İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 50 · 6 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 50

Kafe

Gözlerimi devirip ayağa kalkarken Yağız da Berat'ın elinden destek alıp ayağa kalkmıştı . İkisi arasında şu şekil bir diyalog geçtikten sonra oturmak için sahadan çıkmıştık ve o sırada nihayet Yağız'a iyi olup olmadığını sorabilmiştim :

Berat :

- İyi misin !?

Yağız :

- Hiç bu kadar iyi olmamıştım . İlk defa bu denli dişli bir rakiple karşılaşıyorum . Gerçekten sizinle rekabet etmek güzeldi . Gözde sizden bahsetmişti nasıl oynadığınıza dair ama iyi olduğunuzu şimdi oynadığımız zaman fark ettim . Gerçekten beraberliği hak edecek bir maç oldu .İyi ki maç yapmak istemişsiniz . Eh artık okullararası müsabakalarda görüşeceğiz . Tabii yükselebilirseniz ;)

...

'' İyisin dimi !? ''

Yağız :

- İyiyim Gözde , kötü falan mı gözüküyorum ? Alt tarafı yeri boyladık . Bir şeyimiz yok yani .

'' Ne bileyim yerden kalkamadın falan !? ''

Yağız :

- Bu her maçta olan normal bir şey buna alışık olmasak zaten yapmayız bu sporu ;)

'' İyi ben yine de kontrol edeyim dedim . Neyse hadi gidelim o zaman . ''

Berat :

- Nereye !?

'' Aovv nereye mi ? Yakınlarda kafe görmüştüm oraya geçicez . ''

Berat :

- Harika fikirmiş hadi hep birlikte gidelim .

'' Hep birlikte !!? ''

Yiğit :

- Hahha bu iş güzel olacak ;)

'' E e iyi madem gidelim bir sorun olmaz dimi !? ''

Yağız :

- Ne sorunu olacakmış gidelim tabii . Hem beraberliğimizi kutlarız .

Yiğit :

- Kutlama yapmak için harika bir sebep !

Berat :

- Tabii biz genelde birinciliğe oynarız da neyse ...

'' Her şeyin ilki vardır derler dimi ama BERAT !? ''

Berat :

- Aynen .

'' O zaman gidelim hadi ! ''

...

En sonunda cümbür cemaat bir kafeye gidip oturmuştuk . Garsonlar bizim için iki masayı birleştirmişti . Ben direk Yağız'ın yanına geçivermiştim . Ege ile Enver sapçık kardeşler olduğundan en başlara oturmuşlardı . Cemre ile Buğra yan yana onların yanına Yağız'In tam karşısına Berat gelecek şekilde oturmuş Hazal benim yanıma gelecek şekilde de Yiğitle yan yana oturmuşlardı . Bizim oturduğumuz yer büyük bir puf koltuk olduğundan dört kişi sığabilmiştik .

...

Menüde siparişlerimize karar verdikten sona garson gelmiş ve hızlı hızlı herkesin siparişini not etmişti . Sonrasında da hemen gidivermişti .

10 dakika sonra tüm siparişler gelmişti . Biz de siparişler gelene kadar güzel güzel konuşmuştuk . Enver ile Yiğit uzun uzadıya konuşmuş ve birbirlerini tanımış Cemre hiçbir konuşmaya dahil olmamış ve selfie çekmişti .

Biz Yağız ile gülüşürken siparişlerimiz de gelmişti . İçeceklerimizi içip Yağızla sohbet ederken Cemre de önündeki kahveyi ve tatlıyı , Hazal ile Yiğit'i , kendisi ile Buğra'yı çekiyordu . Yağız'ın kaş göz yapmasıyla anlamıştım bende . Cemre'nin bu hareketleri komiğime kaçınca da güldüm . Ben gülünce berat bizim tarafa dönmüş tip tip bakmaya başlamıştı . Bu sırada Buğra da onu masa altından dürtmüştü . Bende çok kafaya takmadan hemen önüme döndüm . Ege de sırıtıp gözlerini kaçırmış ve tabağına yoğunlaşmıştı .

Siparişlerimizi bitirdikten sonra hepimiz kalkıp kafenin önünde ayrılıp dağılmıştık . Tabii biz pazar günü buluşacaktık . Yağız , Ege ve Enverle ...

...

Pazar günü hazırlanıp kafenin yolunu tutmuştum .Dün pek düzgün konuşamamıştık ve hasret giderememiştik . Şimdi daha rahat takılabiliriz .

</p>

...

