🪦
Yıllar önce...
Ben Aden. Bugün 16 yaşıma girdim ve kendime hediyem gelecekte aileme ihtiyaç duymadan güçlü ve başarılı bir kadın olabilmek üzerine verdiğim söz. Beni henüz 3 yaşındayken terk eden babam ve babamın bizi terk etmesinde suçlu olarak beni gören annem benim ailem sayılıyorsa tabi. Zorla tesettüre girmemin üzerinden 2 yıl geçti ve ben kendi isteğimle olmayan herşeyden bir gün kurtulacağım. O gün, şimdi bana zarar veren kimse yanımda olmayacak...
⛓
GÜNÜMÜZ
Bu gün takmak için şectiğim küpenin tekini bulamıyorum. Nerde bu şimdi gerçekten ya?! Nerdeyse açılışa geç kalacağım. Küpemi Yeşim'in bulması gerekiyor çünkü kahvaltı yapmalıyım. Merdivenlere doğru ilerledim "Yeşim küpemi bulamıyorum yardım etsen biraz!" diye seslendim. Belki biraz bağırmış da olabilirim. Yeşim'in yukarı çıktığını merdiven seslerinden anladığımda yatak odasında şarjda olan telefonumu alıp aşağıya indim. Mutfaktan gelen kızarmış patates kokusu yeşim' in beni çıldırtmaya çalıştığının büyük bir kanıtıydı.
Kahvaltı masasında göz gezdirdiģimde buradakileri yemeyi hiç istemediğimi fark ettim. Kendime süt almak için dolabın kapaģını açtığımda Alper'in hazırladığı çilekli milkshake ve yanındaki "AFİYET OLSUN SÜSLÜ" Yazan notu gördüğümde yüzümde bir gülümseme peydah olmuştu.
Milkshake ve not eşliğinde yukarı Yeşim'in yanına çıktım. Yeşim sırtı bana dönük bir şekilde bilgisayar başında oturuyordu. Sarı saçları pencereden içeri dolan akşam güneşinin etkisiyle parlıyordu ve bu onu çok sevimli gösteriyordu. Arkasından yaklaşıp ona sarıldım yanağından öptüğümde iki küpemi birden bana uzattı. "Her zamanki gibi harika bir seçim." Dedi gülümsemisi içimi ısıtmıştı.
⛓
Alper'in beni arayıp aşağıya inmemi söylemesinin üzerinden 15 dakika geçti. Saçıma sabitleyici sprey sıkıp banyodan çıktım. Siyah ince topuklu, tek bantlı ayakkabılarımı giyip aşağıya indim. Alper siyah üstü açık bir arabayla kapının önünde bekliyordu. İfadesinden anladığım kadarıyla bekletildiği için sinirli deyildi. Belki de alıştığı için pek umursamamıştı.
Arabaya bindiğimde Alper'e sarılıp selam verdim. "Çok bekletmedim umarım." Dedim. Beklettiğimin farkındayım. Alper'in gülümsemesi oldukça alay yüklüydü "Yok çok bekletmedin daha doğrusu 2 gün önce beni kapıda tam 2 saat 12 dakika beklettiğin için yarım saat bana pek fazla gelmedi" dedi. "Amma abarttın he sende. Ehliyetimi kaptırmama izin vermeseydiniz bana şoförlük yapmak zorunda da kalmazdın." Dedim hafif sinirle. Geçen hafta sarhoş araba kullandığım için ehliyetimi kaptırmıştım ve haftaya geri alabilecektim.
Alper eğlenceli biri ve muhabbeti pozitif enerji yüklüyo insana. Birbirimizin kısmetini kapamamız dışında bir problem yok yani. Gerçi benim bundan şikayetçi olduğumda söylenemez çünkü ilişki planım kesinlikle eğlence merkezlerinde aylak aylak takılan birisiyle beraber olmak deyil. Alperinde eski sevgilisi simgeyi henüz unutamadıģını düşünürsek bu gerçekten bir problem bile olmayabilir.
Arabada Alper'in playlisti ile sakın bir yolculuk geçirdik. Bu gün iç mimarlık şirketimin açılış günü, sonunda hayallerim gerçek oluyor. Kendime söz verdiğim gibi istemeden yaptığım herşeyden kurtuldum eskiden bana zarar veren kimse yanımda deyil ve hak ettikleri yerdeler. Şirketim gelişecek ve ben hayallerimdeki gibi bir hayat yaşayacağım.
