İçeriğe geç

KOMUTAN

Bölüm 6 · 5 dk okuma

KOMUTAN

Bölüm 6

BEŞİNCİ BÖLÜM: GÖREV 🌸

EFSUN;

Hastane de işim çok az kalmıştı. Bugün hastaneye gelen kişiler az gibi görünüyordu. Bu bizler açısından çok iyiydi. Kim yorulmak isterdi ki?

Gerçekten çok yorulmuştum bugün. Bugün bitsede artık evime gidip, güzel bir yatsam hiç fena olmazdı. Yoksa bu gidişle belim kopacaktı. Acilen uzanmam lazım ya. Hastane de gelen giden olduğu için doğru düzgün uyuyamamıştım. Bugün az kişi olsada beni yormuştu.

Hava artık kararmaya yüz tutmuştu. Bugün ne kadar hızlı geçiyordu böyle. Başımı iki yana sallayıp koridorda yürümeye devam ettim.

Hastanenin kapısından gelen kişilerle olduğum yerde durdum. Karşıdan gelenlerde beni görüşmüş olacak ki onlarda bana bakıp olduğum yere doğru doğru başladılar.

Bunlar askerdi. Üstündeki formaları bunu belli ediyordu. Gelenler iki kişiydi. Hafif kır saçlarıyla,heybetli duruşuyla çok dikkat çekiyordu. Adım attığı yere öyle basıyordu ki ' ben buradayım 'der gibiydi. Yanında ondan daha genç olan ve ona benzer biri daha vardı. Buda diğer kişiye göre çok dikkat çekiyordu. Hafif sarı saçları ona, kimsede görmediğim kadar çok yakışmıştı. Çekici bir duruşları vardı. Askerlere bayılan kişilerin tabiriyle nefes kesici gözüküyorlardı. Düşüncelerimi toplayıp onlara bakıp tebessüm ettim. Ardından selam verdim. Elimi alnıma götürüp durdum. Saygısızlık etmek istemezdim.

Benim bu hareketime gülümsediler. Ardından onlarda baş selamı verip yanımdan geçtiler.Gözden kayboluncaya kadar arkalarından baktım. Derin bir nefes verdim. Başımı önüme eğip birkaç saniye olduğum yerde durdum. Ardından bizler için ayrılan yere doğru ilerleyip odaya vardım.

Elimdeki dosyayı masaya atıp kendimi koltuğa attım. Kendimi bırakmamla belimdeki ağrı kendini belli etti. Oy bellim! Gözlerimi dinlendirmek için kapattım.

Son birkaç işim kalmıştı. Onlarıda hallettik mi buradan gidebilirdim. Bu düşünceyle kendimi avutmaya çalıştım.

Kapının açılma sesiyle yüzümü buruşturdum. Ne güzel yalnızdım ben! Gözlerimi açmadan olduğum yerde duramaya devam ettim.

" Kızım dehşet yakışıklılar ya " diyen kızla tekrardan yüzümü buruşturdum.

" Mükemmel ya bunlar, askerlere bayılıyorum. Çok karizmatikler. Bir tanesi benim olsa oh ne güzel olurdu be "

Konuya bak hele!

" Evet ya hele o gelen hasta varya taş taş " diye söyleyince hızla gözlerimi açtım. Ardından olduğum yerden konuşmaya başladım.

" Biraz daha devam ederseniz nöbet alacaksınız, sadece söylemek istedim " diye söyleyip gözlerimi tekrardan kapattım.

" Aa hocam kusura bakmayın, farketmedik burada olduğunuzun " diye açıklama yapamaya başladılar.

Burada olmadığımı görmeyecek kadar konuyla ilgililer demek!

Hala konuşmaya devam ettikleri için yerimden sıkıntılı bir nefes verip kalktım. Burada da rahat etmiyecektik anlaşılan.

Saçlarımı açıp elimle arkaya doğru ittim. Ardından saç diplerimi elimle küçük bir masaj yaptım. Bağladığım için biraz acıyorlardı.

Elimle saçlarımı düzeltip açık bıraktım. Ardından ayağa kalkıp kimseye birşey söylemeden çıktım.

Telefonum çalınca elimi kotumun arka cebine atıp arayan kişiye baktım. Bir bu eksikti.

" Efendim "

" Efendim ne lan! " yine başlamıştı.

" Ne dememi isterdin "

" Kızım sen arayanları böyle açmazsın, yoksa bana özel bir durum mu? "

" Yine ne saçmalıyorsun sen! "

" Neyse sana takılıyordum " diye söyleyince kan beynime sıçradı resmen!

" Siktir git Zafer " diye söyleyip hızla kulağımdan telefonu çektim.

" Ya kız- " diyecekken telefonu yüzüne kapattım. Sinir etmekte bir numaraydı. Neyse şimdi bununla ilgilenemeyecektim. Daha sonra icabına bakarım diye düşünüp gülümsedim. İyice psikopata bağladım ha.

Başım ağrıyordu. Migrenim geleceğinin haberini veriyordu anlaşılan. Uğramasaydı ne güzel olurdu.Keskin bir ağrı girince kafamı duvara vurma isteği çok cazip geliyordu.

Ben bunlarla ilgilenirken birkaç adım ötemde olan adam dikkatimi çekmişti. Pür dikkat etrafına bakarak koridorda ilerliyordu. Derdi neydi bunun? Çok dikkat çekiyordu.

