Sahil kenarından bir dondurma alarak yürüyüş yolu boyunca yürüdük . Daha sonrasında da önümüze çıkan ilk boş banka geçip oturduk . Dondurmalar bitince de artık rahat rahat bir şeyler konuşabilmiştik .
Berat '' Sana bir şey sorabilir miyim Gözde ? '' diye sorarak konuşmayı başlattı .
'' Sordun bile :) ''
- Ah pekala .
'' Hadi sor hadi ! ''
- Seni düşüncelerinden kurtarabildim mi merak ettim . Şu az daha buluşmamızı reddeteceğin konu .
'' Evet kurtardın ... Teşekkür ederim gerçekten iyi geldi . ''
- Evet biliyorum bu motor bana da çok iyi geliyor .
'' Berat !.. Bana motor değil sen iyi geldin . ''
Berat şaşkınca bakarken hızlıca cümlemi toparladım . Ne yapıyordum ben böyle . Çocuğa aşk itiraf edecekmişim gibi girdim cümleye !
'' Yani sonuçta motor kapıma gelip beni alıp gitmedi , beni dışarı çıkarmayı sen teklif ettin ve beni ikna ettin . ''
- Ah tabii , evet haklısın .
'' Burada oturmaya devam edecek miyiz !? ''
- Sıkıldın mı ?
'' Sankii ... ''
- Ne yapmak istiyorsun peki ?
'' Şuradaki kafeye gidip oturalım mı , tatlı falan yeriz hem !? ''
- Tamam hadi gidelim o zaman , tabii ısmarlamama izin verirsen !
'' Peki madem kabul . ''
- Hadi gidelim !
Ve nihayet Berat ile oturduğumuz banktan kalkıp sahilden çıktığımız gibi caddeye inip karşı kaldırıma geçtik ve doğruca gördüğümüz kafeye girip boş bir masaya oturduk . Kısa sürede garson elinde menü ile gelmişti ve siparişlerimizi beklemişti .
Bu kafeye hiç gelmemiştim ama büyük ihtimalle favorim kafem olacaktı . Çünkü çok güzel kahveleri ve tatlıları vardı özellikle de benim en sevdiğim tatlılardan !
Bunu görür görmez direk menüyü kapamıştım zaten . Ve sonrada siparişimi verdim . Hatta Berat'a dönüp benim tatlıdan almasını da istemiştim . Seveceğini düşünüyordum . Tabii bu tatlılar (Frambuaz , Ahududu , çilek falan {orman meyveli} kız işiydi . Daha çok tatlarını kızlar sever ve kızlar sipariş olarak verirdi . Benim düşüncem bu yöndeydi .
Saçma bir şekilde Berat bana uyarak benim tatlımın aynısından kendisine de sipariş vermişti ve sevdiği bir kahveyi yanına söylemişti .
Siparişlerimiz gelince direk tatlıma dalmıştım . Benim bu halime Berat bayağı gülmüştü .
'' Ne var , neden gülüyorsun !? '' diyerek çıkıştım ona . Verdiği cevap ise şu olmuştu : '' Bu tatlı en sevdiğin tatlıdan galiba . Bu kadar çok sevdiğini tahmin edemezdim . ''
'' Denede bak tadına o zaman gerçekten çok güzel ! ''
Benim cümlemden sonra doğruca tatlının tadına bakmak için çatalını eline almıştı . Tatlıya bir çatal alıp ağzına attığında bende beğenecek mi diye umutla bekliyordum . (Sanki keki sen yaptın ! )
'' Ee nasıl ? ''
- Çok güzel . Genelde çok tatlı yemem ama bu yemem için bir sebep olabilir artık . Hatta her canım çektiğinde yanıma seni de alacam .
'' Sana güzel olduğunu söylemiştim , iyi ki sipariş verdin . ''
...
Tatlıları ve kahveyi bitirdikten sonra kafeden çıktık ve motorun yanına gittik . Artık eve dönme vaktiydi ve Berat beni kendisi eve bırakmak istemişti . Evin önüne vardığımızda ona gün için teşekkür ettikten sonra yanından uzaklaşıp evin yolunu tuttum .Ben eve girince de gitmişti .
Eve girdiğim gibi doğruca odama gidip rahat , düzgün bir şeyler giydim . Babam gelince akşam yemeği yiyecektik . O gelene kadar odamda durmuş sosyal medyada takılmıştım .
Bugün de böyle geçmişti . Akşam yemeğinden sonra odamda biraz vakit geçirip sonrasında da gelen yorgunluk ile yatağıma uzanmış o sırada da uyuya kalmıştım .
Bu sayede üçüncü okul günüme uyanmıştım tabii !..
...
