İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 49 · 5 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 49

Dostluk Maçı

Yağız :

" Belki bir gün birlikte öğreniriz . "

...

Yağız sesini biraz alçaltmış ve bana bakarak bir şey söylemişti . Tabii ki ben o sırada Berat ile dışarıdan nasıl göründüğümüzü düşünüp utanırken dalgınlığıma yenik düşmüştüm.

" Ha ? Ne ? Ne söylemiştin..?"

Yağız bana utanıp sıkılarak bakarken Ela'nın sesi bizi gerçek dünyaya döndürmüştü .

'' Huhuu ne konuşuyorsunuz bakayım . İki saattir bakkaldan çikolata istiyorum yahuu ! ''

Ela'nın bu tavrına Yağız ile kahkaha attıktan sonra bakkala girip Ela'ya çikolata almıştık . Yağız tabii beni es geçmeyip benim için de bir şey almıştı .

'' Epey sonra karşılaşma hatrına sana geçmişten bir tat ısmarlıyorum Gözde ! ''

'' Yaa hala sevdiğimi nasıl unutmazsın !? ''

'' Ben seni çok iyi tanıyorum Gözde ve bir o kadar da önemsiyorum ... ''

Ben ona şaşkın şaşkın ama bir o kadar da mutlu bakıyorken aramıza tekrardan Ela girmişti .

'' Hadi gidelim bizim mahalleye geldik sonunda ! Eve kendimi atar atmaz uyucamm ! ''

Yağız :

- Tabii abiyi peşin sıra saatlerce koşturursan böyle yorulursun !

Yağız'a gülerek Ela'ya döndüm ve konuştum .

'' Elacım seni görmek çok güzeldi ama artık ayrılma vakti . Benimde eve gitmem gerek . Sen de dinlenirsin hem . Sonra tekrar görüşürüz . ''

'' Gitmesen olmaz mıı !? ''

'' Üzgünüm ... ''

Yağız :

- Kalsaydın ya . Annemle sohbet ederdiniz biraz ?

'' Sana söz annemi yanıma alıp geleceğim bir dahakine . ''

Yağız :

- Bu sözünü hatırlatırım ama baak !

'' Olur unutursam hatırlat . Çıkar çıkar geliriz sonra annemle . ''

Yağız :

- Karşılaşmak güzeldi . Umarım bir daha görüşmeyi kesmeyiz .

'' Öyle bir şey olmayacak ! Görüşmeye son hız devam ;) Hadi ben kaçtım annene selamlar yanağına öpücük at benim için . ''

El sallayarak Yağız ile Ela'nın yanından ayrılıp doğruca evin yolunu tuttum . Bugün gerçekten çok güzel bir gün olmuştu ve çok mutluydum . Yolda yürürken tüm bu olanları düşünme fırsatı bile bulmuştum .

...

Ne mi düşünüyorum . Tabii ki de olup biteni !

Yağız'ın bir anda karşıma çıkması ve ona sarılabilmem , ne kadar geç olsa da bunu yapabilmem . Arkadaşlarımla tanışması , yakında tekrar görüşeceğimiz ve görüştüğümüzde de onların benim yeni sınıf arkadaşlarımla maç yapacağı .

Gerçekten hangi tarafta yer alacağımı bilmiyorum . Hangi tarafı desteklemeliyim ? Eski arkadaşlıklar mı yeni arkadaşlar mı !?

Tabii ben tarafsız bir şekilde izlerim . Kazanan hünere ve beceriye göre zaten belirlenecek . En iyi taraf kazanır !

...

1 hafta içinde Yağız kendi arkadaşlarıyla konuşmuş ve günü ile saati ayarlamıştı . Cumartesi günü 2.5 3 gibi toplanacak ve maç yapacaktık . Sonra ben diğerleri ile maç sonrası kafede oturacaktım . Tabii diğerleri derken Yağız , Ege ve Enver'i kast ediyordum . Onlarla biraz daha zaman geçirip arayı kapatmak ve hasret gidermek istiyordum .

Yağız ile bu konuda anlaştıktan sonra Berat'a saati ve günü söyledim . O da maçın yapılacağı sahanın konumunu atmıştı . Onların evine çok yakın bir yerdi .

Yağız'a konumu attıktan sonra mesajlaşmayı bırakmıştık . 3 gün sonra cumartesi günü olacaktı .

Ve o gün nihayet gelip çatmıştı !..

...

Hızla zamanı gelince giyinerek evden çıktım . Yol 30 - 40 dakika sürecekti . Saat 2 - 2 : 10 civarı hazırdım .

