İçeriğe geç

Kod Adı: Karadeniz

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Kod Adı: Karadeniz

Bölüm 3

Rütbe Atlıyorum

Din..Dun...Tak...Tak..

Oğuz: Nerede şu alarm

Oğuz: Sonukta....

Yine kötü bir güne uyandım.Can dostumun ölümünden tam tamına bir hafta geçti.Ne bir ilerleme var,ne yeni bir bilgi. Gün geçtikçe düşmanlarımız güçleniyor.Karadeniz neredeyse düşmek üzere. Karadeniz'in çevresi ise yaşamak için elverişsiz. Bütün milletler bir olmalarına rağmen elimizde bir şey yok. Bilim insanları net bir teori ortaya koyamıyorlar.Aklımda hala Ertuğrul'un dedikleri var. Ne için daha geçti.Neden kafasının üzerinde güneş sembolü vardı? Bilim insanları solucan delikleri,paralel evrenler hakkında şüpheleniyorlardı. Bir tane daha söyleyecekti ama neydi?

En azından bir kahvaltı yapsam iyi olacak. Bu arada evimi... Eh yani MADSÖ'deki dairemi tanıtayım. 1 yatak odası,1 oturma odası bir mutfak ve 1 tuvalet var.Açıkçası bana yetiyor.

Kahvaltı için bir ay ezmesi, yarım ekmek ve bir bardak çay içtim. Zaten ikinci çayımı katacakken başkan yardımcısı Jhon beni odasına çağırıyormuş. Bu kurumda en sinir olduğum kişilerdendir. Hadi anlarım binbaşı olsa emir demiri keser.Ama bir siyaset diplomatından(yağcı,çıkarcı bir diplomat) emir almak veya ceza yemek koyuyor insanı.

Jhon'un odası kat 20'dedir. Asansöre bindim.İsterseniz bu ara size MADSÖ binasını anlatayım. Burası aslında uluslararası sular diyebiliriz. Her milletten insan burada kalmakta ve işlari ile ilgilenmektedir. Bilim insanları,askerler, üst seviye diplomatlar, ülke başkan yardımcıları buradadır. Genellikle asker ve bilim insan .burada kalır. Çünkü her an çatışma içinde olabiliyoruz. Özellikle Karadeniz'in hakimiyetini kaybedersek Abra saldırıların bir sonraki hedefi burası olacak. Aklımda şey geldi de. Umarım Ertuğrul yerine başkası için seçim yapmamı istemez.Çünkü onun gibi başkası bulunması zordur. Zaten odasının önüne gelmişim. Hadi bakalım beni niye çağırmış.

Tık.. Tık..

Jhon: Girin

Jhon: Yüzbaşı Oğuz Kaan. Başınız sağolsun.

Oğuz: Teşekkürler efendim.Beni ne için çağırmıştınız?

Jhon: Hayırlı bir şey için çağırmadım.Yukardakiler kızgın...

Oğuz: Ne için?

Jhon: Başarısızlıklar yüzünden

Oğuz: Ne diyosunuz? Sanki bütün emirleri ben veriyorum. Bize sakın kalın ve güvenliği sağlayın dediler yapıyoruz. Kızacaklarsa ortalarda olmayan binbaşıya kızsınlar.

Jhon: Biliyorum evlat. Zaten Binbaşı sahilin kenarında ölü bulunmuş. Yüzlerce ısırık yaraları varmış. Maalesef kaybettik. (Sessizlik olur.)

Jhon: Neyse... Zaten bunu söylemeyecektim. Yukardakiler Rus-Türk ordusunun bulunmasından kızgın. Şunu diyorlar ki: Karadeniz küresel.bir sorun Rus ve Türklerin hataları hepimizi etkiliyor.Bu yüzden diğer ülkelerden de askerlerin bulunmasını istiyorlar.

Oğuz: Asker ihtiyacımız olduğu kesin her bir gemi battığında 20-30 asker kaybediyoruz.

Jhon: Maalesef öyle bir sistem istemiyorlar. Yeni bir Bin başı atandı. Ekibi ile buraya geliyorlar.Yani timi ile.

