinin önüme atladı.

"Dur aşkım, neden böyle yapıyorsun? Biz sadece konuşuyorduk."

Kızın konuşmalarının sonunda hayali bir ".s" beliriyordu.Berk parlayan maviş gözleriyle koltuğa oturmuş hayatı sorgulamaktaydı.

Oranguman (Berk adama böyle demeye karar vermişti.) hızlı bir hareketle Berk'i yakasından tutup kaldırdı. Hemen kat güvenliği olaya dahil olmuştu. Güvenlik ile adam kavga etmeye başlamıştı.

Berk onları ayırmaya çalıştı. Oranguman bütün gücüyle adama saldırıyor, adam ise sadece kendini korumaya çalışıyordu. Kadının "Durun, yapmayın." çığlıkları odayı doldurmuştu.

Berk, Oranguman'ın yaşlı başlı adama yumruklar attığını görünce bütün ağırlığını vererek orangumana omzuyla vurdu. Onunla birlikte yere düştü. Hızlıca üstüne atlayan adamın birkaç hareketini durdurdu.

Hala Oranguman'la yerde debelenmekteydi. Oranguman daha yapılı olduğu için Berk'in üstüne çıkabilmiş. Buna rağmen Berk başarıyla adamın yumruklarını engelliyordu.

Gür bir sesin "Napıyorsunuz!" dediğini duydu. İçinden "İşte şimdi babalara geldik." diye düşündü. Durmasını fırsat bilen oranguman hala altındaki çocuğa sert bir yumruk indirdi. Berk panikten yumruğun acısını bile anlamamıştı. Hızlıca üstündeki adamı itti ve ayağa kalktı.

"Baba!"

"Seninle evde konuşacağız."

Korumaya döndü.

"Sen de kovuldun."

"Ama Hamdi be-"

"Sus. İkiniz de gözümün önünden kaybolun. Ateş bey iyi misiniz?" Ateş Bey a.k.a oranguman, yerden kalkmış sevgilisini bir kolunun içine almıştı.

"Oğlunuz denen o şerefsiz benim karıma ne hakla sulanır!"

Karısı değildi. Adamla kadın kitapta henüz evli değillerdi. Eminim kadın şu an adamın ne kadar romantik olduğunu düşünüyordu.

"Siz burada olmasaydınız onu elimden hiç kimse alamazdı. Siz de oğlunuz gibiyseniz anlaşmayı feshediyorum!"

"Baba be-"

"Kaybol gözümün önünden!" Babası bağırdı.

Berk babasının dediğini yaptı. Ateş beyi kitaptan hatırlıyordu. Yarınki toplantıda olacak X-fire şirketinin patronuydu. Evet. Çok iyi. En azından şimdi projeksiyonla uğraşmasına gerek kalmamıştı.

Gidip güvenlik görevlisine yetişti.

"Abi, bir beklesene."

"Buyur oğlum."

"İşten çıkmana gerek yok ben konuşurum babamla." Berk gülümsedi. Ama adamın başını yavaşça iki yana sallamasıyla şaşkına döndü

"Hamdi bey için çalışmam bu saatten sonra. Emekliliğim geldi kızlarımın üniversite masrafları için para biriktiriyordum ama yeme içmemizden kısarız en kötü."

Ne demek en kötü yeme içmemizden kısarız diye düşündü Berk. Adam sanki gezmeden kısarız, koltukları yenilemeyiz der gibi söylemişti.

Berk ne yapacağını bilemedi ama sonra aklına gelen fikirle elini uzattı.

"Lütfen benim için çalış."

Adam biraz düşündü. Berk kabul etmeyeceğinden korktuğu için ekledi.

"Zor bir iş değil. Kimsenin gelip geçmediği küçük bir tarla evinde bekçilik yapacaksın."

Aklına yatmış olacak ki Berk'in uzattığı eli sıktı.

Kolay olmuştu. Berk adamdan iletişim bilgilerini aldı ve ayarlamaları yapması için kahyasına mesaj attı. Tam telefonunu geri cebine koyacaktı ki elinde titremeye başladı.

Babası arıyordu. Berk derin bir nefes aldı ve telefonu açtı.

"Yarın X-fire'a gidip özür dileyeceksin."

Tamam demesine kalmadan telefon kapandı. Konuşma beklediğinden iyi geçmişti.

Valesinden arabasını alıp tarla evine gitmeye başladı.

Bölüm sonu

1 yorum