İçeriğe geç

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 20 · 6 dk okuma

Kolej Aşkı Entrikalar Koleji

Bölüm 20

Toplanma

'' Arkadaşıma ufak bir hayranlık besliyor kendisi hoşlandım diyip diyip ortalıkta geziyor . Neymiş aralarını yapacakmışım ! ''

Berat gülerek :

- Sana gerek kalmayacak gibi . Kader onları birleştirmek için elinden geleni yapıyor zaten .

Yiğit :

- Haklı ! Bana Berke muamelesi yapamazsın .

'' İyi tamam ya ben karışmıyorum ne yaparsanız yapın . ''

Buğra :

- Onu bunu bırakın da ödev ne olacak !? Basketbol maçına ne ara hazırlanacağız ?

Berat :

- Bugün hemen ödevi halledersek yarın çalışmaya vaktimiz olur ayrıca eğer kızlar kabul ederse bizim bugünde çalışmaya şansımız olur .

'' Neyi kabul etmeliyiz ? ''

Berat :

- Bugün ev bomboş , bir çalışan ve biz ! Yiğit sen ben Hazal . Hem çalışır hem eğleniriz hem de biz basketbol oynayıp maç için hazırlanırız . Siz mutlu biz mutlu , nasıl fikir !?

'' Hazal'a sorayım gidip o zaman . ''

Berat :

- Bence gelsin konuşalım . ''

Yiğit :

- Berat kesinlikle haklı . Kalk kız getir Hazal'ı !

Göz devirerek Hazal'ın yanına gittim .Peşimden de Buğra kalkmıştı . Sanırım ödevi halletmeye çalışıyordu . Sınıfta hiç konuşmadığı başka bir çocuğun yanına gidip oturmuştu çünkü . Hazal'ın yanına gidip onu ayağa kaldırdım .

'' Hadi gel ödev için konuşuyoruz . ''

Hazal ile birlikte bizimkilerin yanına gittim . Biz gelir gelmez Yiğit benim yerime kaymıştı ve '' Hazal gel sen böyle otur . '' demişti . Bana da tabii Berat'ın yanı kalmıştı . Berat yerini pek seviyordu herhalde çünkü kaymak yerine bana yol verdi ve beni cam kenarına attı .

Yiğit :

- Evet ne yapıyoruz ?

Berat :

- Ödevi bugün birlikte tamamen halletmeyi planlıyoruz . Bu sayede biz de basketbol maçına hazırlanabiliriz .

Hazal Yiğit'e dönerek :

- Tamam , nerede buluşuyoruz ?

Berat :

- Dördümüz benim evimde .

Yiğit :

- Ödev bitince biraz da eğleniriz hem .

Hazal :

- Yani ev rahat olur kafede buluşup yapamayacağımıza göre .

Berat :

- O zaman bugün benime ev ! Siz gelebilir misiniz konum atayım yoksa gelip alalım mı !?

Yiğit atılarak :

- Ben gelirken Hazal'ı da alır gelirim !

'' Yani çok uzak değilse evlerimiz ... ''

Berat :

- Motor ile yarım saatte geldiğime göre ;)

'' Hmm tamam o zaman . ''

Yiğit :

- A-abi !? Motor ... Sen Gözde'nin evine mi gittin !?

Hazal :

- Ya da Gözde'yi eve bıraktı .

Yiğit :

- Ama ne zaman ?

Berat ile aynı anda :

- Her ikisi de oldu .

'' Hem aldı hem de bıraktı . ''

Hazal :

- Siz buluştunuz mu !?

Şuan gerçekten konuştukça batıyorduk . Neyseki zil çalmıştı ve daha fazla üzerimize gidilememişti .

Yiğit :

- Hazal sen bana konum at ben ayarlandığı saatte gelir alırım seni haberleşiriz .

Hazal :

- Tamamdır .

Hazal ile Yiğit'in bu minik konuşmasının ardından Hazal sırasına gitmiş ve Buğra'da yanımıza gelmişti . Tam ayaklanmaya kalkmıştım ki Berat elimden tutup engelledi . Buğra da gelir gelmez Yiğit'in yanına oturmuştu zaten .

...

Dersler böyle geçip gitmiş ve nihayet okul da bitmişti . Bu da demek oluyordu ki ilk defa Berkesiz ve belasız bir gün geçmişti . Erken de konuşmuyordum ayrıca çünkü çoktan okuldan çıkmış ve evimin önüne gelmiştim bile .

Şaka maka cidden okulun 3.günü de bitmişti . Ama günün bitmesine hala vardı ve bir ödevimiz vardı .

Hemen okul kıyafetlerimi çıkarıp üstümü değiştirdim ve çantamdaki eşyalarımı çıkarıp ödev için bir şeyler koydum .

Annemin benim için hazırladığı şeyleri yiyip doğruca salona geçip oturdum . Bizimkilerden mesaj bekleyecektim . Berat bana konum atacaktı . Tabi sürpriz yapıp almaya kalkmaz ise !

...