⛓
Şirketin önüne geldiğimizde gazetecilerin ve korumaların bizi beklediğini gördüm. Derin sırt dekolteli siyah saten kumaştan dikilmiş dizimin biraz üstünde başlayan yırtmaçla tasarlanmış elbisemin tasarımcısı olan ve üniversite dönemimde tanıştığım Eftalya bana gururla bakıyordu. Alper'in sesi bakışlarımı sol tarafıma çevirmemi sağlamıştı. Elimi tutup "Hazır mısın prenses?" Dedi. "Çıkalım daha fazla beklemeye tahammül edemeyecekler gibi duruyor." Dedim.
Alper arabadan inip benim kapımı açtığında elimi uzattım. Elimi tutup arabadan inmeme yardımçı oldu. Çantamı elime aldım ve Alper'de arabadan kürkümü aldı. Koluma girdi Şirketin kapısından girerken gazetecilere fotoğraf çekmeleri için poz verdik fakat sorularını cevaplandırmamıştık. Her ne kadar rahat bir izlenim versem de içten içe gerilmeme engel olamıyordum.
Babamın da desteğiyle çok güzel bir açılış düzenlemiştik. Plana göre yapmam gerekenler basitti. İlk olarak sade hoşgeldiniz konulu bir konuşma yapacaktım ve kürsüden inecektim. Gelenlere selam verip, herkesle az ve kısa konuşup ilk izlenimleri verecektim. Herkesle yavaş yavaş ilgilenip iyi hissetmelerini sağlayacaktım. Önemli ilgilenmem gereken 3 kişi vardı ve bu kişiler 3 büyük şirketi temsil ediyorlar. Bu kişiler Sevil Ekter, Sergio Jones ve Serkan Karahan. Sevil Ekter peyzaj alanında güçlü bir isim ve ilerde alabileceğimiz iş tekliflerinde isminin geçeceğine eminiz. Sergio Jones birçok alanda hizmet veren bir holdinge sahip ve yatırımcı olarak desteğine ihtiyaç duyduğumuz günler olabilir ve kendisi babamın çok yakın dostudur. Serkan Karahan ise Sergio Jones gibi büyük bir holdinge sahip ikisi ile birden konuşmam gerektiğini babam söyledi. Sergio yalnız hissetmemeli ve ona yakın davranmalıymışım Serkan ise babamın bile hakında pek fazla bilgi edinemediģi bir insanmış ve onunla ilgili bişeyler öğrenirsem gerçekten işine yararmış.
Alper'le birlikte girdiğimiz açılışta tanıdığım isim kadar tanımadığım isim de vardı. Kapıda bizi gördüklerinde bütün bakışlar bize çevrildi. Daha önce böyle birçok organizasyona katılmama rağmen neden heyecanlandığımı bilmiyorum ama başım dönmeye başladı. Alper parmağıyla kolumu dürttüğünde ona döndüm. "Gülümse prenses sakin ol herşey çok güzel ilerleyecek." Dedi. Kaşlarımın hafif çatıldığını yeni fark ediyordum ve muhtemelen bu dışardan fazla ciddi görünüyordu. Yüzüme içten bir gülümseme takındım ve Alper'e yürümek için göz kırptım. Yürürken başım o kadar dönüyordu ki bi an için düşeceğimi zannettim ancak Alper elini belime koyarak buna izin vermedi.
⛓
Davete gelmemizin üzerinden bir saat geçti. Açılış konuşmamı hatasız yaptım ve kürsüden indiğimde Alper bana "Aferim benim kızıma. Çok güzel oldu, birkaç kişinin konuşmalarını dinledim 'çok güzel bi kadın, iyi bir açılış olmuş, kadının karakteri güç kazanmaya çok müsait gibi, gelecekte şans vermeliyiz bu yaşta bu şirketi kuran daha da ilerler' falan diyorlardı" dedi. Sevil Ekter ile konuştum gerçekten sevimli bir kadın gibi görünüyor 48 yaşında ancak kesinlikle daha genç görünüyor, ah estetik sen nelere kadirsin. Sergio ile de konuştum ona zaten normalde de soyadı ile hitap etmiyorum. Kendisiyle konuşmamızın bir aile dostuyla yapılan konuşmadan pek bir farkı yoktu. Hatta bana birkaç kişinin beden diliyle neler ifade ettiğini gösterdi. Serkan Karahan ile konuşacağım birazdan ve kendisi son yarım saattir pür dikkat beni izliyor.