Oğuz: Ne yani timin ile beni askıyamı alıyorlar.

Jhon: Hayır! İkili sistem kuruyorlar. Size kızsalarda nerdeyse bu yaratıklar ile 3-4 sene savaştaydınız.Bu yüzden tecrübeleriniz önemli. İki tim olarak çarpışacaksınız.Timleri ise Yüz başılar değil Binbaşılar yönetecek.

Oğuz: Bizim Binbaşımız yok.

Jhon: Artık var. MADSÖ yıldırım timin Binbaşı sensin artık. Kutlarım!

Oğuz: Teşekkürler efendim.

Jhon: Bu arada MADSÖ Yıldırım timi bilim kurulu yenilenmeli. O iş sende. Yıldırım timi ofisine bütün bilgiler ve adaylar gönderilecek. Bu arada MADSÖ askeri yönetimi sende. Diğer Binbaşı ve timi için ayrı bir bina yapılmayacak. Binanızı paylaşacaksınız. Her daireye bir kişi daha gelecek.

Oğuz: Tamamdır Efendim.

Jhon: Hahahah.. Seni sonra görücem ukala. Gelecek Binbaşı tam bir baş belasıdır. Zaten çokça konuşuruz senle. Hadi işine

Bende odadan çıktım. Şimdi diyebilirsiniz bu oda,bina muhabbeti ne diye. MADSÖ aslında bir bölge kuruluşun adıdır diyebiliriz. Üniversite kampüsünü benzetebilirsiniz. Az önceki konuşmalarımız MADSÖ ana binasında geçti. Benim evimin bulunduğu ve tim arkadaşlarım ile çalıştığımız yer yıldırım timi binası. 8 kattan oluşmakta. Bilim insanların bulunduğu,askeri teçhizatları bulunduğu ve askerlerin kaldığı daireler olmak üzere bölünüyor.

Bizim bilim ekibi biraz sakatta diyebilirim. Pek iyi kişiler yok açıkçası yenilemek şarttı zaten. Belki gerçekten alanında iyi kişiler alırsam Ertuğrulun dediklerini ve başına gelenleri sorabilirim. Fakat ilk önce timimi bu yeni gelişen olayları söylemem lazım.

~~~~~~~~~~~~6 saat sonra~~~~~~~~~~~

Ekibime olanları söyledim. Binbaşı olmama hepsi çok sevindi. Ama bu yeni tim için gerginler bazıları kızgın. Zaten ciddi olan nokta anlaşmak.Dairelerimiz,çalışma alanlarımızı verecez hemde sosyalleşme alanlarımızı bile. Yıldırım binası bizim için evden öte bir yerdir. Genellikle bilim insanları işleri bitince A-6 lojmanlarına giderler. Bina bize kalır.Böyle o saatten sonra evimiz derdik.Artık öyle bir şey olması zor olacak. Jhon'dan gelen mesaja göre 2 gün sonra burada olacaklar. Saat kaç acaba?

Olamaz saat 01.00 olmuş. Daha bilim insanlarını seçecektim. En azından şimdi seçeyim. Çalışma saatinden 1-2 saat sonra gelseler bir şey olmaz. Bakalım kimler aday olmuş.

Beste Yıldırım: Doğuda 10 yıl zorunlu askerlik. Teorik fizikte profösörlük. Kuantum diklik-çaprazlık teorisini bulmuştur.

Kerem Konak: Kimya bölümü birincilik ile bitirmiştir. Ovega şirketinden tam 5 yıl çalışmıştır.

Mete Ayel: Bomba patlatmasını sever. Uyuşturucu satıcılığı ve içiciliği yapmıştır. Paralel evren modelinin bulan kişidir.

Bahar Yılmaz: Tarihçidir. Mitolojiye ilgi duyar. Eski kitabe ve tabletleri incelemekte ustadır. Aynı zamanda arkeoloji bölümünü bitirmiş gangiliyus şirketinde arkeolog olarak 4 yıl çalışmıştır.

Can Sever: 10 yıllık doktordur. Savaşmayı sever. 5 yıldır askerdir.

Bu kadar mı? Herhalde kimse ölümcül olaylara girmek istemiyor. Jhona bak birde içlerinde düzgün kimse yok.Bilgilerde çok az. Kontejan zaten 5 kişiydi. Hepsini almaktan başka çarem yok. Umarım yeni Binnbaşıya rezil olmayız. İlk defa Binbaşı oldum. İlk en yüksek rütbemi kötü bir şekilde hatırlamak istemem. O zaman hepsine mesajları gönderip uyuyayım.Saat 2.00 olmuş bile.

