Koşuyordum, kaçıyordum.
Peşimdelerdi.
Koşmayı bırakırsam beni yakalarlardı.
Sonra ise hayal gücüme bile sığmayan şeyler olurdu.
Hızla sola döndüm.
Üzerimde bembeyaz bir takım elbise vardı.
Saçında ise kahverengi bir peruk.
Arada bir arkamdan geliyorlar mı diye kontrol ediyordum.
Ama bir an olsun peşimi bırakmıyorlardı.
En sonunda hızla caddeye çıktım.
O anın paniğiyle kendimi yolda buldum.
Gözlerim son hız üzerime doğru gelen arabaya kaydı...

20 saat önce
Yorgun argın eve geldiğimizde Defnenin çoktan uyumuş olduğunu görmüştüm.
Bende vakit kaybetmeden yatmıştım.
Daha sonra sabah erkenden kalkmış az sonra katılacağımız görevi konuşuyorduk.
Şimdi ise bir uyuşturucu kaçakçısının yanına onun asistanı olarak girecektim.
Türk değildim.
Adım Mariana Wilsons tu.
Ben bir İtalyandım.
Üzerimde beyaz bir takım elbise vardı.
Altımda ise beyaz topuklu ayakkabı vardı.
Arel ve Çağan buraya bir mafya olarak katılacaklardı.
Mira ise Çağanın eşi olarak katılacaktı.
Çünkü Çağanın büründüğü karakter karısını yiyen biriydi.
15 saat önce
Herkes görev yerlerine dağılmıştı.
Beni bir odaya almışlardı ve ağızlarında İtalyanca bir şeyler geveliyorlardı.
"Non capisco?" (Anlamadım?) dedim.
Adam eliyle gel işareti yaptığında ona doğru ilerledim.
Gösterdiği yerden içeriye geçtim.
Orada hedefim oradaydı.
Cris.
Evet sadece Cris.
İtalyan asıllı bir suçlu.
"Ciao Marianna" (Merhaba Mariana) dedi.
Adam yakışıklıydı.
Sarı saçları geriye doğru taranmıştı.
Keskin yüz hatları ona olgunluk katıyordu.
Elmas gibi parlayan yeşil gözleri sinsiydi.
"Ciao sinor Cris" (Merhaba Bay Cris) dedim
"Congratulaziani per il tuo nuovo lavora. D'ora in poi restai qui" (Yeni işini kutlarım artık bizimle kalacaksın) dediğinde onu başımla onayladım.
5 saat önce
Biraz dinlenmem için beni odaya götürdüler.
Kapımı 3 kere kilitledikten sonra yatağa uzanmıştım.
Daha sonra ise uykuya dalmıştım.
Uykumdan uyanmam ise birinin kapıya hızla vurmasıyla olmuştu.
Hızla yataktan kalkıp saçımı başımı düzelterek kapının kilidini açtım.
"La porta non si chiude a chiave" (Kapı kilitlenmeyecek) dedi yarım yamalak konuşan adam
"Era chiuso perché stavo facendo la doccia" (Duş aldığım için kilitliydi) dedim masum masum.
Sanki az sonra patronlarını bıçaklayarak öldürmeyecekmişim gibi.
Adam gelmemi işaret etti ve bana bir oda gösterdi.
İçeriye girince bir masanın etrafında oturmuş olan Cris, Mira, Arel ve Çağanı gördüğümde içime bir neşe dolsa da belli etmedim.
"Vieni accanto a me, signora" (Gel yanımda dur Hanımefendi) dediğimde dediğini yaptım.
ve toplantı başlamıştı.
1 saat önce
Yaklaşık olarak 4 saattir toplantı yapıyorlardı.
Ney şu şunun hissesi bu bunun yeri.
Derken asıl konuya şükürler olsunki gelmiştik.
Yani uyuşturucuya.
Çağan aşırı salaş bir takım elbise giymişti.
Gözleri baygındı ve şımarık davranıyordu.
Mira ise vücut hatlarını öne çıkaran dar bir elbise giymişti.
Saçları yapılıydı ve çok kibirliydi.
Arele ise sahte bir dövme yapmışlardı.
Elinde tesbihi ile tam bir kabadayıydı...

