İçeriğe geç

KOMŞU

Bölüm 1 · 6 dk okuma

KOMŞU

Bölüm 1

🎙️ 1

BU HİKAYEDE YER ALAN KURUM, KURULUŞ VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK DÜNYA İLE HİÇBİR ALAKASI YOKTUR.

Son koliyi salonun ortasına bıraktığımda biraz öfkeli ve biraz da gururluydum. Öfkeliydim çünkü tüm işlerimi tek başıma halletmek zorunda kalmıştım, bana destek mesajı atacak bir arkadaşım bile kalmamıştı etrafımda. Tek bir yanlış kelime yüzünden, sahip olduğum her şeyi kaybetmiştim. İki kötü arasında tercih yapmak zorunda kalmıştım ve soluğu, herkesin nefret ettiği bir insan olarak fare deliğini andıran, unutulmuş bir dairede almıştım.

Kendimi henüz naylonları sökülmemiş koltuğun üzerine atarken sessizliğin içinde yükselen elektro gitar sesini duyabiliyordum. Taşındığım apartman yeni bir yapıydı ancak henüz altı ay önce düzenlenen seçim eylemlerinden dolayı mahalle fazlasıyla karışmış, insanların çoğu buradan taşınmış ve geriye parası olmayan iyi insanlarla tamamen kötü insanlar kalmıştı. Ben de o kötü insanlardan birisi olarak şirketin bana verdiği tazminatla alabileceğim en iyi evi, virane mahalledeki yeni daireyi satın almıştım. Apartmanda benim dışımda hemen yanımdaki dairede kim olduğunu bilmediğim, müzik sesini duyduğum komşum ve birinci kattaki iki katlı dairede oturan öğrenci grubu dışında burada kalmayı isteyen, bizim haricimizde kimse yoktu.

Mecburiyetten burada kalmaya karar vermiştim. Ben, grup arkadaşının sevgilisiyle yatan aşağılık bir kadın olarak Twitter, Instagram, Tiktok ve hatta Facebook'ta bile linç edilirken kuyruğumu indirip onların arasında, aldığım üç kuruşluk tazminatla sürünemezdim.

Işığı yanan telefonumla göz göze gelmemeye çalışıyordum, bildirimleri kapatacak kadar popüler olmamıştım ancak bu olaydan sonra hem grup hem de ben istatistiklerin aksine bir ivme yakalamıştık. İnsanlar sırf bana hakaret etmek için beni ekliyor, ifşamın görüntülendiğini söyleyen sahte linklerle beni taciz ediyorlardı. Çoğunluk bana karşı öfkeliydi ve yeniden birlikte olan çifti, ne olursa olsun kucaklıyorlardı.

Bilmiyorlardı. Bilmiyorlardı o gece ağabeyim için uyuşturucu satın aldığımı ve asla bilmeyeceklerdi. O adamın, yere göğe sığdıramadıkları o adamın, mağdur Romeo'yu oynayan o aşağılık adamın taşaklı torbacılardan olduğunu kimse biliyordu. Bilenler ise suçu benimle örtbas edip üzerime basıyorlardı.

Kaburgalarımın altında hissettiğim baskıyla oturduğum yerden kalktım ve el yordamıyla kolilerin üzerinden çantamı bulup içinden kartlığımı çıkardım. Evin anahtarıyla birlikte evden çıktım. On dördüncü katta kalıyordum ve evin inşaatı neredeyse yarım kaldığı için asansör yoktu. Aşağı inen parlak beyaz merdivenler toz, çamur ve daha farklı pisliklerle doluydu. Girişteki lobi de tıpkı merdivenler gibi toz içindeydi. İki katmanlı kapıdan, en dışarıdaki çatlaklarla doluydu, evin dışını gözeten kameralar çalınmıştı ve apartmanın dışında saçma sapan aşk sözleri, isimler, küfürler ve hakaretler yazılıydı. En alttaki dükkan katı, evsizlerin yuvası haline gelmişti.

Hırkamın şapkasını kafama geçirdim ve fermuarını çekerek, belediyenin yapmaya tenezzül etmediği bozuk kaldırımlarla güçlükle yürüyerek cadde üzerine çıktım. Eve gidip bira eşliğinde tırnaklarımı kemirmek, kulağıma taktığım kulaklıklarla müzik dinlerken sızıp kalmak ve bir daha asla uyanmak istemiyordum.

