Babam karşımdaki psikopati bir gülüşle sırıtmış bana bakıyordu ama salon kan kaplıydı,hemen koşarak annemin yanına koştum tam çığlık atacaktım ki bacağımda keskin bir acı hissettim. Sanırım babam beni de bacağımdan vurmuştu. Tökezleyerek kenara çekildim ve duvara yaslandım. Bacağımdan bir şelale gibi kan akıyordu. Hemen giysimden bir parça yırtıp bacağıma sardım. Kurşun girmemiş sıyırmıştı beni. Tüm bunlar olurken babam kenara geçmiş pişkin pişkin gülüyordu.
O an ki sinirim ile elimi savurup babama bir tokat geçirdim. Keşke yapmasaydım. O an babam beni tuttuğu gibi yere fırlattı ve döve döve beni evin bodrumuna götürdü ve kapıyı üstümden kilitledi o kadar çok dövmüştü ki her yerinden kan akıyordu. yaklaşık yarım saat boyunca düşüncelerimden kurtulamadım. Şimdi ne yapacaktım?
Tam o sırada sırt çantamda neler olabileceğine bakmaya karar verdim. Sırt çantamda ; bir paket bisküvi, 1 şişe su, defterler, kalemler, yarabandı ve bir pasta vardı. Bu pastanın önce ne olduğuna anlam veremedim ama sonra anladım bugün benim doğum günüm. Ama annemin hayatının son günüydü. Annem her doğum günümde pastanın bir dilimini çantama koyar. Çünkü ben 6 yaşımdayken doğum günümde bunu dilemişim. Çantamı biraz daha eşeledim ama pek birşey yoktu. Tam o sırada evin salonundan bir ses duydum. Bir kadın sesiydi bu. Hemen ardından iki kalın ses duydum. Seslere bakılırsa buraya bodruma geliyorlardı....
