İçeriğe geç

KÖLE | bxb

Bölüm 12 · 5 dk okuma

KÖLE | bxb

Bölüm 12

10

Ege:

Gözlerimi başımda hissettiğim ıslaklıkla açmış ve başıma bez koyan Mariaya bakmıştım. Maria uyandığımı anlayınca kalkmama yardım etmişti. Başım çok ağrıyordu. Hele vücudum sanki kavga etmişim gibi ağrıyordu.

"İyi misin Ege?"

"İyiyim ama her tarafım ağrıyor sanki."

"Ege…”

"Efendim?”

"Yok bir şey ve efendi uyandığı zaman yanıma gelsin dedi."

Kafamı salladım ve yataktan kalktım. Maria beni süzüp odadan çıkmıştı.

Neden garip davranıyordu Maria?

Odadan çıkıp efendinin çalışma odasına yöneldim.

Çalışma odasına gelince derin bir nefes aldım ve kapıya vurdum. İçerden gel sesi gelince içeri girdim.

Efendi ben içeri girince sigarasını söndürmüş ve beni baştan aşağı süzüp bana dik bir şekilde bakmaya başlamıştı.

"Ege dün ne yaptın?"

Dün…..dün ne olmuștu?

"Ben... Hatırlamıyorum.”

Efendi oturduğu yerden kalkıp bana doğru gelmeye başlamıştı. Tam dibimde durup çenemi tutup ona bakmamı sağladı. Gözlerini yüzümde gezdirmeye başlamıştı.

"Yalan söylemiyorsundur umarım."

Kafamı iki yana salladım. Efendi çalışma masasının önünde ki koltuğa oturdu.

"Dün ben geldiğimde evde yoktun ve korumaları dövmüştün. Hatta Maria’ya sert davranmışsın. Benden 10 dakika sonra sen geldin ve birden bayıldın.”

Şaşkınca efendiye bakmaya başladım.

Bunlar doğru muydu?

Bana ne olmuştu?

"Be-ben bilmiyorum.”

"Birazdan doktor gelecek ve seni kontrol edecek.”

“Odana git ve bekle."

Kafamı salladım ve çalışma odasından çıktım. Kendi odama gidip kapımı kapatım. Yatağa oturup dünle ilgili utakta olsa bir şeyler hatırlamaya çalıştım ama hatırlamıyordum. Kafamı ellerimin arasına aldım ve bana neler olduğunu anlamaya çalıştım.

Gerçekleri öğrenmek ister misin?

Duyduğum şey ile ayağa kalktım.

Aman yine aynı tepkileri verme.

Ne?

Aileni hatırlamak istemez misin? Yıllardır özlemini çektiğin ailenin gerçek yüzünü görmek ister misin?

Kaldırabilir misin? Gerçekleri ve acı geçmişini kaldırabilir misin?

Derin bir nefes aldım ve beni banyoya yönlendiren ayaklarıma uydum. Aynanın karşısına geçip bana sırıtarak bakan kendime baktım.

Elimi aynanın üstüne koyup bekledim. Aynadaki ben önce elime sonra bana bakmıştı ve elini benim elimin olduğu yere koymuştu.

"Bana ne oluyor?"

Senin böyle olmana neden olanları öğrenmek ister misin?

Kafamı salladım.

Sana iyi izlemeler ve bana da iyi eğlenmeler.

Başıma giren ağrı ile nefesim kesildi. Kendimi yere bırakırken karanlığın beni sarmasına izin vermiştim.

Yazardan:

Ege geçmişini hatırlamak üzere bilinç altına bakarken Cihan Ege’nin vücudunu kontrol etmeye başlamıştı.

Ege karanlık yolda yürürken kulağına gelen ağlama sesini takip ediyordu. Bir evin içinde olduğunu fark edince etrafına bakınmış ve ağlama sesini takip etmeye devam etmişti. Mahzene inerken ses daha da artmıştı.

"Anne baba çıkarın beni burdan! Özür dilerim! Bir daha ki sefer oyun oynamayacağım kimseyle! Lütfen! Anne baba!“

Ege kapıya vuran küçük çocuğa dikkatlice bakmaya başlamıştı. Kendi küçüklügünü gören Ege şaşkınca etrafına baktı.

Eski oyuncaklar, eski kalem ve defterler vardı küçücük yerde.

Hala annesine ve babasına çağıran küçük çocuğa döndü Ege. Birden odanın kapısı hızla açılmış içeri yeşil gözlü bir adam girip çocuğu yakasından tutup duvara fırlatmıştı.

Çocuk acıyla inlerken kendisine kemerle yaklaşan babasına korkuyla bakıyordu.

"Biz sana sessiz ol demedik mi?!”

Ege kemeri ile çocuğa vuran adama şaşkın bir şekilde bakıyordu. Çocuğun acı çığlıkları kulağına gelirken gözlerini ve kulağını kapatmıştı.

Çocuğun sesi kesilince gözlerini ve kulağını açmıştı Ege.

Yerde hareketsiz yatan bedene bakmıştı.

"Sonunda sustu velet."

Ege adamı takip edip yukarı çıkmıştı. Kafası karışmış ve kalbi acımıştı. Adam kitap okuyan karısının yanına oturup derin bir nefes alıp vermişti.

"Sonunda sustu.”

"Sana dedim daha ağır bir ceza verelim diye ama beni dinlemiyorsun ki."

"Aman ölürse falan uğraşamam hem ben onu boşuna yapmadım. O salak çocuğu varisim olarak göstericem ve gerçek varisimi koruyacağım.”