~~~~~~~~~~~~~Saat: 06.00~~~~~~~~~~~~~~~

Açıkçası sabahın köründe uyanmak kimse istemez.Fakat bir askerseniz uyanmak zorundasınız. Zaten bizim zamanlarımızın çoğu ayakta geçer. 4 saatten fazla uyuduğumuzu gördüyseniz o zaman ölüm tehlikemiz yok demektir.

Bugün yeni bilim ekibimiz gelecekler. Geç seçtiğim için yeni departmana atanma mesajları geç gelebilir. Saat 9-10 gibi gelmelerini planlıyorum.Onlar gelmeden önce biraz hazırlık yapmak istiyorum. Ertuğrul ölmeden önceki sözleri ile ilgilide bir tane dosya hazırladım.Dosyada bir çok soru var onlarıda sormak istiyorum. Ama ilk önce devriyeleri kontrol etmem lazım.Her geçen dakika bizim aleyhimize. Çünkü Karadeniz'in hakimiyetine her dakika onlara geçiyor. Ama ne kadar devriye atsakta veya savaşsakta artık boşuna. Şu saldırıyı yönetenleri,baş düşmanımızı ve bu yaratıkların bir anda nasıl Karadenizden çıktıklarını öğrenmemiz lazım.O yüzden laboratuvar'a doğru gitmeyi karar verdim.

Laboratuvardan içeriye girdim. Tuhaf bir olay yaşandı.Tanımadığım iki kişi vardı. Acaba hangi çatlaktı.Sonuçta devriyesi olmayan askerler dairelerindeydi. Bilim insanları ise saat 9-10 gibi gelecekti. Neredeyse 5 dakikadır içerdeydim.Fakat beni farketmediler. Bende konuşmaları kulak kabarttım.

Cılız sesli birinci kişi: Sence nasıl biri?

Sesi biraz daha gür olan kişi: Bence uyduruk birisidir. Genellikle Binbaşılar ye-iç-yat modunda oluyorlar

Cılız sesli birinci kişi: Ama Yüzbaşıdan yeni Binbaşı olmuş.Yani saha yetenekleri,tecrübe ve deneyimi iyidir.

Sesi biraz daha gür olan kişi: Peh.. ne bekliyorsun ki. Gecenin 02.00'sinde görev yerimizi değiştiriyor. Normalde şuanda işimiz başlardı. Ama ortalık bomboş.Askerler bile uyuyor. Böyle devam ederse hepimiz ölü....

Artık dayanamadım.

Oğuz: Ne oluyor burda. İzni nereden buldunuz. Ne yapıyorsunuz?

Cılız sesli birinci kişi: Efendim Binbaşı bizi buraya göndermiş.Artık burada çalışacakmışız.

Oğuz: Öyle desenize.

Oğuz: Eee Binbaşıyı tanıyor musunuz?

Cılız sesli birinci kişi: Hayır efendim.Kendileri uyuyor herhalde

Sesi biraz daha gür olan kişi: Bence küçük ayıcığına sarılıp uyuyordur düzenbaz.

Oğuz: Gençler! Artık tanışıyorsunuz. Binbaşı Oğuz Kaan Yıldırım timi komutanı!

Cılız sesli birinci kişi: Memnun oldum efendim.Eheheheh

Sesi gür olan adamı görmeliydiniz pancara döndü.

Bölüm sonu

1 yorum