Hız trenine Buğra ile Cemre , Hazal ile de Yiğit yan yana bindiğinden bende Berat ile yan yana binmek zorunda kalmıştım .
Birkaç kişi daha binip koltuklarına yerleştikten sonra nihayet hız treni yavaş yavaş çalışmaya başlamıştı . Biraz tedirgin olmaya başlarken Berat söze girmişti .
'' Korkma , alt tarafı ölüyormuş gibi hissedersin ;) ''
'' Bu hiç yardımcı olmadı ama ! ''
'' Çok eğlenceli olduğunu sende göreceksin . Ve işte başlıyoruz ... ''
Berat'ın bu sözüyle hız treni bir anda hızlanmaya başlamıştı . Gerçekten ışık hızında gidiyordu . Dümdüz giderken sonrasında yukarı doğru çıkmaya başladı . Az sonra da aşağı aynı hızda inecekti . En korktuğum yer de burasıydı zaten .
Tam aşağı doğru düşmenin ucunda iken elimi koltuğun kol kısmına uzatıp sımsıkı tutunmuştum . Sonrasında da aşağıya ışık hızında inmeye başlamıştık . Herkes aynı ses şiddetiyle (yani avazları çıktığı kadar) bağrışıyordu . Cemre ellerini havaya uzatıp eğlenceli bir çığlık atarken Yiğit de benim gibi koltuğa sinmişti .
Nihayet aşağı inme bittiğinde dümdüz yolda araba biraz yavaşlayıp devam etmeye başladı . Bu sırada ben de elimi biraz olsun gevşetmiştim . Elimi gevşettikten sonra Berat yine bir şeyler söylemeye başlamıştı .
'' Tırnaklarını derime geçirmeye devam etseydin ya ? ''
'' Ne ? ''
Hızla ona dönüp baktığımda ellerimi onun elinin üstünde görmem bir olmuştu . Elimi hızla çektikten sonra onun eline baktım .
'' Abartma tırnaklarım o kadar uzun değil . Ayrıca tırnaklarımı batırmadım sadece sımsıkı tuttum o kadar . Rahatsız olduysan da diyebilirdin yani elini çek diye ! ''
'' Ee eğlenceliydi dimi ? ''
'' Lafı mı çeviriyorsun yoksa dalga mı geçiyorsun !? ''
'' Ne alaka ? ''
'' Eğlenmiş gibi mi duruyorum ? Yine içim dışıma çıktı koltuktan fırlayacak gibi oldum bir de . ''
'' Yiğitten hiç farkın yok senin de . ''
Gözlerimi kaçırıp Yiğit'e dönünce Hazal'ın dibine girmiş ve gözlerini koltuktan tarafa çevirip koltuğa sinmiş olan Yiğitle karşılaşmıştım .
'' Ben o kadar korkmadım ama . ''
'' Evet tek yaptığın ellerimi kenetleyip sıkmak oldu . Bir de korkunç çığlıkları unutmayalım ;) ''
'' Sen hiçbir şeyden korkmaz mısın !? Gel senide korkularınla yüzleştirelim bakalım ! ''
Ben böyle söyleyince bir anda yüzü düşmüştü ve düşüncelere dalmıştı . O sırada da hız treni durmuş ve herkes inmeye başlamıştı .
Hız treninden inip biraz ilerledik . O sırada Berat hala hayal dünyasında gezinmekteydi . Ona yaklaşıp iyi olup olmadığını sordum . Bu sorumdan birkaç saniye sonra düşlerinden çıkıp nihayet yüzüme bakabilmişti .
'' Korkumun ne olduğunu söylememi ister misin ? Emin ol duyunca korkularımla yüzleşmemi istemezsin ! ''
Tam Berat'a bakmış ve cevabını beklerken Berat'ın arkasında birazcık uzakta tanıdık bir yüz görmüştüm . Sonrasında Berat'ın cevabını bile bekleyemeden koşa koşa yanına gitmiştim . Biraz yaklaştıktan sonra ismini haykırmıştım .
Sesimden beni tanıyacak olacaktı ki hıphızlı bir şekilde arkasını dönüp adımı söyledi . Daha sonra da bir saniye bile beklemeden üzerime doğru gelerek büyük bir şefkatle sarılmıştı . Ne kadar sıkı bir sarılma gibi hissettirse de çok yumuşak ve nazikçeydi .
