İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 45 · 6 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 45

İddianın Kazananı

Ve nihayet sınav sonuçlarının açıklanacağı zaman gelip çatmıştı . Dersimize giren öğretmenler teker teker aldığımız notları okumuştu . ve artık iddianın da kazananı belli olmuştu .

...

Matematikte 20 alarak Berat Yiğit'i 5 puan ile geçmişti .

Edebiyatta Yiğit 58 alarak Berat'ı 8 puanla geçmişti .

İngilizcede Berat 20 alıp iki puanla , Almancada da 8 puanla Yiğit kazanmıştı .

Şuan başa baş gibiydiler Berat ile Yiğit . ikisi de birbirini doğru düzgün geçememişlerdi .

Sosyal bilimlerden coğrafyada ise 7 puanla Yiğit Berat'tan yüksek almıştı .

Tarihte ise Berat 11 puan fazla almıştı .

Beden dersinden Buğra , Berat , Yiğit 100 iken ben ve Hazal 90 almıştık .

Fen Bilimlerinde de her şey bayağı bir kötüleşmişti .

Biyoloji de 10 puan fark ile Yiğit kazanmıştı .

Fizikte ise ikisi de 30 alarak berabere kalmışlardı .

Kimyada da Berat 10 puanla yenmişti Yiğit'i .

.

Kazanan da bu sayede maalesef hiç kimse idi . Yani durum berabere ! Yani iddia işi yatmış görünüyordu . Ama onlar bu işten vazgeçmeyerek anlaşma yaptılar .

Yiğit o trenlere binecekti . Berat da ona 3 aylık lüks bir mekandan spor yeri ayarlayacaktı .

Bu da demek oluyor ki hafta sonu lunaparktayızz !..

...

Teneffüste bizimkiler dışarı çıkmak yerinde sıralarında oturarak iddiayı konuşmuşlardı . Bende oturduğum yerden dinlenmiştim .

Yiğit :

-Lunaparka hangi gün gidiyoz ?

Berat :

-Hafta son olsun .

Buğra :

-Cumartesi iyidir Pazar herkesin işi oluyor ya da dinleniyor falan .

Yiğit :

-Cemrede geliyor dimi !?

Buğra :

-Onsuz olur mu kanka ?

Yiğit :

-Bu iddia Berat ile bizim aramızda idi niye herkesin gelmesi gerekiyor .

Berat :

-Çünkü ben istiyorum ayrıca sana Hazal'ı getirme de demiyoruz .Gelsin de eğlensin 😉

Yiğit :

-Hee korku trenine bindirip iyilik falan edersiniz bir de !

Berat :

-Korku filminden korkmayıp trenden de korkman bir efsane !

Yiğit :

-En azından 3 aylık spor salonu biletim var 😉

Buğra :

-O zaman cumartesi günü 2.5 – 3 gibi buluşup lunaparka geçek .

Berat :

-Uyar .

Yiğit :

-Banada kabul .

Berat :

-Gözde geliyorsun dimi !? Gelmeyip Yiğit'in çığlıklarını kaçırmak istemezsin umarım !

'' Gelmem mi tabii geleceğim . ''

Yiğit :

-Lunaparkın yakınında bir kafe var . Oradan doğru geçeriz orada buluşalım .

''Biz okeyiz de sen Hazal'ı unutma . Haber falan vermezsin unutup . ''

Yiğit :

-Yok yok unutmam aklımda , hatta şimdi gidiyorum söylemeye !

Yiğit kalkıp Hazal'ın yanına gitmişti . Bu sayede de konuşma da bitmişti . Cumartesi günü buluşup lunaparkta eğlenecektik .

...

He o lunapark günü gelip çatmıştı . Hemen hazırlanıp dışarı çıktım . Planladığımız gibi ilk önce kafede buluşacaktık .

</p>

Kafeye vardığımda neredeyse herkes burada idi . Sadece Cemre eksikti . Benden biraz sonra o da gelince nihayet herkes tamamdı . Bir şeyler yiyip içtikten ve konuştuktan sonra doğruca lunaparkın yolunu tutmuştuk . Gelir gelmez doğruca korku tünelinin yolunu tuttular . Berat ile Buğra Yiğit'i zor zahmet oturup bağladı ve sonra Buğra Cemre'yi bindirip yanına oturdu . Hepsinin içinde biraz tedirginlik hakimdi . Yiğit Hazal'ı yanına çekip oturtmuştu . Daha sonrasında Berat görevliye işaret verince makine çalıştı . Yiğit ile Buğra şaşkınca arkaya dönüp bakmış ve Berat'a sövmekteydi . Bunun sebebi de Berat'ın benimle birlikte korku tüneline binmeyişi idi .

