İçeriğe geç

-KONTROL-

Bölüm 3 · 3 dk okuma

-KONTROL-

Bölüm 3

Lise Anıları~

Elvis ve Lincoln un yine şerefsizlik yaptığı bir gün. Bu sefer Barbara ile çok fazla uğraşmadılar. Açıkçası bu bizi biraz şaşırttı. En son Charlotte u merdivenlerden aşağı itip kolunun ve burnunun kırılmasına sebep olmuşlardı. Bi şekilde o olaydan kaçtılar. Beni en çok gıcık eden şey öğretmenlerin onları görmemesi! Bizim yaptığımız herşeyi görüyorlar. Elvis ve Lincoln sınıfın ortasında soyunsa hoca görmüycek herhalde! Bi keresinde sınıfın saati bozuk olduğu ve benim de önemli bir şeye yetişmem gerektiği için telefondan 2 sn liğine saate bakmıştım. Hoca telefonu elimden aldıp ve idareye vermişti. O sırada Elvisle Lincoln arkada pubg oynuyordu yaa! Bide telefonlarımızı okul çıkışında da alamadık. Ailemizin gelip alması geriyormuş. Bu ne saçma bi sistem! Yani gerçekten kötülere bişey olmuyor bütün olaylar iyilerin üstüne kalıyor.

Bu sefer de biz Barbara nın yerine geçmiş gibi olduk. Bizi zorbalamaya başladılar tıpkı diğer ayrıldıkları sew lerine yaptıkları gibi. Bizim arkamızda olmadıkları için saçlarımızın çekiştirilmesinden kurtulduk ama çantamızda ne var ne yok ters çevirip boşaltıyorlar sonra çantayı da camdan aşağı atıyorlar. Biz her öğlenden geldiğimizde kitaplarımızı, defterlerimizi toplayıp arka bahçeye inip çantamızı aramaya koyuluyoruz. Bazen çantalarımız yola düşmüş oluyor ve üstünden zibilyon tane araba geçmiş oluyor. Çantalarımız 2 sefer yola düştü ve hışır oldular. Bunu öğretmenlere birçok kez açıkladık ama hiçbir faydası dokunmadı. Bazen de öğle arasında okulda yiyoruz. O zaman çok bişey yapamıyorlar çünkü çantalarımızın yanında oluyoruz. Bazense okulun yemekhanesinde yiyoruz. Tıpkı Elvis ve Lincoln gibi. Ve bugün o günlerden biriydi. Yemekte patates kızartması, sos falan vardı. ''Annem bu aralar harçlık vermiyor ya'' dedi Misha yemek yerken.

''Aynen benimkide. Dışarda abur cubur yediğimizi anladı herhalde..''

''Neyse yine de okulun şu sosu gerçekten inanılmaz!''

''Bilmiyorum ben pek sevmedim.''

İşte geliyor, özel harekaat..

''Hooppaa! Napıyonuz cüceler!''

''AAAAH!''

''YAAA-!''

Evet Elvis ve Lincoln Allah la beraber belamızı verdi. Okulun lanet olası acılı sosa daldırdılar yüzümüzü. Kafamızı sostan çıkarınca kahkahayı patlattılar. ''Allahım şu tiplere bak sfrtgyuık''

''Sosgirl'' -baya bi gülerler-

''YA SİZ NE YAPTIĞINIZI SANIYOSUNUZ?!!!'' dedim öfke patlamasıyla. ''ÖZÜRLÜ MALLAR YA!'' yüzümüzü gömleğimize sildik.

''Allah aşkına şu tipinize baksanıza'' dedi Elvis ve devam etti:

''Rezilsini-AAAAH!'' ''La-.....'' -Kafalarını kaldırırlar-

''Şimdi ağzınıza s*çt1m''

''AAH ÇEKME HAYVAN!''

''Çekil lan Misha nın üstünden!'' dedim ve ittim Elvis i. Sonra tabikide Lincoln geldi tuttu saçımı hava kaldırdı.

''AAAAAH!! BIRAK SAÇIMI!!!!!'' bir yandan bağırıyor bir yandan ağlıyordum. Sonra.. Hiç beklenmiycek bişey oldu..

"Lincoln abartma!" dedi Elvis! Bizden nefret ediyorlar ama acıyorlar da? Lincoln ne kadar şaşırsa da bıraktı beni. Saç diplerim çok fena acıyordu ve gözlerimden yaşlar akıyordu. Misha hemen Lincoln u ittirip yanıma gelip çömeldi.

''Ollie! İyi misin!?'' dedi büyük bi telaşla. Elimi tutuyordu. Bense ağlamaya devam ediyodum. Sonra yavaşça ayağa kalktım gözümden yaşlar akmaya devam ederken.

"Lincoln senin kafanda tahtalar mı eksik? Vicdansız mısın? Saçlarım kopucaktı APTAL SENİ!"

Lincoln sessizlik hakkını kullanmayı tercih etti. Biz de lavaboya gittik. Aynı şekilde onlar da.. Yüzümüzü yıkadık. Ben zor nefes alıyordum. Misha endişeliydi.

"Çok acıyormu?"

Musluğu kapatıp kafamı eğdim ve evet anlamında salladım başımı. Gerçekten yaşayabileceğim en kötü şeydi.

"Tamam şimdi en iyisi hemşireye gidelim orda sararlar belki, pansuman falan yaparlar" dedi Misha.

Benim başım acayyip kötü dönüyordu ve gözlerim kararıyordu. Bi kolumu Mishanın omzuna atmak zorunda kaldım. Sos boğazıma kaçmıştı ve soluk borumu yakıyordu. Boğazımı tutuyordum. Misha da yavaş yavaş beni hemşire ye götürüyordu. O da ağlıyordu.

Bölüm sonu

1 yorum