Ağabeyimden vazgeçemezdim. Bugüne kadar beni koruyup kollayan ve her konuda bana destek olan yegane kişiydi. Grubumun oluşmasında, müziklerimizin internet üzerinde paylaşılmasında ve ajansımızla anlaşma konusunda bize büyük fayda sağlamış, her zaman bizim için köprü görevi üstlenmişti.

"Sabret," demişti bana. Başımı sımsıkı tutup "Yakında seni bu beladan kurtaracağım, o zamana kadar sessiz kal," demişti defalarca kez. Ona inanıp beklemekten başka çarem yoktu. Ağabeyim, bana yardımcı olacak tek insandı.

Tekel bayiinden içeri girdiğimde kasanın arkasında kaybolan adam başını kaldırıp yüzüme baktı ve geri indirdi. İçeriyi dolduran spikerin sesinden futbol maçı izlediğini anlayabiliyordum. Küçük, dikdörtgen bir dükkandı. Giriş kapısının arkasında kasa duruyordu. Kasanın arkasında pahalı marka içkiler diziliydi. Kapının sağ tarafında ise bisküvilerle başlayıp çaylar ve diğer şeylerin olduğu reyon uzuyordu. Ortada ve kasaya yakın tarafta iddia oynamak için masalar vardı ancak şahsi kullanıma açılacağını düşünmüyordum.

Doğrudan içecek dolabına yürüdüm ve on iki bira aldım. Yeteceğini düşünmüyordum, içecek dolabından bir litrelik kola adım, kasanın arkasından alacağım viskiye karıştıracaktım. Kolumun altına sıkıştırıp çerezlerin arasında tuzlu, kabuklu fıstık ararken "Ne yaptığını görebiliyorum," diyen adamın sesini duydum. İçerisi sessizdi. Kime söylediğini anlamak için etrafıma bakındığımda içerde benden başkası yoktu. Umursamadım. Tuzlu ve kabuklu fıstık bulamayınca kızarmış fıstık almakta çare buldum.

Doğrulurken adam başımda dikiliyordu. Aşağı yukarı benim boylarımda, zayıf ve sakallı bir adamdı. Doğrulduğumda beni baştan aşağı, özellikle kollarımın altındaki ve ceplerimdeki biraları dikkatlice olmak üzere baştan aşağı süzdü.

"Onları ödeyeceksin, değil mi?" diye homurdandı.

Dönüp ceplerimden taşan biralara baktım "Çalacak olsam bu şekilde olmazdı," diye homurdandım ve kasaya sertçe elimdekileri koydum. Uzanıp tezgahın üzerindeki siyah poşeti aldım ve cebimdeki biraları doldururken "Kaç tane saydıysan o kadar geç," diye homurdandım.

Adam ağzındaki sakızı abartıyla çiğnerken beni yeniden süzdü ve içecekleri okuttu. Kartı tezgahın üzerine bıraktım ve eşyalarımı doldurmayı sürdürdüm. Temassız ödeme aldığı kartımla birlikte marketten çıkarken adam arkamdan alayla "Yine bekleriz," diyordu. Ona gözlerimi devirdim ve arkama bile bakmadan geldiğim bozuk yollardan, otoyolun kenarından evime doğru yürüdüm.

Dökük apartmanlar arasında parlamak üzere duran bir yıldız gibi yükseliyordu ancak aşağıdan gören herkes bu apartmanda birinin oturduğuna akıl sır erdiremezdi. Alt katlar yıkılmış, otoyola bakan tarafta dilenciler ve tinerciler ateş yakmış etrafında toplanmış kimisi yemek yiyor kimisi de bira içiyorlardı. Beni tanımayan insanların arasında yaşamak zorunda olduğuma kızıyordum. Hırsla apartmana doğru yürüdüm. Kartı, her iki kapıda da kart okuyucuya okutup kendimi içeri attım. Öfkeden yanaklarımdan kulaklarıma kadar kızarmıştım. Bir şeyleri kırmak, tırnaklarımı geçirmek ya da parçalamak istiyordum.