Saat 6 olduğunda nihayet beklediğim mesaj gelmişti . '' Yiğitler eve geçiyor . Yarım saate gelirler . Hazırsan bekliyorum ;) '' ve gelen başka bir bildirim sesi . Evin konumu telefonuma düşmüştü .

Hemen anneme ödev yapmak için arkadaşıma gittiğimi söyleyip hazırlanır hazırlanmaz çıkmıştım . Caddenin önünden bir taksi çevirip doğruca yola koyuldum .

Yarım saat sonra gerçekten de evin önündeydim . Ya da villa mı demeli . Belki de bir yalı !?

Hemen taksiciye parayı verip taksiden indim ve bahçe kapısından içeri girdim ve doğruca eve doğru ilerledim . Kapının önünde 1 bahçede ise 1 lüx araba ile bir motor vardı . Bu ne zenginlikti böyle !? Daha bilmediğim , görmediğim kim bilir daha neler vardı !

Hızla kapıyı çaldım . Kapı kısa süre içerisinde bir kadın tarafından açılmıştı . '' Buyurun Gözde Hanım ! '' Şaşkınca kadına bakarak içeri geçmiştim . İçeride bir sürü gülüşmeler dönüyordu . Salona doğru ilerleyince azal ve Yiğit'in gelmiş olduğunu görmüştüm . Beni gördüklerinde hepsi ayaklandı ve selam verdi .

Sonrasında 10 dakika içerisinde kısa sohbetler sonucu ödevi yapmaya başlamıştık . Masaya toplanıp birlikte evdeki çalışandan gelen ikramlar ile ödev yapmaya koyulmuştuk .Hazal ile Yiğit bir türlü anlaşamıyordu çünkü Yiğit bilmediği halde bir şeyler biliyormuş gibi davranıyordu ve bu Hazal'ı iyice çileden çıkartıyordu . Onlar böyle ödev için tartışırken bizde odaklanamadığımız için ödevi yapamıyorduk . En sonunda duruma el attım .

'' Ne oluyor artık anlatır mısınız ! ''

Hazal :

- Ya dediklerimi yapmıyor bu !

Yiğit :

- Bu ikimizin ödevi ya hani , birlikte çalışıyoruz ! Fikrimi katıyorum sadece ...

Hazal :

- Ya Yiğit doğru olsa zaten kabul ederim ve yaparız . Neden yapmamak için direteyim !?

'' Yardım edilecek bir şey var mı !? ''

Berat :

- Dört kişi çalışıp iki ödevi yapmaya ne dersiniz , tartışmasız !

Yiğit :

- Benim hevesim kaçtı .

'' Yiğit ... ''

Hazal :

- Üzgünüm ...

Berat :

- Oğlum daha maç için hazırlanacağız şu ödevden kurtulalım bir an önce !

Yiğit :

- Tamam işte karışmıyorum ben üçünüz yapın gitsin .

En sonunda yanımda oturan Yiğit'in kulağına bir şeyler fısıldayarak kendisine gelmesi için uğraştım .

'' Hemen pes mi ediyorsun , kolay olduğunu kim söyledi ki !? Hadi , hadii ... ''

Hazal :

- Tamam gel senin dediğini yapalım senden değerli değil ya !

Yiğit :

- Sen ne dedin az önce ?

Hazal :

- Ya-yani arkadaş olarak ...

Berat ve ben gülerken Yiğit de Hazal'a bakıp pişkin pişkin sırıtmıştı . Ve nihayet Yiğit de kendine gelmişti ve ödeve devam etmiştik . Evin çalışanı portakal suyu ile kurabiyeler getirdi .

Biz de ödevi bu atıştırmalıkları mideye gömerek yapmaya devam etmiştik . Nihayet yarım saat sonra ödev bitmişti ve hepimiz rahatlamıştık . 5-10 dakika dinlendikten sonra Yiğit ayaklanıp hepimizi basketbol oynamak için bahçeye çıkartmak için uğraşmaya başlamıştı .'' Hadi hadi kalkın daha biz basketbol maçına hazırlanacağız gelip yardım etmelisiniz ! ''

'' Biz ne yapacağız ki ? ''

'' Bizimle maç yapacaksınız ;) ''

Hazal :

- Nee !? Olmaz !

Yiğit :

- Neden !?

Hazal :

- Ben oynayamıyorum ki . Hem bu boyla nasıl oynayayım ?

'' O kadar izledin Hazal , tabii ki biliyorsun !! Hadi gel öğretirler olmadı ? ''

Yiğit :

- Evet evet sen orasını bana bırak .

Berat :

- Peki ya sen ? Sen oynayabiliyor musun ?

'' Dememiş miydim !? Geldiğim sınıf en iyi basketbol oyuncularıyla doluydu ve üçü de en yakın arkadaşlarımdı . ''

Berat :

- Madem öyle ! Seninle zevkle karşılaşmayı bekliyorum .

Bu konuşmadan sonra mutfak kapısından arka bahçeye çıkmıştık . Arka bahçede ufak bir havuz ve bahçenin kalan kısmında beton doldurulmuş zemine dikilmiş iki potalı ufak bir basket sahası !

Ve bir köpek kulübesi , yoksa bu evde köpek mi vardı !?

...

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

21. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

4 yorum