Berat ile gülerek korku tünelinin dışından biraz ilerledik . İçeride çığlık çığlığa olduğu dışarı gelen uğultudan belli idi . Onlar korkuyla çığlık atarken biz de dışarıda onlara gülüyorduk .

...

Onlar seans bitince kendilerini çözüp dışarı çıktıktan sonra Yiğit üstümüze yürümüştü . Sonrasında da ödeşmek için bir şeyler gevelemeye başlamıştı .

Yiğit :

- Berat !? Nasıl bir düzenbazsın sen ! Hadi Gözde'yi anladım da ya sen !? Korkak tavuk gibi kaçmak yakıştı mı sana oğlum !?

Berat :

- Uzatma Yiğit .Gözde'yi tek başına bırakmadım işte !

Yiğit :

- Oh iyi madem . O zaman Gözde tek başına kalmamaya devam etsin hadi siz gidip birlikte bir dönme dolap turu atın !

Berat :

- Ne !?

Yiğit :

- Bende iddiayı kazanmış sayılıyorum değil mi !? Ya Gözde'yi alıp korku tüneline binin ya da dönme dolaba :)

'' Korku tüneli olmaz ! ''

Berat :

- Yiğit harbi ... Neyse ! Bineceğiz tamam .

Yiğit :

- O zaman önden buyurun .

Buğra :

- Biz de o sırada çarpışan araba keyfi yaparız sonra da yine aynı yerde buluşur hız trenine bineriz .

Cemre :

- Süper bir plan .

Yiğit :

- E hadi o zaman Gözde ile Berat'ı dönme dolaba bindirmeye gidelim sonra da çarpışan arabalara bineriz .

...

Yiğit'in iddia için istediği bir diğer şey olan dönme dolaba binme işini Beratla birlikte yapmaya gitmiştik ve arkamızdan da Yiğitler gelmişti .

Biz dönme dolaba binince ve dönme dolabı çalışınca da çarpışan arabalara doğru gitmişlerdi .

Yükseklikle ilgili bir şey yok ama çok sallanırsa midem fena halde bulanabilir !

...

Dönme dolap yukarı yavaş yavaş çıkmış ve sonrasında birkaç dakikalığına durmuştu . Çalıştıktan sonra yukarı çıkmaya devam etmiştik . Bu sefer de biz en tepede iken bir anda durmuş ve kabin sallanmaya başlamıştı . Sallantı nedeniyle aşağısı da çok bulanık gözüküyordu . Midemin bulanmaması için hemen arkama yaslanıp gözlerimi kapattım .

Berat :

- İyi misin ?

'' Evet , sallantı yüzüne ... ''

Berat :

- Bende hiç sevmiyorum . O yüzden Yiğit binmemizi istedi herhalde ...

'' Hız trenine binmek zorunda mıyız şimdi !? Ben buraya Yiğit'in çığlıklarını duymaya gelmiştim kendim çığlı katmak için değil . ''

Berat :

- Maalesef kaçışın yok hepimiz bineceğiz .

'' Tüh . ''

Berat :

- Korkulacak kadar da kötü değil aslında . . .

'' Onu gel bir de bana söyle ! İçim gidiyor iç organlarım yer değiştiriyormuş gibi hissediyorum hatta sanki ruhum boğazıma kadar gelip geri kaçıyor gibi . ''

Berat :

- Abarttın sende .

'' Hiç de bile ! ''

Berat :

- Neyse artık bakacağız ona . Aşağı da bakabilirsin artık sallantı durdu ve hareket halindeyiz .

'' Bunu bende gördüm ve hissettim zaten ! ''

Berat :

- Sadece söyledim .

'' Neyse tamam .Denerim artık binmeyi . Ama son anda vazgeçip kaçarsam arkamdan konuşmak yok ! ''

Berat :

- Merak etme konuşmam . Konuşanların da ağzının payını veririm !

'' Umarım ... ''

Berat :

- Ne zaman yalan söylediğimi gördün sen !?

'' Hiç ? ''

Berat :

- O zaman emin olabilirsin . Umarım ya da bakacağız artık gibi şeyler demeye gerek duymadan .

'' Sadece lafın gelişi söylemiştim . ''

Berat :

- Öyle olsun .

...

Dönme dolap durunca Berat ile indik ve toplanacağımız yere gittik . Bizden biraz sonra da diğerleri gelmişti ve hep birlikte hız trenine doğru yola çıktık .

...

Bölüm sonu

1 yorum