babaannem son anda iptal etti ona gitmeyecektik çok şükür vazgeçti hemen bunu komutana haber vermeliydim.
Esra: pişt
Yahuşuklu komutan: noldu güzelim?
Esra: plan iptal babaannemin işi çıkmış
Yahuşuklu komutan: anladım
Esra: nerdesin?
Yahuşuklu komutan: nerde olucam her zamanki işimde
Esra: yemek yedin mi?
Yahuşuklu komutan: hayır noldu?
Esra: niye yemedin?
Yahuşuklu komutan: canım istemedi
Yahuşuklu komutan: hem sanane? (Görüldü)
Yahuşuklu komutan: lan? (Görüldü)
Yahuşuklu komutan: görüldü mu atacan sabaha kadar? (İletildi)
Komutana yemek hazırladım ve bir kaba koyup arabama bindim ona yemek götürmek istedim durup dururken neden bilmiyorum. Jandarma komutanlığına vardığımda komutan Yiğit yoktu arka tarafa gittim arkada şınav çekiyordu. 1157. Şınavı
"Askerleri çalıştırdığını sanıyordum"
"Arda bı kendimi de çalış-- sen burda napyonnn??"
"Hiç canım sıkıldı geldim"
"Hayda oyuncak mi olum burası canın sıkıldı diye geldin"
"Evet"
Şınav çektiği yerin yanında merdivenlere oturdum bie kaç dakika sonra sınavı 1500 e tamamlayıp o da yanıma oturdu.
"Hep mi böylesin?"
"Tabiki"
Yemeği çıkardım ve ona uzattım.
"Çok güzel gözüküyor ama sağol ben tokum--"
O konuşurken ağzına sarma tıktım. Önce bana şaşırarak baktı sonra sarmayı bitirdi.
"Beğendin mi?"
"Yooo"
"Kütük"
Ona ters bir bakış attım sonra bir kaç asker geldi.
"Napyonuz aslanım burda?"
"Hiç komutanım öylesine bakıyorduk"
"Hayda bugün canı sıkılan benim yanıma geliyor"
"Ooo yenge sarma sarmış sen bizim komutanın gönlünü nasıl kazandın genelde bizim komutan odun gibidir"
"Ben yengen değilim ve evet komutanın tam bir odun"
"Hop bende duyuyorum"
"Duy"
Komutan tam bişey diyecekken yine ağzına sarma tıktım.
"Bı izin verde konuşayım"
"Yemeğini bitir sonra"
"Olur anne"
"Aferin sana"
Bı an askerleri unutmuştum ve Yiğit ile şakalaşıyordum.
"Al şu ayrandan iç boğazında kalacak"
"Sağol ya Allah razı olsun"
"Çok konuşma yemeğini bitir"
"Sabır.. yemicem"
Komutanın inadı inat kendi kendine yemedi ben ona kendi ellerim ile yedirdim. Yemek bitince bide ona tatlı verdim.
Hepsi bitince kapları geri kapadım ve peçete ile Yiğit'in dudağını falan sildim.
"Annesi olduğuna inanmaya başladım"
"Oğlum saçmalama o bizim yengemiz komutanın maniti"
"Ben şimdi size bı şınav çektiririm görürüz kim kimin manitası"
"Tamam komutanım kızma yaw"
"Teşekkürler uyuz cadı"
"Rica ederim kütük"
Ona kocaman gülümsedim sonra ben tam kalktım gidecektim ayağım kaydı ve tam Yiğit'in kucağına düştüm.
"Ay pardon"
"Gerçekten önüne bakmayı öğren"
"Tamam tamam"
Yiğit'in kucağındam kalktım ve koşarak araba bindim kalbim saçma bir şekilde hızlı atıyordu. Poşetleri arabada bırakıp alışverişe gittim. Kendime bir sürü yeni kıyafetler aldım ve en son Yiğit'e de hediye bir gömlek aldım sonra arabama binip eve gittim saat geç olmuştu Yiğit'in ne zaman döneceğini bilmiyordum bu yüzden gömleğin üzerine ufak bir not bırakıp kapının önüne bıraktım.
"Kütüksün falan ama yinede komşuyuz ufak bir hediye >.<"
Akşam yemeği yedim biraz müzik dinledim sonra uyudum.
*Devam edecek...