Ben Sergio ile konuşurken Alper'de yeni tanıştığı bir kızla konuşuyordu ve hala aynı şeyi yapıyor. Bir an önce gelmeli çünkü Serkan Karahan ile tek başıma konuşmak istemiyorum. Adamın gözleri koyu bir yeşil bu denli güzel bir gözden bu kadar tırsacağım hiç aklıma gelmezdi ama bakışları gerçekten insanı ürpertiyor.
Alper'in yanına gitmem gerek çünkü anlaşılan kendisinin gelmek gibi bir niyeti yok. Salak bu çocuk ya gerçekten, suratındaki sırıtmayı nolur ben yanlış görüyor olayım. Alper'in yanına geldiğimde beni fark etmedi, kimse görmeden kolunu sıktığımda yüzünü bana çevirdi. Beni görünce yüzündeki aptal ifade kaybolmuştu. Açıkçası biraz daha öyle dursa suratına bir tane tokat yapıştırmak isteyebilirdim. Alper kısık bir sesle "bişeymi oldu?" Diye sordu. Kız sinirlendiğimi anlamasın diye yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirerek Alperin kulağına eğildim ve "Kızdan nasıl etkilendiysen Sergio ile konuşmamın bittiğini bile fark etmedin hatta öyleki yanına yaklaştığımı da canını acıtana kadar anlamdın. Kızdan başka bakman gerken insanlar da var bilmem anlatabildim mi?" Dedim ve ekledim "Serkan Karahan'la konuşacağım ve sen yanımda olacaksın. Okay?!". Alper'in tekrar yüzüne baktığımda yüzünde anladığını belli eden bir ifade vardı.
Birkaç davetiyle daha kısa kısa muhabbet ettiğimde Alper sonunda kıza veda edip yanıma gelebilmişti. Serkan Karahan'ın gözlerine sonunda gözlerimi kaçırmadan baktım ve yanına doğru ilerlemeye başladım. Yanına ulaştığımda yanındaki kadınla olan konuşmasını kesmişti. Selam verdim ve el sıkışmak için elimi uzattım. Elimi alıp dudaklarına götürdüğünde ince bir adam olduğunu anladım. Yanındaki kadının bakışları ise şaşırdığını alenen ortaya koyuyordu. O da selam verdiğinde elimi yavaşça çektim. Yakışıklı bir adamdı kumral saçları dağınık olunca nasıl durduğunu merak etmiştim, neden merak etmiştim? Herneyse kafamı toparlamam lazımdı Alper adamla konuşurken ben susmamalıydım. "Babamla tanıştığınızı duymuştum" Dedim. Yüzüne yerleşen gülümseme gamzelerini ortaya çıkarmıştı. "Siz Aden Karsu'sunuz Taner Karsu'nun kızı deyil mi?" Dedi. Evet öyleydim, kafamı kibarca aşağıya yukarıya salladım. "Babanız güçlü bir adam, evet tanışıyoruz ancak daha önce kızıyla yani sizin ilgili birşey duymamıştım" dedi. "Yurt dışında babamın şirketleriyle ilgileniyordum Türkiye'ye birkaç ay önce döndüm duymamanız normal o yüzden" Dedim, gülümsemem içtendi çünkü gerçekten kibar bir adamla konuşuyordum. 3 saniye kadar hiç kimse birşey söylemedi ve sessizliği bozan yine Serkan Karahan oldu. "Anladım ve tanıştığıma memnun oldum hanımefendi." Dedi. "Bende öyle." Dedim. Konuşmanın daha uzun süreceğini düşünmüştüm ama kardeşinin rahatsızlandığını ve çıkmaları gerektiğini söyledi ayrıca "sonra görüşürüz, umarım." Diye ekledi. Yanındaki kadının kardeşi olduğunu konuşmanın sonunda ògrenmiştim ve pek muhabbet edememiştim. Kendisiyle el sıkışarak kardeşine de başımla veda ettikten sonra yanlarında ayrıldık.
Alper yeniden koluma girdiğinde Serkan Karahan'ın bakışları hala üzerimizdeydi. Biraz uzaklaştıktan sonra Alper "Çok kibar herif vallahi takdir ettim" dedi. Onaneyse adamın kibarlığından. "Aynen." Dedim.
⛓
Kapanış konuşmamı yaparken Serkan Karahan ve birkaç davetli daha mekandan ayrılmışlardı. Konuşmamı bitirdikten sonra Alper'le birlikte ordan ayrıldık. Çıkarken basının sorularına cevap vermeyi düşünüyorduk ancak az soru yanıtlayabilmiştik. Buna sebep olan şey ise babamdan gelen, bizi acil yanına beklediği içerikli mesaj oldu.