'' Yağız ... ''
'' Gözdem ... ''
'' Çok özledim seni ben ! ''
'' Veda etmeye vakit ayırsaydın belki ... ''
'' Yapamazdım Yağız yapamazdım . Sana veda etsem senden ayrılamazdım . Daha da zor olurdu . Özür dilerim sana veda etmemeyi seçtim ... ''
'' Bir hoşçakala sığdırdın ya beni ... ''
'' Biliyorum ama bak kader bizi tekrar birleştirdi ! ''
'' İyi ki ! İyi ki birleştirdi ki şuan o gecikmiş sarılmayı gerçekleştiriyoruz . ''
'' Sen niye buradaydın kiminle geldin , diğerleri yanında mı !? ''
'' Yok onlar burada değil kardeşimle geldim . ''
'' Gerçekten mi !? Nerede o bücürr !? ''
'' Atlı karınca da . ''
'' Sen niye buradasın o zaman kardeşini bırakmışsın orada !? ''
'' Sana geldim . Seni görür gibi oldum . Yanılıp yanılmadığımı kontrol etmeye gelmiştim ki görüyorum ki yanılmamışım ve doğru görmüşüm . ''
'' E o zaman gidelim yanına korkar şimdi o . ''
'' O büyüdü ablası . ''
'' Daha yeni başlamadı mı okula !? ''
'' E büyüdü işte ? ''
'' Ah Yağız ah ! ''
'' Arkadaşların için diyorum ben . ''
'' Arkadaş ? Haa doğru . ben onları unutmuştum . Hadi hemen tanışın sonra da kardeşini almaya gidelim . ''
'' Onları bırakıp benle gelmen ayıp olmaz mı ? ''
'' Kardeşini alır yanlarına geri döneriz . Sonrasına da bakarız artık . ''
'' Peki . ''
'' Hadi gel benimle ! ''
Yağız'ın elinden tutarak bize tip tip bakan arkadaşlarımın yanına götürdüm . Hepsi şaşkındı ve bir cevap bekliyorlardı . Yağız'ı teker teker hepsiyle tanıştırdım .
'' Arkadaşlar bu Yağız . Eski okulumdan ... Ayrıca eski sınıfımdan . Yiğit sana bahsettiğim Yağız . Sınıfın en iyi basketbolcusu olan . ''
Yiğit :
- A öyle mii !? Demek o bu . En en en yakın arkadaşın ;)
'' A-aynen öyle ... ''
Yiğit :
- Klişe olacak biraz ama Gözde senden gerçekten çok bahsetti .Seni öve öve bitiremedi valla !
Yağız gülerken ve ben de yerin dibinden yerimi ayırtmakla meşgul iken Berat boğazını temizleyip öne çıkmış ve elini Yağız'a uzatmıştı .
'' Berat ben de memnun oldum ! ''
Yiğit :
- Berat da bizim sınıfın en iyisi olur basketbolda ;)
Yağız :
- Oo öyle mi memnun oldum Yağız ben .
Yağız ile Berat sıkı sıkı uzun bir süre boyunca el sıkışıp birbirleriyle bakışmışlardı . Onların el sıkışmasını ayıran Yiğit olmuştu .
'' Eeee maç yapmaya geldin dimii !? ''
Yağız :
- Anlamadım ?
Yiğit :
- Yanii diyorum ki ...
'' Bizim sınıf okulun ana takımı oldu da Yiğit onu diyor . Ben demiştim ki ona eğer kazanırlarsa sizinle maç yapmaları için sizi ikna edecektim . ''
Yağız :
- En iyiler en iyilerle diyorsun !?
Berat :
- Aynen öyle diyor !
Yağız :
- Bence makul fikir . Okullararası turnuvaya hazırlık maçı olur hem iki taraf içinde . Ben bizimkilerle konuşur anlaşırım .
Berat :
- Gününü bildirirsin yerini bildiririz !
Yağız :
- O zaman iletişim bilgilerinize ihtiyacım olacak .
'' Eee Yağız ben o işi hallederim ama sence de gecikmedik mi !? ''
Berat :
- Nereye !?
'' Kardeşi atlı karıncada kaldı . Alıp geleceğiz ! ''
Yağız'ı kolundan sürükleyerek götürdüm ve birlikte atlı karıncanın oylunu tuttuk . Biz oraya vardığımızda Ela daha yeni iniyordu . Beni görerek hemen yanıma koştu .
'' Gözde ablaa ! Seni çok özledim !! ''
'' Bende seni çok özledim Ela . ''
'' Sende mi bizim gibi eğlenmeye geldin !? ''
'' Evet öyle yaptım . ''
'' Kiminle geldin ?? ''
'' Arkadaşlarımla geldim onlarla tanışmak ister misin ? ''
'' Olur ! Sonrasında da pamuk şeker yemeye gidelim mi üçümüz ?? ''
'' Ü-üçümüz mü ? ''
Tam o sırada Yağız araya atlamıştı .
'' Ama onun arkadaşlarına ayıp olur . Ben sana giderken alırım . ''
'' Ya da hep birlikte gideriz .Hadi gelin benimle ! ''
Yağız ile Ela'yı peşime takarak bizimkilerin yanına geri dönmüştük . Döndüğümüzde konuştukları şeyi hemen bırakıp bize dönmüşlerdi .
...