Vardığımda Yağız bir masada oturup hepimizin gelmesini bekliyordu . Onu görür görmez hemen yanına gittim . Beni görür görmez ayaklanmıştı . Ona selam verdikten sonra sarıldık ve hemen onun yanındaki sandalyeyi çekip oturdum . Diğerleri gelene kadar biraz konuşmuştuk . Bizim Ege ile Enver de geldikten sonra artık tamamdık . Onlara da sarılıp onlarla selamlaştıktan sonra garson gelip siparişlerimizi aldı .

Siparişleri beklerken bende Ege ve Enver ile hasret giderme işleriyle meşguldüm .

Ege :

- Nerdesin sen kızım ya !?

Enver :

- Özlettin kendini .

Ege :

- En çok da Yağız özledi bir görsen sen gidince üç gün kendine gelemedi çocuk . Yataktan sürüye sürüye kaldırdık .

Yağız :

- Abartmasanız ...

Enver :

- Kesinlikle Ege yalan söylemiyor bu arada !

'' Demek siz özlemediniz !? Hatta sevinmiş bile olabilirsiniz ! ''

Ege :

- O nereden çıktı kızım !?

'' Öyle anlaşılıyor !! ''

Enver :

- Seni unutmak ne mümkün !? Özledik tabii ! Kaç yıldır arkadaşız kolay mı öyle bir anda silip atmak !?

'' Haklısınız ... ''

Ege :

- Hadi boşverin duygusallığı . Hazır şu Yiğit denen çocuk ve diğerleri falan da yokken iyi bir vakit geçirelim . Dün neydi öyle yaa !?

Enver :

- Aynen ya . Düzgün konuşturmadılar geldiler peşimiz sıra . Ama ne yalan söyleyeyim . Yiğit kafa çocuk gibi biraz sevdim .

'' Aaa sizleri çok seviyorum en iyi arkadaşlarımsınız ama diğer arkadaşlarıma laf söyletmem ! Yiğit iyi biridir komik o yüzden onu sevmeniz normal . Eğer sevmemişseniz Buğra ile Berat'ı sevmemişsinizdir . Buğra biraz ciddidir o yüzden pek güleryüzünü görmek mümkün değil . ''

Yağız :

- Peki ya Berat ?

'' Berat mı ? ''

Ege :

- Sevgilindi dimi o senin ?

'' Nereden çıktı bu Egee !? ''

Ege :

- Nasıl , değil misiniz yani ?

'' Değiliz tabii ki de ! ''

Ege :

- Aov bana öyle geldi demek ki üzgünüm .

'' Önemli değil . ''

Enver :

- Bize Berat'ın kişilik özelliğini söyleyecektin . O nasıl bir tip ?

'' Ben de pek anlamış değilim . Çok değişik ... ''

Ege :

- En azından belirgin özellikleri vardır !?

'' Gittiğim koleji sahiplenmiş biri . ''

Enver :

- Derken ?

'' Kolej sahibinin oğlu . ''

Enver :

- Hee desene egolu şeyin teki .

'' Berke ile tanışsanız onun o tavırlarına şükredersiniz de neyse ! ''

Yağız :

- Bir şey mi dedin ?

'' Evet evet . Dedim ki biraz egosu var evet ama çok da değil . Yerinde yani . Sandığınız gibi kötü pislik çocuklara da benzemiyor . Basketbolu iyi mesela . Amacı sadece oynamak okulunu temsil etmek . Dersleri her öğrenci gibi berbat tabii . ''

Enver :

- Vee ufak bir para birimi ile yüksek notlar alarak geçiyorlar !

'' Evet öyle ama tabii ki de o kadar yüksek değiller . Sadece ucu ucuna geçmeleri için puan yükseltiyorlar . Yiğit mesela 15 20 alıyormuş her dersten ortalama . İşte 55 ile falan zar zor geçiyormuş sınıfı . ''

Yağız :

- Bırakın bu kolej muhabbetlerini . Eğlenmeye geldik değil mi !? Öyle davranalım !

'' Çok haklısın Yağız . Onlar sorunca kaptırdım gidiyorum bende ! ''

Ege :

- Orası iyi mi bari ?

'' Çok güzel denemez ama kötü değil . Gelecek için harika bir seçim mesela ! ''

Enver :

- Ah orada okumak vardı !

Yağız :

- İmkansız bir hayal . Okullararası turnuvaya gidebilecekken okul mu değiştirmek istiyorsunuz !?

Enver :

- Ah doğru , çok haklısın !

Ege :

- Bırakın bu boş muhabbetleri önümüze bakalım . Basketbol turnuvasında en az çeyrek finale yükseleceğiz . Bizi kimse tutamaz !

Enver :

- Aynen öyle !

'' Tabii çok yüksekten uçmadan azıcık bir aşağı inin de şu kahvelerinizi için soğuyacaklar . ''

Söylediğim lafa hepsi güldükten sonra gelen siparişlerimizi yiyip içmiştik .

...

</p>

Bölüm sonu

3 yorum