Gözlerimi devirip ayağa kalkarken Yağız da Berat'ın elinden destek alıp ayağa kalkmıştı . İkisi arasında şu şekil bir diyalog geçtikten sonra oturmak için sahadan çıkmıştık ve o sırada nihayet Yağız'a iyi olup olmadığını sorabilmiştim :
Berat :
- İyi misin !?
Yağız :
- Hiç bu kadar iyi olmamıştım . İlk defa bu denli dişli bir rakiple karşılaşıyorum . Gerçekten sizinle rekabet etmek güzeldi . Gözde sizden bahsetmişti nasıl oynadığınıza dair ama iyi olduğunuzu şimdi oynadığımız zaman fark ettim . Gerçekten beraberliği hak edecek bir maç oldu .İyi ki maç yapmak istemişsiniz . Eh artık okullararası müsabakalarda görüşeceğiz . Tabii yükselebilirseniz ;)
...
'' İyisin dimi !? ''
Yağız :
- İyiyim Gözde , kötü falan mı gözüküyorum ? Alt tarafı yeri boyladık . Bir şeyimiz yok yani .
'' Ne bileyim yerden kalkamadın falan !? ''
Yağız :
- Bu her maçta olan normal bir şey buna alışık olmasak zaten yapmayız bu sporu ;)
'' İyi ben yine de kontrol edeyim dedim . Neyse hadi gidelim o zaman . ''
Berat :
- Nereye !?
'' Aovv nereye mi ? Yakınlarda kafe görmüştüm oraya geçicez . ''
Berat :
- Harika fikirmiş hadi hep birlikte gidelim .
'' Hep birlikte !!? ''
Yiğit :
- Hahha bu iş güzel olacak ;)
'' E e iyi madem gidelim bir sorun olmaz dimi !? ''
Yağız :
- Ne sorunu olacakmış gidelim tabii . Hem beraberliğimizi kutlarız .
Yiğit :
- Kutlama yapmak için harika bir sebep !
Berat :
- Tabii biz genelde birinciliğe oynarız da neyse ...
'' Her şeyin ilki vardır derler dimi ama BERAT !? ''
Berat :
- Aynen .
'' O zaman gidelim hadi ! ''
...
En sonunda cümbür cemaat bir kafeye gidip oturmuştuk . Garsonlar bizim için iki masayı birleştirmişti . Ben direk Yağız'ın yanına geçivermiştim . Ege ile Enver sapçık kardeşler olduğundan en başlara oturmuşlardı . Cemre ile Buğra yan yana onların yanına Yağız'In tam karşısına Berat gelecek şekilde oturmuş Hazal benim yanıma gelecek şekilde de Yiğitle yan yana oturmuşlardı . Bizim oturduğumuz yer büyük bir puf koltuk olduğundan dört kişi sığabilmiştik .
...
Menüde siparişlerimize karar verdikten sona garson gelmiş ve hızlı hızlı herkesin siparişini not etmişti . Sonrasında da hemen gidivermişti .
10 dakika sonra tüm siparişler gelmişti . Biz de siparişler gelene kadar güzel güzel konuşmuştuk . Enver ile Yiğit uzun uzadıya konuşmuş ve birbirlerini tanımış Cemre hiçbir konuşmaya dahil olmamış ve selfie çekmişti .
Biz Yağız ile gülüşürken siparişlerimiz de gelmişti . İçeceklerimizi içip Yağızla sohbet ederken Cemre de önündeki kahveyi ve tatlıyı , Hazal ile Yiğit'i , kendisi ile Buğra'yı çekiyordu . Yağız'ın kaş göz yapmasıyla anlamıştım bende . Cemre'nin bu hareketleri komiğime kaçınca da güldüm . Ben gülünce berat bizim tarafa dönmüş tip tip bakmaya başlamıştı . Bu sırada Buğra da onu masa altından dürtmüştü . Bende çok kafaya takmadan hemen önüme döndüm . Ege de sırıtıp gözlerini kaçırmış ve tabağına yoğunlaşmıştı .
Siparişlerimizi bitirdikten sonra hepimiz kalkıp kafenin önünde ayrılıp dağılmıştık . Tabii biz pazar günü buluşacaktık . Yağız , Ege ve Enverle ...
...
Pazar günü hazırlanıp kafenin yolunu tutmuştum .Dün pek düzgün konuşamamıştık ve hasret giderememiştik . Şimdi daha rahat takılabiliriz .
</p>
...
Vardığımda Yağız bir masada oturup hepimizin gelmesini bekliyordu . Onu görür görmez hemen yanına gittim . Beni görür görmez ayaklanmıştı . Ona selam verdikten sonra sarıldık ve hemen onun yanındaki sandalyeyi çekip oturdum . Diğerleri gelene kadar biraz konuşmuştuk . Bizim Ege ile Enver de geldikten sonra artık tamamdık . Onlara da sarılıp onlarla selamlaştıktan sonra garson gelip siparişlerimizi aldı .