</p>

Hazırlanıp basketbol sahasına gittikten sonra saat ikiyi kırk beş geçiyordu . Beratlar çoktan buradaydı ve kendi aralarında hazırlık yapıyor ve oynuyorlardı . Cemre de oturmuş Milkshake içiyordu bankta . Yanına gidip selam verince dönüp bana baktı ve sonra da bankta oturmam için kaydı . Yanına oturduktan sonra peşim sıra Hazal da gelmişti .

Bizimkileri beklerken Hazal ile doya doya sohbet etmiş ve gülüşmüştük . Bizim bu mutlu halimize ve konuşmalarımıza en sonunda Cemre de katılmak istemişti ve üçümüz hep birlikte basketbol maçını konuşmuştuk . Kim yenecek iddialı mı olacak . Tüm detayına varıncaya kadar konuşmuştuk ve erkekleri izlerken yaptıkları abuk sabuk hareketlere de gülmüştük . Biz böyle gülüşürken en sonunda parktan içeriye Yağız ve diğerleri girmişti .

Onları görünce elimi kaldırıp yerimi belli ettim . Yanımıza vardıklarında hemen ayaklanmış ve Ege ile Enver'e sarılmıştım .

Seslerimizi duyan Beratlar da oyunu bırakıp yanımıza gelmişti ve hem tanılıp hem de el sıkışmışlardı .

Biraz dinlendikten ve konuştuktan sonra nihayet maç başlamıştı .

3 VS 3

Okulumuzun en iyi üçlüsü ve eski okulumun en iyi üçlüsü karşı karşıyaydı . Peki ya ben hangi tanımı tutmalıydım .

Eğer bu gerçek maç olsaydı büyük ihtimal kendi sınıfımı tutardım çünkü aksisi hainlik olurdu .

Ama şuan eğlencesine oynuyorlardı yani hangi takımı tutuğum tamamen bana bağlıydı .

Benim de aslında maç oynanmaya devam ettikçe fikrim tamamen sabitleşiyordu .

Tuttuğum takım kesin ama kesin Yağız'ın yani biricik arkadaşlarımın takımıydı . Ama maalesef onlar için gereksiz tezahürat yapamazdım çünkü onların kazanmasını tutan burada sadece bendim !..

...

Maçın ilk dakikaları ısınmayla geçmiş ve Yağızlar 3 defa basket atmıştı . Sanki Beratlar onları hafife almış ve imtiyaz vermiş gibiydi . 3 - 0 kaybetmeye başladıklarında ipin ucunu gerdirmişler ve biraz oynamaya başlamışlardı . Kısa bir efor sonucu durum berabere idi . 4 - 4

Sürekli bi' Berat bi' de Yağız basket atıyordu . Yani gerçekten her şekilde maç berabere ilerliyordu . Ve bu oyun daha onların gücünün yarısı bile değildi . Hiçbiri gerçek anlamda oynamıyor ve işler de kızışmıyordu .

Tabii berabere kalınmaya devam edildikçe nihayet bir takım tüm gücüyle oynamaya başlamış ve diğer takıma da başka şans bırakmamıştı . Tüm gücüyle oynamaları için ...

Bu da işlerin kızıştığına işaretti .

İki takımda acımaksızın oynuyor tüm güçleriyle mücadele ediyordu . İşleri gerçekten de ciddiye almışlardı . Tıpkı gerçek bir maçtaymış gibilerdi .

Eğer böyle devam ederlerse belki de birisi yaralanabilirdi .

Ki demez olaydım !

Tam o sırada berat ile Yağız aynı anda yeri boylamıştı .

Berat savunmada iken Yağız basket atmaya gidiyordu . Havada büyük bir mücadele gerçekleşmiş bunun sonucunda top saha dışına fırlamış erkeklerde yeri boylamıştı .

Biz de kızlar olarak doğruca banktan kalkıp sahaya girmiştik . Hazal ile Cemre Berat'a koşmuş iken ben de direk Yağız'ın yanına gitmiş ve çökmüştüm .

Berat Yağızdan önce toparlanıp ayağa kalkmıştı . Biz de Ege ve Enverle birlikte Yağız'ın kalkmasına yardım edecekken Berat gelmiş ve elini Yağız'a uzatmıştı . Eli Yağız'a uzanmış ama gözleri Yağız'a bakmıyordu . Bana bakıyordu !..

...

Tam bu sırada Yiğit aramıza dalmış ve konuşmaya başlamıştı .

'' Kızına girilmiş bir mücadele gibi gözükse de süperdiniz ikinizde . Son düşüşe de bakacak olursak sanırım dostluk kazandı . MAÇ BERABERE ! ''

Bölüm sonu

2 yorum