İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 46 · 6 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 46

Yağız

Hız trenine Buğra ile Cemre , Hazal ile de Yiğit yan yana bindiğinden bende Berat ile yan yana binmek zorunda kalmıştım .

Birkaç kişi daha binip koltuklarına yerleştikten sonra nihayet hız treni yavaş yavaş çalışmaya başlamıştı . Biraz tedirgin olmaya başlarken Berat söze girmişti .

'' Korkma , alt tarafı ölüyormuş gibi hissedersin ;) ''

'' Bu hiç yardımcı olmadı ama ! ''

'' Çok eğlenceli olduğunu sende göreceksin . Ve işte başlıyoruz ... ''

Berat'ın bu sözüyle hız treni bir anda hızlanmaya başlamıştı . Gerçekten ışık hızında gidiyordu . Dümdüz giderken sonrasında yukarı doğru çıkmaya başladı . Az sonra da aşağı aynı hızda inecekti . En korktuğum yer de burasıydı zaten .

Tam aşağı doğru düşmenin ucunda iken elimi koltuğun kol kısmına uzatıp sımsıkı tutunmuştum . Sonrasında da aşağıya ışık hızında inmeye başlamıştık . Herkes aynı ses şiddetiyle (yani avazları çıktığı kadar) bağrışıyordu . Cemre ellerini havaya uzatıp eğlenceli bir çığlık atarken Yiğit de benim gibi koltuğa sinmişti .

Nihayet aşağı inme bittiğinde dümdüz yolda araba biraz yavaşlayıp devam etmeye başladı . Bu sırada ben de elimi biraz olsun gevşetmiştim . Elimi gevşettikten sonra Berat yine bir şeyler söylemeye başlamıştı .

'' Tırnaklarını derime geçirmeye devam etseydin ya ? ''

'' Ne ? ''

Hızla ona dönüp baktığımda ellerimi onun elinin üstünde görmem bir olmuştu . Elimi hızla çektikten sonra onun eline baktım .

'' Abartma tırnaklarım o kadar uzun değil . Ayrıca tırnaklarımı batırmadım sadece sımsıkı tuttum o kadar . Rahatsız olduysan da diyebilirdin yani elini çek diye ! ''

'' Ee eğlenceliydi dimi ? ''

'' Lafı mı çeviriyorsun yoksa dalga mı geçiyorsun !? ''

'' Ne alaka ? ''

'' Eğlenmiş gibi mi duruyorum ? Yine içim dışıma çıktı koltuktan fırlayacak gibi oldum bir de . ''

'' Yiğitten hiç farkın yok senin de . ''

Gözlerimi kaçırıp Yiğit'e dönünce Hazal'ın dibine girmiş ve gözlerini koltuktan tarafa çevirip koltuğa sinmiş olan Yiğitle karşılaşmıştım .

'' Ben o kadar korkmadım ama . ''

'' Evet tek yaptığın ellerimi kenetleyip sıkmak oldu . Bir de korkunç çığlıkları unutmayalım ;) ''

'' Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın !? Gel senide korkularınla yüzleştirelim bakalım ! ''

Ben böyle söyleyince bir anda yüzü düşmüştü ve düşüncelere dalmıştı . O sırada da hız treni durmuş ve herkes inmeye başlamıştı .

Hız treninden inip biraz ilerledik . O sırada Berat hala hayal dünyasında gezinmekteydi . Ona yaklaşıp iyi olup olmadığını sordum . Bu sorumdan birkaç saniye sonra düşlerinden çıkıp nihayet yüzüme bakabilmişti .

'' Korkumun ne olduğunu söylememi ister misin ? Emin ol duyunca korkularımla yüzleşmemi istemezsin ! ''

Tam Berat'a bakmış ve cevabını beklerken Berat'ın arkasında birazcık uzakta tanıdık bir yüz görmüştüm . Sonrasında Berat'ın cevabını bile bekleyemeden koşa koşa yanına gitmiştim . Biraz yaklaştıktan sonra ismini haykırmıştım .

Sesimden beni tanıyacak olacaktı ki hıphızlı bir şekilde arkasını dönüp adımı söyledi . Daha sonra da bir saniye bile beklemeden üzerime doğru gelerek büyük bir şefkatle sarılmıştı . Ne kadar sıkı bir sarılma gibi hissettirse de çok yumuşak ve nazikçeydi .

