Gözlerimi açtım. Salondakiler beni tutup uzaklaştırmaya çalışıyorlardı. En son dövüşteydim ve başım ağrımıştı hem de ne ağrı. Bir kısım insan ise yerde biriyle ilgileniyordu. Kafamı oraya çevirdim. Bir dakika NE! Az önceki çocuk yerde yatıyordu gözleri kapalıydı ağzında ve burnunda kan vardı. Bunu ben mi yaptım? Az önce ne oldu?
" Ali kendine gel adamım. Ne yaptığını zannediyorsun sen? "
Eren bana sesleniyordu. Ne oluyor ne yaptım ben? Başım çok ağrıyor şu an. Beni sürükleyerek ringden indirdiler. Herkes geri ringe girip çocukla ilgilenmeye başladı. Eren ise başımda kaldı.
" Az önce ne oldu? Bunu ben mi yaptım? "
" Ne demek ben mi yaptım oğlum? Çocuğu öldüresiye dövdün ya. "
" Ben... Ben en son bir adım geri attım. O anda bir şey oldu üzerimde bir ağırlık.. Kafamda bir ağrı oldu. Sonra... Sonra siz beni tutuyordunuz. "
" Sen ciddi misin? Gerçi ne şu an şaka yapar gibi bir halin var ne de şaka yapacak durumdasın. Bu soruyu sormadım say. "
" Ben odama çıkacağım çocukla ilgilenir misin sen? Bana ne olduğunu haber et kesinlikle. "
" Saçmalama şu an seni yalnız bırakamam şu halinle. Hem kendine hem başkasına yine aynısını yapabilirsin. Ben de seninle geliyorum. "
Şu an gerçekten yanımda birinin olmasını istiyordum. O yüzden itiraz etmeyeceğim. Bana ne oldu? O çocuğa ne olacak? İlhan Hoca ne diyecek? Eren'in dürtmesiyle daldığımı fark ettim.
" Acaba içine üç harfli mi girdi senin "
" Saçmalama ne alakası var? Neden olduğunu bilmiyorum ama kesinlikle o değil! "
Kolumdan tutuyordu. Odama çıktık. İçeri girer girmez kendimi yatağıma attım.
" O çocuğa ne olacak peki şimdi? "
" Merak etme durumu çok da kötü değildi. Yani en azından senin korktuğun gibi ölüm ya da felç değildir. En fazla birkaç kırık vardır. "
" İnşallah öyledir. "
" Sana ne oldu bir tahminin var mı? "
" Ne olduğunu bilsem ona göre davranırdım. "
" Tamam sende hemen sinirlenme. " Söylemesi kolay tabi. Ne yaptığımı bile bilmiyorum ve bana sorduğu soruya bak.
" İlhan Hoca ile konuşmalı mıyım? "
" Bak benim birkaç mantıklı tahminim var. Bence tıbbi bir şey ve öyleyse boks kariyerin böyle amatörken biter. O yüzden İlhan Hoca bilmemeli. Biz seninle uygun bir zamanda hastaneye gidelim. "
" Sen öyle diyorsan öyle yapalım. "
" Şu durumda zaten senin dediğin bir şeyi yapmana izin vermem kesinlikle. Baksana sana bıraksam milleti öldüreceksin. "
Kıkırdamaya başladı. İşte bizimkinin bu özelliği hem sinirimi bozuyor hem de hoşuma gidiyor. Kriz anında dahi gülebiliyor.
" Off Eren ya. Neyse şu an hiç kafamı bir şeylere yoracak gibi değilim. Uyuyacağım. Bir şey olursa kaldır beni. "
" Tamam kardeşim. Herhangi bir şeyde ilk seni bulacağım. Zaten burada olursun o yüzden sadece üst kata çıkacağım. Bulmaya gerek de yok. "
" Çok konuşuyorsun biliyor musun? "
" Biliyorum ve sinir oluyorsun buna. Hoşuma giden bu ya zaten. Neyse iyi uykular kanka. "
Kafamla onayladım. Arkadaşım çıkınca üzerimi örtüp yattım. Ağrımdan dolayı uykuya dalmakta zorlandım.
**~/\~** ASEL PEKKAN
Telefonum çaldı. Çok arayanım yoktu. Kardeşime olduğunu düşündüm. Evet Berk arıyordu.
" Efendim Berk "
" Hanımefendi merhabalar "
" Buyrun kimsiniz? "
" Hanımefendi ben Berk'in arkadaşıyım. Ee dövüş esnasında küçük bir problem oldu da hastanedeyiz. Berk küçük bir sakatlık geçirdi. "
" Ne? Kardeşim iyi mi? "
" İyi hanımefendi problem yok. Sadece hastaneye gelseniz iyi olur veli olduğunuz için. Biz şehir hastanesindeyiz şu an. "
" Tamam tamam ben geliyorum. "
Hızlıca kasaya koştum. Çalıştığım kafeden böyle habersiz ayrılırsam kesin kovulurum. Kasadaki arkadaşıma haber verdim. Acele ile çıktım. Taksi beklesem çok uzun sürer, otobüste çok geç ulaşır. En iyisi koşmak sanırım. Topuklamaya başladım. Hastaneye ulaşmam yarım saate yakın sürdü ama. Hızlıca Berk'in arkadaşını arayıp nerede olduğunu öğrendim. İkinci kattaymış. Yanına çıktım. Arkadaşları oradaydı. Bu kadar kişi toplanmaları normal miydi?
