Kokunun Çağrısı Elay ilk kez bir kokuyu duyduğunda sadece burnuyla değil, ruhuyla hissetti. Bu koku yağmurdan sonra ıslanan toprak gibi tanıdık, ama aynı zamanda gizemliydi. İçinde yüzyılların fısıltısı vardı sanki. Bir gün terkedilmiş eski bir taş evin altında, kurumuş otların arasında bir parşömen buldu. Kağıdın üstünden hafifçe yükselen koku, solmuş güllerle yanan tarçının tuhaf karışımıydı. Elay birden anladı: bu, efsanevi Kokucular’ın işiydi. Kokucular, eski zamanlarda kokularla iyileştiren, büyü yapan, sırları saklayan insanlardı. Elay onların artık yok olduğunu sanıyordu. Ama kokular yalan söylemezdi. Her gece aynı koku rüyalarına giriyor, onu karanlık bir ormana çağırıyordu. Orman derin ve sessizdi. Gecenin bir vakti, kokuyu takip ederek o ormana gitti. Orada, mor çiçekler ve kan gibi kokan bir kızla karşılaştı: Selin. Gözleri gece kadar karanlıktı ve konuşmuyordu. Ama Elay onun bir insan olmadığını anladı. Çünkü Selin’in teni, eski büyülerin kokusunu taşıyordu...
Bölüm 1
Kokunun Çağrısı
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.