"Bunun için başka bir kadınla beraber oldun."

“Ve onu öldürdüm yani kıskanma."

Ege duyduğu şeyler ile ne yapacağını şaşırmıştı.

Annesini babası öldürmüştü. Egeyi sadece yem olması için yapmıştı ve çocukluğunu kötü geçirmesine neden olmuştu.

Ege birden kendini yine kendi küçüklüğünün yanında

bulmuştu. Küçük Ege elinde benzin bidonu ile evin etrafinda dolanıyor ve benzini evin etrafina döküyordu.

Benzin tamamen bitince cebinden çıkardığı çakmağı yakmış ve benzinin üstüne atmıştı. Evin etrafi hızla yanmaya başlamıştı.

Ege şaşkın bir şekilde çocuğa bakarken kendisine doğru gelen Cihanı gördü.

"Onları öldürmek istedim ama bir şekilde kurtuldular.”

Ben o zaman oluştum. Babamızın bizi öldüresiye dövdügü üvey annemizin bizi küçük gördügü zaman.

Biz onlar yüzünden acı çektik şimdi sıra onlarda. Şimdi biz onlara acı çektiricez "

Ege hala olayların şokunda Cihana bakıyordu.

"Sen bensin, ben senim Ege bunu unutma.”

******

Ege geçmişiyle yüzleştiği sırada Cihan hızla evden ayrılıp ailesinin(!) Yaşadığı eve gitmeye başlamıştı.

İstediği yere gelince sırıtmış ve evin arkasından

korumalara görünmeden bahçeye girmiş bahçeden de evin içine girip çalışanlara görünmeden yukarı kata çıkmaya başlamıştı.

Birden lavabonda çıkan İlyas - yani üvey kardeşi - karşısında Egeyi görünce şaşkın bir şekilde ona bakmaya başlamıştı.

"İsyas, annem işin bitmedi mi?"

İlyas yukarı kata gelen annesinin sesini duyunca Egenin bileğini tutup lavaboya sokmuş ve kapıyı kitleyip Egeye bakmaya başlamıştı.

"Bitmedi anne! Birazdan gelirim siz gidin.”

"Tamam oğlum.”

ilyas annesinin gittiğine emin olduktan sonra Egeye dönmüş ve sıkıca sarılmıştı.

"Seni çok özledim.”

Cihan ne kadar babası ve üvey annesinden nefret ediyor olsa bile kardeşini seviyordu. Sonuçta her gece gizlice onun yanına gelip oyun oynamış ve kurabiye getirmişti.

Cihan hiç tereddüt etmeden ona sarılan bedene sarılmıştı.

"Ege gelmemeliydin buraya! Babamlar sana yine zarar verecekler "

"ben iyiyim hem ben yeterince acı çektim degil mi? Birazda onlar çeksin.”

"Ege ne yapmaya çalışıyors- Ah! Elini al ordan!"

Cihan elini Ilyasın omzundan çekip kaşlarını çattı.

"çıkar üstünü!"

İlyas kafasını salladı ve üstünü çıkardı. Cihan gördüğü izlerle dişlerini sıktı.

"Be zaman yaptı bunları?!"

"küçükken"

Cihan derin bir nefes aldı ve İlyasa baktı.

"yalnış hatırlamıyorsam babam evde para kasası saklıyor değil mi?"

"evet tüm paraları ve verasetler o kasada."

"güzel o zaman onları alıp ikimiz gidiyoruz"

"bizi bulursa öldürür babam"

"İlyas baba güven.”

İlyas kararsız bir şekilde Cihana bakmaya başlamıştı.

"tamam"

Cihan ve Ilyas lavabodan çıkıp babalarının çalışma?odasına geldiler. Cihan direk içeri girecekken Ilyas kolundan tutu.

"güvenlik kamerası var”

"boşver "

Cihan içeri girip güvenlik kamerasına el salladı. Çalışma masasının altında olan kasanın yanına gitti.

"șifre ne biliyor musun?"

"Q42T789K"

"nerden biliyorsun ?"

Cihan kasayı açarken Ilyas Cihana yanıt verdi.

"babam girerken gördüm"

Cihan kafasını salladı.

Kasasının içini tamamen boşaltan ikili odadan çıkmak için hareket etmişlerdi ki Cihan Ilyası önden gönderip kameraya ortak parmak çekip sırıttı ve odadan çıktı.

Cihan eve girdiği gibi çıkarken ilyas ona ayak

uyduruyordu. Evden uzaklaşan ikili para ve veraset olan çantalarla bir banka oturmuşlardı.

"Ege"

"söyle"

" senin gözlerin yeşil değil miydi ?"

"İlyas ben Ege değilim Cihanım yani Egenin diğer kişiliğiyim "

"çoklu kişilik bozukluğu mu?"

"him him"

"ama..nasil olur? "

"gördüğün gibi oluyor ve Egen birazdan uyanacak sana söylediğim eve götür Egeyi. Ilyas Egeye dikkat et orda olanlardan bazıları Egeye zarar verebilir "

"ta-tamam "

Cihan gülümseyerek gözlerini kapattı. Kafası İlyasın omzuna düşerken Ilyas onu tutmuştu. Kafası karışan ilyas çantaları sağ ve sol koluna asıp Egeyi kucağına almıştı. Cihanın dediği eve girken çocukluk arkadaşına neler olduğunu anlamaya çalışıyordu...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.