Beşinci kata geldiğimde artık sıkmaktan dişlerim çenem uyuşmuş, pek de atletik olmayan bacaklarım yorulmuş ve gözlerim tuttuğum gözyaşlarından artık önümü göremeyeceğim kadar buğulanmıştı. Merdivenlere çöktüm ve bir bira şişesi çıkarırken bir an için kolayı neden aldığımı sorguladım. Evet, kendime bir tane de viski alacaktım ancak kahretsin ki unutmuştum. Bunu anımsadığımda gözyaşlarım artık dayanamadı ve yanaklarımdan süzüldü. Bunu hak etmediğimi biliyordum. Grubun adını bile ben bulmuştum, tüm şarkılarını ben yazmıştım ve tüm şarkıları yine ben bestelemiştim. Beni bu kadar kolay silip atamazlardı. Atmamalılardı.

Dibini dişlediğim bira kutusunun kapağını açtım ve çenemden akmasına aldırmadan tek seferde hepsini içtim. Hala nefes nefes olduğumdan bira beni daha da sıkıştırmıştı. Elimdeki kutuyu parmaklarımın arasında sıkıştırdım ve yeniden merdivenleri ağır ağır tırmanmaya başladım.

On birinci katta müzik sesini yavaş yavaş duyabiliyordum. On üçüncü katta dinlediği şarkı bitmiş ve yenisi başlamıştı. Gitar sesi, arkadan yükselen bateri defalarca söylediğim şarkının girişiydi. En sevdiğim şarkılarımdan biriydi. Bizi yükselten, popüler olmamıza vesile olan ve herkesin sevdiği şarkıydı.

Kendi katımıza geldiğimde "Düştüm!" diye çığlık atıyordum şarkıda. Kendi kapımın önünde, anahtarımı kilide takmayı beklerken ellerimin ne kadar titrediğinin farkındaydım. Kendimi tutamadım ve doğrudan bir sıra yanımdaki komşumun dairesine doğru yürüdüm ve kapıyı yumruklamaya başladım. Kapıyı ne kadar güçlü yumruklarsam müzik o kadar artıyordu, bu yükseliş evresiydi ve daha güçlü "Düştüm!" diye bağırarak izleyicileri ne kadar coşturduğumu hatırlıyordum.

İçimden saydım 3-2-1.

Yeniden yükselik evresine geçmeden gelen dört saniyelik sessizlikte kapıyı kuvvetle yumrukladım. Ayak seslerinin koridorda yankısını bastıran "Düştüm," fısıltısıyla kendime lanet ettim "Dizlerimden süzülen kan/ Tutma ellerimden, yeniden bırakacaksan," diye mırıldanıyordum ağlamaklı sesle. Melodilerin arasındaki iç çekiş, notalara ayak uydururken kapı aralandı. Karşımda, üstü çıplak, belinde sadece havlusuyla duran ve neredeyse tamamen ıslak bir adam vardı. Koyu renk saçları alnına düşmüş, ıslak kirpiklerinin arasında yeşil gözleri öfkeyle parlıyordu. Bir eliyle hala belindeki asker yeşili havluyu beline sıkıştırmaya çalışırken müziğin rap kısmı başlamıştı.

Sıkılı dişlerimi serbest bıraktım "Müziği kısabilir misiniz?" diye sorduğumda uzanıp kapının üzerindeki bir şeye uzanırken kollarında, göğsünde ve karnındaki her kas teker teker kasılmış, belini havlunun içinden aheste aheste dışarı sürüklemişti. Şalterleri indirdiğinde ev tamamen karanlığa boğulmuş, müzik sesi cılız bir şekilde geliyordu.

"Ne dedin?" diye sordu kaba bir şekilde.

"Ben yan daireye taşındım ve müzik sesin çok yüksek. Gecenin bu saatinde müzik dinlerken sesinin ne kadar yüksek olduğuna dikkat edersen...-" henüz cümlemi bitirmeden suratıma çarpan kapıyla olduğum yerde kalmıştım. Kapıyı arka arkaya yumruklarken yeniden, bu kez başka bir şarkı daha yüksek sesle çalmaya başlamıştı. Elimdeki boş bira kutusunu kapısının önüne bıraktım ve kendi daireme dönüp kapıyı çarparak kapattım. Kendimi doğrudan elimdeki poşetlerle birlikte balkona attım, en az dışarısı kadar pis balkona oturup bütün gece içtim ve yan taraftan gelen müzik sesini dinledim. Sinirlendim. Sinirlendikçe daha çok ağladım ve ağladıkça da içtim.