Siparişleri beklerken bende Ege ve Enver ile hasret giderme işleriyle meşguldüm .
Ege :
- Nerdesin sen kızım ya !?
Enver :
- Özlettin kendini .
Ege :
- En çok da Yağız özledi bir görsen sen gidince üç gün kendine gelemedi çocuk . Yataktan sürüye sürüye kaldırdık .
Yağız :
- Abartmasanız ...
Enver :
- Kesinlikle Ege yalan söylemiyor bu arada !
'' Demek siz özlemediniz !? Hatta sevinmiş bile olabilirsiniz ! ''
Ege :
- O nereden çıktı kızım !?
'' Öyle anlaşılıyor !! ''
Enver :
- Seni unutmak ne mümkün !? Özledik tabii ! Kaç yıldır arkadaşız kolay mı öyle bir anda silip atmak !?
'' Haklısınız ... ''
Ege :
- Hadi boşverin duygusallığı . Hazır şu Yiğit denen çocuk ve diğerleri falan da yokken iyi bir vakit geçirelim . Dün neydi öyle yaa !?
Enver :
- Aynen ya . Düzgün konuşturmadılar geldiler peşimiz sıra . Ama ne yalan söyleyeyim . Yiğit kafa çocuk gibi biraz sevdim .
'' Aaa sizleri çok seviyorum en iyi arkadaşlarımsınız ama diğer arkadaşlarıma laf söyletmem ! Yiğit iyi biridir komik o yüzden onu sevmeniz normal . Eğer sevmemişseniz Buğra ile Berat'ı sevmemişsinizdir . Buğra biraz ciddidir o yüzden pek güleryüzünü görmek mümkün değil . ''
Yağız :
- Peki ya Berat ?
'' Berat mı ? ''
Ege :
- Sevgilindi dimi o senin ?
'' Nereden çıktı bu Egee !? ''
Ege :
- Nasıl , değil misiniz yani ?
'' Değiliz tabii ki de ! ''
Ege :
- Aov bana öyle geldi demek ki üzgünüm .
'' Önemli değil . ''
Enver :
- Bize Berat'ın kişilik özelliğini söyleyecektin . O nasıl bir tip ?
'' Ben de pek anlamış değilim . Çok değişik ... ''
Ege :
- En azından belirgin özellikleri vardır !?
'' Gittiğim koleji sahiplenmiş biri . ''
Enver :
- Derken ?
'' Kolej sahibinin oğlu . ''
Enver :
- Hee desene egolu şeyin teki .
'' Berke ile tanışsanız onun o tavırlarına şükredersiniz de neyse ! ''
Yağız :
- Bir şey mi dedin ?
'' Evet evet . Dedim ki biraz egosu var evet ama çok da değil . Yerinde yani . Sandığınız gibi kötü pislik çocuklara da benzemiyor . Basketbolu iyi mesela . Amacı sadece oynamak okulunu temsil etmek . Dersleri her öğrenci gibi berbat tabii . ''
Enver :
- Vee ufak bir para birimi ile yüksek notlar alarak geçiyorlar !
'' Evet öyle ama tabii ki de o kadar yüksek değiller . Sadece ucu ucuna geçmeleri için puan yükseltiyorlar . Yiğit mesela 15 20 alıyormuş her dersten ortalama . İşte 55 ile falan zar zor geçiyormuş sınıfı . ''
Yağız :
- Bırakın bu kolej muhabbetlerini . Eğlenmeye geldik değil mi !? Öyle davranalım !
'' Çok haklısın Yağız . Onlar sorunca kaptırdım gidiyorum bende ! ''
Ege :
- Orası iyi mi bari ?
'' Çok güzel denemez ama kötü değil . Gelecek için harika bir seçim mesela ! ''
Enver :
- Ah orada okumak vardı !
Yağız :
- İmkansız bir hayal . Okullararası turnuvaya gidebilecekken okul mu değiştirmek istiyorsunuz !?
Enver :
- Ah doğru , çok haklısın !
Ege :
- Bırakın bu boş muhabbetleri önümüze bakalım . Basketbol turnuvasında en az çeyrek finale yükseleceğiz . Bizi kimse tutamaz !
Enver :
- Aynen öyle !
'' Tabii çok yüksekten uçmadan azıcık bir aşağı inin de şu kahvelerinizi için soğuyacaklar . ''
Söylediğim lafa hepsi güldükten sonra gelen siparişlerimizi yiyip içmiştik .
...
</p>

