1 haftadan beri evde yalnız yaşıyordum. Annem öleli 1 hafta olmuştu.. Onu öldüren kişi hala bulunmadı yaşadığım kasabayı korku sarmıştı. İnsanlar bu mutlu kasabada bu kadar kan dondurucu bir cinayetin gerçekleşmesine akıl sır erdirememişti...
Saat gece 11 civarlarıydı içecek bişeyler almak için dışarı çıkmıştım. Market kapıdan çıktıktan sonra düz yürüyüş mesafesindeydi. Bu saatlerde kasaba halkı dışarda olmazdı. Bazı evlerin ışıkları yanık bazılarının sönüktü onun dışında sokağı aydınlatan sokak lambaları vardı sokagın ucunda ise marketin ışıkları gözüküyordu. Hızlıca yürümeye başladım markete vardım ve birkaç yiyecek alıp kasiyere gösterdim. Kasiyerin bakışları çok değişikti bana karşı tedirgin bakışları vardı hızlıca bir yüzüme birde ürünlere bakıyordu sanki korkuyor gibiydi. Paramı ödeyip çıktım dışarı adım atar atmaz karşımda duran sokak lambası söndü karanlık beni ürkütmüştü ne yapacagımı bilemedm hızlıca evime doğru yürümeye başladm diğer sokak lambasına ulaştıgımda adımımı atar atmaz buda sönmüştü iyice ürkmüştüm. Arkamdan gelen garip sesle dahada ürküp hızlıca arkama baktım marketin karşısındaki ışık yanmıştı ve tam altında o duruyordu. Yüzünde bir maske vardı çok ürkütücü beyaz renkte ve gülümseyen bir maskeydi. Korkmuştum.. ona bakarak geri geri adım atmaya başladım arkamı dönüp koşmak istiyordum ama onu göremeyecek olmam beni dahada ürkütüyordu. Biraz daha dikkatli bakınca elindeki ufak bıçağı gördüm. Bu bıçak benim en sevdiğim bıçağımdı. Bıçağı bana gösterir gibi havaya kaldırdı ve başını sağa yatırdı sanki hazırlan geliyorum der gibiydi.
Geri adımlarıma devam ederken bişeye takılıp yere düştüm o anda sokak lambası söndü. Sokak lambaları bir bir sönüyordu ama onun altına geldiği lambalar tekrar yanıyordu. Korkudan ölecek gibiydim bana yaklaştıgını net bir şekilde görüyordum. Hızla ayaga kalktım ona bakarak tekrar adım atmaya başladım. Evime ne kadar kalmış diye hızlıca kafamı çevirip baktım kafamı geri çevirdiğimde o şey ortada yoktu.
Ne yapacağımı şaşırmıştım oldugum yer karanlıktı diğer lambalar yanıyordu hızla etrafımı dönüp heryere bakıp onu bulmaya çalışıyordum. O anda üstümde bulunun sokak lambası yandı ve karşımda onu gördüm elindeki bıçağı havaya kaldırmıştı. Benden ne istiyorsun? Annemi sen mi öldürdün diye bağırdım. O ise evet der gibi kafasını aşağı yukarı salladı. Bembeyaz maskeyle çok korkutucu gözüküyordu. Çok korkuyordum hızlıca aklımdan napmam gerektiğini düşünüyordum. Yapacak tek şey geldiğim yere geri dönmekti tek açık yer marketti. Arkamı dönüp hızlıca markete koşmaya başladım. Ayak seslerini duyabiliyordum hala peşimdeydi. Markete çok az kalmıştı ki bütün sokağın lambaları söndü sadece marketin lambaları açık kaldı.. Markete hızlıca girip kapıyı kapattım kapının koluna ilk buldugum demir parçayı geçirdim bu onun içeri girmesini engeller diye düşünmüştüm. Dışarısı zifiri karanlıktı şuan ben onu göremesemde o beni çok net izliyordu. Kasiyere yardım çağırması için bağırdım ama ses gelmiyordu sağıma dönüp baktıgımda o korkunç manzarayla karşılaştım. Kasiyer defalarca bıçaklanmış şekilde yerde yatıyordu ve üzerinde kanlı bir bıçak vardı. Bıçağı kendimi korumak için aldım ve marketin içinde saklanacak yer aramaya başladım. Tam karşıya bakmıştım ki onunla yüz yüze geldim. Beynimde şimşekler çakmaya başladı beyaz maskeli katil, mavi saplı bıçak bunlar ne anlama geliyordu? Katilden korunmak için kapıya demir takmıştım ama zaten katil içerideydi benimleydi... Aynadaki yansımamda gözüküyordu beyaz maske ve bıçak!
Katil bendim!