Bölüm sonu

25 yorum

  • Kitap kapagi fantezi algisi olusturuyor kesin pompa var dedirtiyor.

  • 🔗https://discord.gg/6cjkMMKTu 🕯️⚜️ KAYIP RUHLAR BÖLGESİ ⚜️🕯️ Karanlığın kapıları aralanıyor… Burada sıradanlığın yerini gizem, dostluk ve eğlence alıyor. Kayıp Ruhlar Bölgesi’ne adım at, kendine ait bir dünyanın parçası ol. 🌌 ✨ Sunucuda seni neler bekliyor? 🖤 Samimi sohbetler 🎮 Oyun ve etkinlikler 🎶 Müzik ve keyifli vakitler 🔮 Gizemli, karanlık bir atmosfer 🎭 Eğer sıradanlıktan sıkıldıysan, Kayıp Ruhlar Bölgesi tam sana göre… 🕯️ Ruhunu da al, bize katıl. 🕯️

  • https :// discord.gg / SJtpHRWMFF Merhaba🌺3600+ üyeli yazar ve okur topluluğu adına buradayım. Sizi Discord'ta sohbet eğlence,oyun,dil sohbet (Native Ingilizlerle), kitap, vote, AI resim/sohbet botları temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli, tüm gün aktif sunucumuza davet ediyorum.Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarlar ve okurların içinde sizi de görmeye mutlu oluruz.Sunucumuz keşfedilmemiş ve gelişmekte olan yazar ve okurlardan oluşuyor.Haftanın 5 günü sırayla bir yazarın kitabının 3 bölümü okunur yorumlanır,sunucuda isteğe bağlı iki tur var; "eleştiri ve destek"turları,eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve iyi olduğunu söylüyoruz.Destek turu ise fazla vakti olmayan,sınavlara hazırlanan üyelerimiz içindir.Bu turda okuma zorunlu değildir ve görevleri fazla zaman almayan görevlerdir Etkileşimi az olan yazarlar için en iyi koşulları oluşturmaya çalışıyoruz.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor,bu yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz.Sunucuda etkinlikler hazırlıyoruz.Bundan başka sunucumuzda 🏆Ayın Yazarı🏆 yarışmasıda geçirilmekte ve kazanana yorum vote ödülleri verilmektedir. Ilave bilgi için yazabilirsiniz Gruptan da bahsedeyim.Şu an 3600+ üyeye sahip her daim aktif. Sunucumuzda 13 yaşından 50 yaşına kadar her yaştan yazar ve misafir üye var. Her gün sosyalleşme etkinlikleri yapıyoruz.Bunlar role play, tiyatro gibi etkinlikler.Oyun kanallarımızda ise üyelerle lol, valorant, mafya,vampir köylü,cinayet çözme, gartic, among us gibi oyunlar da oynuyoruz.Eğlence için owo,satranç,kelime türetmece,adam asmaca gibi oyunlar da var.Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor, sesli sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için burada yukarıdaki linktedi boşlukları bırakmadan oluşturup kopyalayın.Sonra discorda, Instagram'da ya da burada yoruma atın ve üzerine tıklayarak dahil olun. Anlamazsanız bana sorun.Bu linkin süresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayabilirsiniz.

  • Arkadaşlar abimin arkadaşı diye hikaye yazdım okumsanızda en azından beğenirmisiniz

  • tüm zorlukları birlikte aşmış aşklarıyla her şeyin üstesinden gelen çiftlerimin hikayesi aşk sana benzer okursanız sevinirim

  • Arkadaşlar saplantılı aşk hakkında bir şey yazıyorum göz gezdiririp puanlarsanız sevinirimmm

  • Arkadaşlar ilk kitabımın ilk bölümünü yazıp attım lütfen destek olur musunuz 🖤🖤

    1Yanıt
  • Ya bir şey sorucam ben bu çizgi stüdyoyu yeni indirdim ben bu hikayeye yeni başladım ama kaldığım yeri hiç kaydetmiyor hep başa dönüyor bu düzelir mi ya