Sabah kalkar kalkmaz elimi yüzümü yıkadım ve kahvaltımı yaptım . Babam işe gitmeden önce bana okulumun nasıl geçtiğini sormuştu . Ben de aynı soruyu ona yöneltmiştim . '' İş nasıl gidiyor peki babacım !? '' .
'' İşler süper ama senin okulunu merak etmekteyim , iyi bir sınıfa düşebildin mi seni rahatsız eden birileri yok dimi !? En önemlisi de arkadaş bulabildin mi ? ''
'' Beni merak etme . Tanımıyon mu sen kızını !? Ben Gözdeyim . Tabii ki de arkadaşlarım var arkadaş edinmekte zorlanmadım . Bana takışan birileri de yok merak etme yani . ''
'' Peki bakalım öyle olsun , derslerine dikkat et . ''
'' Ah bunu zaten biliyorum ! ''
'' Bildiğini biliyorum 😉 ''
Babamla geçen bu değişik konuşma sonucu sonrası kahvaltımı yapıp okul için hazırlanmaya odama gittim ve okul formamı giydim . Sonrasında zamanı gelince de okula gitmek için evden çıkmıştım .
...
İlk iki ders Coğrafya ve sonraki 3. dersimiz boş idi . Büyük ihtimal dışarı çıkıp erkekler basketbol için antrenman yapacaklardı ve biz yine bomboş bir şekilde sınıfta olacaktık veya onların maçını izleyecektik . En azından 40 dakikalık dolu dolu matematik görmekten iyiydi ! Buna da şükretmeli ...
...
İlk iki coğrafya dersi hıphızlı geçivermişti . Gerçekten çok şaşkındım . Normalde hiçbir coğrafya dersini bu kadar hızlı geçiremezdim hep sıkılırdım ve bambaşka şeyler olurdu . Yine de mutluydum . Bu günün hıphızlı geçeceğine işaretti çünkü .
Teneffüs olur olmaz herkes ayaklanıp doğruca (sınıfça) dışarı çıkmışlardı . Ya da müdüre gitmişlerdir orasını artık bilemeyeceğim . Ya da okulda benim bilmediğim bir sistem vardı . Öğrenmenin de tek bir yolu vardı .Arkama dönüp '' Nereye gidiyoruz ? '' diye sordum .
Bana cevap veren Yiğit olunca bende yanıma bakmak zorunda kalmıştım .
'' Ders boş ya hani . Biz boş derslerde ya dinlenme odasında ya kütüphanede ya bahçede ya da müzik gibi hobi sınıflarında oluruz . İşte şuan neredeyiz diye arkadaşlar sormaya gitti . Erkekler büyük ihtimalle bizi bahçeye çıkarmak için uğraşacaklardır çünkü 2 güne maçımız var ! Çalışmamız gerek . ''
'' He o zaman biz de inelim Hazal ile , ne de olsa siz (!) ikna etmekte zorlanmazsınız . ''
'' H-Hazal mı !? Ahh bak ne düşündüm ben . Ben aşağı inerken ve bahçede dururken size eşlik edeyim Beratlar o işi halleder zaten . ''
'' He kesin beni göz önünde tutmak için yapıyorsundur dimi !? ''
'' Evet tabii ki de , başka açıklaması olamaz . ''
'' Ahh üzgünüm maalesef , gelemeyeceksin ! ''
'' O niye ? ''
'' Çünkü önce tuvalete gideceğiz bi 5 dakika falan orada dursak zaten teneffüsü çıkartırız . Sen şansına küs en iyisi . ''
'' Ya bunu şuan uydurdun sen ! ''
Biz Yiğit ile böyle konuşurken konuşmamıza bir anda Berat da dahil olmuştu . '' Yiğit aslında haklı . Derdi ne bilmiyorum tabii ama şu sizle birlikte gezme işi kafama yattı . ''
'' Ya bu çocuk sadece sırnaşmıyor mu neden çocuk öldürecekmiş gibi tedbirler alıyorsunuz ? ''
Yiğit :
- Ee şöyle söyleyeyim Gözdeciğim . Onu tanımıyorsun 1 , ondan her şey beklenir bu da 2 , e biz de tedbirimizi alıyoruz bu da 3 , tedbir almak isteyen de bizzat Berat zaten ;)
Berat :
- Yiğit hadi uzatma ne için uğraşıyorsan işine git hadi .
Yiğit :
- Hadi Gözde kalk Hazal'ı da alıp gidelim bari .
Yiğit ayaklanınca bence iç çeke çeke arkasından kalkmak zorunda kaldım . Biz tam ayaklanırken yanımıza Hazal gelmişti . Yiğit onu görür görmez benim yanımdan çıkıp onun yanında durmuştu . Vay anasını pabucumuz dama atıldı 2 saniyede .
...