'' Yağız ... ''

'' Gözdem ... ''

'' Çok özledim seni ben ! ''

'' Veda etmeye vakit ayırsaydın belki ... ''

'' Yapamazdım Yağız yapamazdım . Sana veda etsem senden ayrılamazdım . Daha da zor olurdu . Özür dilerim sana veda etmemeyi seçtim ... ''

'' Bir hoşçakala sığdırdın ya beni ... ''

'' Biliyorum ama bak kader bizi tekrar birleştirdi ! ''

'' İyi ki ! İyi ki birleştirdi ki şuan o gecikmiş sarılmayı gerçekleştiriyoruz . ''

'' Sen niye buradaydın kiminle geldin , diğerleri yanında mı !? ''

'' Yok onlar burada değil kardeşimle geldim . ''

'' Gerçekten mi !? Nerede o bücürr !? ''

'' Atlı karınca da . ''

'' Sen niye buradasın o zaman kardeşini bırakmışsın orada !? ''

'' Sana geldim . Seni görür gibi oldum . Yanılıp yanılmadığımı kontrol etmeye gelmiştim ki görüyorum ki yanılmamışım ve doğru görmüşüm . ''

'' E o zaman gidelim yanına korkar şimdi o . ''

'' O büyüdü ablası . ''

'' Daha yeni başlamadı mı okula !? ''

'' E büyüdü işte ? ''

'' Ah Yağız ah ! ''

'' Arkadaşların için diyorum ben . ''

'' Arkadaş ? Haa doğru . ben onları unutmuştum . Hadi hemen tanışın sonra da kardeşini almaya gidelim . ''

'' Onları bırakıp benle gelmen ayıp olmaz mı ? ''

'' Kardeşini alır yanlarına geri döneriz . Sonrasına da bakarız artık . ''

'' Peki . ''

'' Hadi gel benimle ! ''

Yağız'ın elinden tutarak bize tip tip bakan arkadaşlarımın yanına götürdüm . Hepsi şaşkındı ve bir cevap bekliyorlardı . Yağız'ı teker teker hepsiyle tanıştırdım .

'' Arkadaşlar bu Yağız . Eski okulumdan ... Ayrıca eski sınıfımdan . Yiğit sana bahsettiğim Yağız . Sınıfın en iyi basketbolcusu olan . ''

Yiğit :

- A öyle mii !? Demek o bu . En en en yakın arkadaşın ;)

'' A-aynen öyle ... ''

Yiğit :

- Klişe olacak biraz ama Gözde senden gerçekten çok bahsetti .Seni öve öve bitiremedi valla !

Yağız gülerken ve ben de yerin dibinden yerimi ayırtmakla meşgul iken Berat boğazını temizleyip öne çıkmış ve elini Yağız'a uzatmıştı .

'' Berat ben de memnun oldum ! ''

Yiğit :

- Berat da bizim sınıfın en iyisi olur basketbolda ;)

Yağız :

- Oo öyle mi memnun oldum Yağız ben .

Yağız ile Berat sıkı sıkı uzun bir süre boyunca el sıkışıp birbirleriyle bakışmışlardı . Onların el sıkışmasını ayıran Yiğit olmuştu .

'' Eeee maç yapmaya geldin dimii !? ''

Yağız :

- Anlamadım ?

Yiğit :

- Yanii diyorum ki ...

'' Bizim sınıf okulun ana takımı oldu da Yiğit onu diyor . Ben demiştim ki ona eğer kazanırlarsa sizinle maç yapmaları için sizi ikna edecektim . ''

Yağız :

- En iyiler en iyilerle diyorsun !?

Berat :

- Aynen öyle diyor !

Yağız :

- Bence makul fikir . Okullararası turnuvaya hazırlık maçı olur hem iki taraf içinde . Ben bizimkilerle konuşur anlaşırım .

Berat :

- Gününü bildirirsin yerini bildiririz !

Yağız :

- O zaman iletişim bilgilerinize ihtiyacım olacak .

'' Eee Yağız ben o işi hallederim ama sence de gecikmedik mi !? ''

Berat :

- Nereye !?

'' Kardeşi atlı karıncada kaldı . Alıp geleceğiz ! ''

Yağız'ı kolundan sürükleyerek götürdüm ve birlikte atlı karıncanın oylunu tuttuk . Biz oraya vardığımızda Ela daha yeni iniyordu . Beni görerek hemen yanıma koştu .

'' Gözde ablaa ! Seni çok özledim !! ''

'' Bende seni çok özledim Ela . ''

'' Sende mi bizim gibi eğlenmeye geldin !? ''

'' Evet öyle yaptım . ''

'' Kiminle geldin ?? ''

'' Arkadaşlarımla geldim onlarla tanışmak ister misin ? ''

'' Olur ! Sonrasında da pamuk şeker yemeye gidelim mi üçümüz ?? ''

'' Ü-üçümüz mü ? ''

Tam o sırada Yağız araya atlamıştı .

'' Ama onun arkadaşlarına ayıp olur . Ben sana giderken alırım . ''

'' Ya da hep birlikte gideriz .Hadi gelin benimle ! ''

Yağız ile Ela'yı peşime takarak bizimkilerin yanına geri dönmüştük . Döndüğümüzde konuştukları şeyi hemen bırakıp bize dönmüşlerdi .

...

Bölüm sonu

4 yorum