Yoksa..

Yoksa onun için mi gelmişti?

Bugün o günmüydü?

Beklenen zaman bugün bitiyor muydu?

Heyecanlanlanmış ve değişik duygular içerisindeydim. Bu neydi şimdi? Belki de yanılıyorumdur? Bunu görmeden bilemeyiz değil mi? O zaman bizi bekleyen bakalım neler var.

Telefonumu cebime atıp adamı takip etmeye başladım. Üst kata doğru çıkmaya başladık. Buraya neden geldiğimizde ile ilgili tahminlerim vardı.

Başındaki kapşonu iyice çekip yüzünü gizlemeye çalıştı. Elinde tuttuğu şeyi ceketinin altında saklayarak ilerliyordu. Saçımı elimin tersiyle itip elimi önlüğümün uçlarından tutup çıkarmaya başladım sesizce.

Adam arkasına dönerken hızlıca kolonun arkasına saklanıp beklemeye başladım. Birkaç dakikanın ardından hafifçe başımı çıkarıp nerede olduğuna baktım.

Hızlıca koridorda ilerlerken bende arkasından gitmeye başladım. Kimsenin burada olmaması iyi birşeydi. Yoksa birde çıkan krizi durdurmam gerekebilirdi.

Elimdeki önlüğü elimde çevirip iki taraftan tuttum ve yukarıya kaldırıp baktım. İşime yarayacağını düşünüyordum. Güzel birgün bizi bekliyordu.

Heyecanlandım şimdi. Derin bir nefes verip işime odaklanmaya çalıştım.

Varacağımız yere çok az kalmıştı. Hatta vardık bile denebilir.

Ellerim kaşınıyordu. Gülümsemeden edemedim. Epey olmuştu bu işlerle ilgilenmeyeli. Kısmet bugüneymiş anlaşılan.

Vardığımız odaya gelince adam olacak köpek kapıyı açmadan önce son kez etrafına bakınınca hemen duvara sindim. Ardından olduğum yerden çıkıp hızlı bir şekilde girdiği odanın önüne gelip, elimde tuttuğum önlüğü sıkıca çevirip sesizce kapıyı açtım.

Bu hastanenin kapılarının sesizce açılmaları mükemmel ötesiydi.

Adi herif elinde tuttuğu bıçağı önünde yatan askere kaldıracakken sesiz ama hızlı bir şekilde arkasına geçip önlüğü boğazına geçirip kendime doğru çektim. Ardından dizine attığım tekmeyle yere düşünce elindeki bıçağı almaya çalıştım.

Pislik herif bu hareketlerime ani şasırsada hemen kendini toplayıp karşılık vermeye çalıştı. Elindeki bıçağı tam alacakken bıçağıyla koluma kesik atınca elimi çektim.

Benim bu hareketimle hemen ayağa kalkıp elimden kurtulmaya başladı. Ama ben ona fırsat vermeden kafasını tuttuğum gibi duvara vurdum. Bir daha vurdum. Ve bir daha.

Elimi pislik vücudundan çekip bıçağı arkaya doğru bacağımla ittim. Başımda hissettiğim elle saçımın çekilmesi bir oldu.

" Oruspu seni! " diye hiddetle bağırıp saçımı daha fazla çekmeye başladı.

" Şimdi bunu yaparak kendi ateşini kendin körükledin! Benim için hava hoş " diye gülümsedim.

Elimi eline götürüp hızlı bir şekilde ters çevirdim. Kırılma sesiyle gülümsedim. Saçımdaki eli sol tarafa doğru düşerken hemen eğik olan boynumu düzeltip sağlam bir yumruk attım. Bir tane daha atınca arkaya doğru sendeledi. Fazla gücü kalmamıştı. Son kez üstüme doğru gelince, bacağımı kaldırıp yüzüne sert bir tekme atmamla yeri boylaması bir oldu. Öldürmek için can atıyorum olsamda ölmesi işime gelmezdi.

Yüzü bakınmayacak haldeydi.

Hak ettiği gibi.

Yatakta yatan asker hala bıraktığımız gibiydi. Verdiğimiz ilaçlar yüzünden derin bir uykudaydı kendisi.

Elimi koluma attıp aldığım darbeye baktım. Bıçak kullanmayı bile bilmediği o kadar belliydi ki. Sıyırmıştı sadece. Önemsiz birşeydi zaten. Gözlerimi devirdim. Sanki daha önceden yaşamadığımız birşeydi.

Yerde yatan şerefsize bakıp, elimi cebime attıp telefonumu çıkardım. Aramlar kısmına girip bunca zamandır bu haberi vermem için beni bekleyen kişiyi arayıp, telefonumu kullağıma götürdüm.

İşte hazin son.

Bitmişti.

Biz yine kazanmıştık. Yine ve yine..

Telefon açıldığında onun sert ve emir veren sesini duydum.

" Efendim " derin bir nefes alıp dişlerimi göstererek gülümsedim.

" Görev başarıyla tamamlandı komutanım... "

☆Selamlar yeni bölümle karşınızdayım.

☆Umarım beğenirsiniz.

☆Bölüm nasıldı???

☆Tahminlerinizi alalım.

☆Beğeni yorum ve puanlarsanız sevinirim.

☆Diğer eserlerimede bakarsanız güzel olur.

☆İyi günler dilerim.. ♡♡

Bölüm sonu

7 yorum