" Beyler ne oluyor burada? "
Bir tanesi yaklaştı. Sanırım telefonda konuştuğum çocuk buydu.
" Sorun yok abla sakin ol. Dövüş esnasında karşıdaki kişi Berk'e biraz fazla ve kuraldışı vurdu. Berk düşmesine rağmen vurabildiği kadar vurdu. O an Berk'in bilinci kapandı. Hastaneye getirdik. "
" Hani bir problem yoktu. Peki şu an nasıl kardeşim? "
" İyi abla uyandı ondan toplandık zaten. "
" Kardeşimi görmem lazım benim. "
Hızla odaya girdim kardeşim uyanmıştı. Hafifçe bana döndü. Sırtını çeviremedi demek ki ağrıyor kuzum benim. Yanına oturdum elini tuttum.
" Ablacım nasılsın? Çok ağrın var mı? "
" Çok değil abla. Sırtım ağrıyor biraz. "
" Sana neden vurdu gerçekten mi kavga ediyordunuz? "
" Hayır abla ringdeydik. Normal başladı. Sonra bir anda kafasını tuttu. ' İyi misin? ' diye sordum ben de. Cevap vermedi birden atıldı. Dövüşü bırakmama rağmen o bırakmadı. Sonra burada işte az önce herkes bana bakıyordu. "
" Tamam canım sen dinlen benim işlerim var halledip yanına geleceğim doktorunla falan konuşayım hem. "
" Tamam abla ama beni de haber et. Yani doktor ne derse. Bir yerimde kırık falan var mı? "
Kafamla oynayıp alnını öptüm. Odadan çıktım. Doktoru aramaya başladım. Bir tane hemşire yerini gösterdi. Teşekkür edip doktorun yanına gittim.
" Doktor Bey merhabalar. Ben Berk Pekkan'ın ablasıyım. Durumunu paylaşabilir misiniz? "
" Merhabalar hanımefendi, endişelenecek bir durumu yok öncelikle. Hayati fonksiyonların hepsi normal. Elmacık kemiğinde bir çatlak, kaburgasında bir kemikte çatlak birinde ise kırık var. "
" Bayılmış ama bir problem yok değil mi saklamıyorsunuz? "
" Hayır hanımefendi saklamıyoruz. Darbeye bağlı bilinç kaybı oluşmuş. Sürekli bir probleme yol açmamış. İçiniz rahat olsun. "
" Teşekkür ederim Doktor Bey. "
" Rica ederim bu benim işim. İyi günler hanımefendi. "
Başımla onayladım. Sinirimi bastırmak için gülümsüyordum. Hızlıca hastaneden çıktım. Arkadaşımın olanları haber et dediği aklıma geldi. Bir taraftan spor salonuna giderken diğer taraftan da onu aradım.
" Alo, Yüsra ne yaptın idare edebiliyor musun beni? "
" Evet evet hallediyorum. Sen onu geç de ne olmuş? "
" Kaçığın biri kardeşimi dövmüş. Şimdi salona gidiyorum kendisinden küçüklere bulaşmanın ayıp olduğunu göstermeye. "
" Saçmalama kızım. Seni de döver kardeşini o hale getirdiğine göre. "
" Gücü yetecek mi bakalım? "
" Asel saçmalama. Dur ben de geleyim o zaman. Beni bekle. "
Telefonu yüzüne kapattım. Aşırı sinirliydim. Kardeşime bulaşmak ne demekmiş göstereceğim ben ona. Salondan içeri girdim. Genel anlamda boştu. Sanırım herkes hastaneye gitmişti. Bir tane çocuk vardı. O olduğunu düşündüm. Arkası dönüktü. Orada bulduğum bir sopa ile koşup sırtına vurdum. Çocuk düştü kalkıp bana baktı.
" Hanımefendi ne yaptığınızı zannediyorsunuz. "
" Ne mi yapıyorum? Kardeşimin intikamını alıyorum. "
Benden uzaklaştı. Gardını aldı.
" İyi de ben yapmadım ki. "
" Kim yaptı o zaman? "
Sopayı indirdim ama bırakmadım. O arada Yüsra içeri girdi.
" Asel ne yapıyorsun? "
Karşımdaki benim boşluğumdan faydalanıp kaçmaya çalıştı. Atıldım ve vurdum. Düşünce sırtına vurmaya başladım. Yüsra araya girdi.
" Tamam üst katta soldan ikinci odada. "
Koşmaya başladım. Fark etmedim o sinirle sopayı fırlatmışım. Yüsra peşimden gelmedi. Sanırım oğlanın yanında kaldı. Yukarı çıktım. Kapıyı açtım. Kilitli olmasını bekliyordum ama değildi. İçeri girdim. Karşımda duruyordu. Uzun boyluydu. Saçları dağılmıştı. Biraz korkmuştum aslında ama şu an korku zamanı değil.
" Odamda ne yapıyorsun? Sen kimsin? "
" Sensin. Kardeşimi öldürmeye çalışan sensin. Seni adi herif. "
BÖLÜM SONU
İkinci bölümle karşınızdayım. Yorumlarda isteklerinizi belirtmenizi önemle rica ediyorum şimdiden teşekkürler. İyi okumalar.