Ah Karadeniz yine hırçın! Bitmek bilmiyor bu öfkesi. Ben ise denizin 2000 metre altında ölmeyi bekliyorum. Ne acınası bir durum. İsterseniz her şeye baştan başlayalım.Bu macera tam tamına 25 yıl öncesine dayanıyor.Hazırsanız bu soluksuz maceraya birlikte yaşayalım.
~~~~~~~~~~25 yıl önce~~~~~~~~~~~~
6 yaşındaydım. Annem,babam ve büyük ağabeyim ile şöminenin etrafında oturuyorduk. Ateşin çıtırtıları her zaman güzel olmuştur fakat televizyon açıksa o güzel ateş sesini duymanız zor olabiliyor. Babamın gözü haberlerdeydi. Kendisi bir Albaydır. Dikkatinizi çekerim kendisi bir askerdir. Cesur,savaşçı, sert ve çocuklarını asla zaman ayırmaz. Sanki haberlerde önemli bir şeyi arıyordu. Babamı izlemeyi hiç bir zaman doyamam çünkü kendisi karizmanın önde gidenidir. Bir gün onun gibi olmak istemiştim. Tabii ki...
~~~~Televizyondaki ses ile bölünür~~~~~
İçimi korku salmıştı.Ağabeyim Mete babama bakıyordu.Ben ise anneme sarıldım. Haber spikeri şunları söyledi.
Spiker: Elimize son dakika haberi geldi.Karadeniz kaynıyor. Yoğun gaz ve su buharları çıktığı belirtiliyor. Sahil kenarları su altında kaldığı söyleniliyor. Elimize şuanda bu bilgiler ulaştı.Gelen bilgiler en kısa zamanda ekranlarınızda olacaktır sevgili izleyiciler.
Spiker sözünü tam bitirdiğin babamın telefonu çaldı.Babam telefonu cevap verdi.Konuşması hiçte iyi gitmiyordu. Telefon konuşması bitince paltosunu aldı ve evden hızlıca çıktı. Şoförümüz, hamit babamı aldı ve götürdü. Annemin gözünden korku okumabiliyordu. Bizleri yatağa götürdü. Ben zaten yatağa yattığım gibi uyumuşum. Üzerinden bir hafta geçti.Babam bizi hiç aramamıştı.Haber kanalları kötü haberler üzerine kötü hadiseler anlatıyorlardı. Durumun ne olduğunu 6 yaşında anlayamamıştım. Lakin şunu biliyordum.Karadeniz bölgesi ülkemizin hem yeşillik hemde güzellik bakımından en öncü bölgesiydi.Bir kere babamın tayini oraya tuttuğun orada tam 2 yıl yaşamıştık ve çok güzel bir yerdi. Sonraki gün benimde izlediğim bir haber bültenine denk geldim. Haber spikeri şunları söylemişti.
Spiker: Nato gücünü kaybetti. Artık yeni bir topluluk ortaya çıkıyor. Milletler arası dünya savunma örgütü(MADSÖ)kuruldu. Şuanda karadeniz bölgesindeki ülkeler olmak üzere tam tamına 25 ülke toplandı.Bütün ülkeler tedbirleri almaya hazırlanıyorlar. MADSÖ 'de toplanan ülkeler başlıca Rusya, Ukrayna, Gürcistan, Romanya, Bulgaristan bunlardır. Bu ülkelerdeki bilim insanları olmak üzerine bütün ülkelerdeki bilim insanları bu anlamsız olaya odaklanmış durumda.
Çocukken hatırladığım son 2 olaydan biri bu.Diğeri ne diye soracaksanız o da babamın ölümüdür. Babam için güzel bir tören yapıldı yaslar tutuldu.Babamın intikamını almak için abim asker oldu. Fakat o da Pasifik cephesinde öldü. Diyeceğim bütün olaylar üst üste geldi. Bende bu arada annem ile birlikte yaşayıp dayanmaya çalıştım.
~~~~~~~~~~14 yıl sonra~~~~~~~~~~~
Evet geçmişimin bazı olaylarını dinlediniz fakat geçmişim geleceğim kadar karmaşıktır. Hava
Şunu diyebilirsiniz bu 14 yıl içerisinde ne oldu ne yaşadın. 20 yaşıma bastım.Annem ile bir Anadolu'da ev tuttuk ve birlikte üzgün bir hayat yaşadık.Baba hayranlığım yüzünden bende asker oldum ve MADSÖ'de yüzbaşı olarak çalışıyorum. Gerçektem MADSÖ' çok değişik bir kurum. Bütün dünya sanki bir arada ve bir olay için çarpışıyoruz.Karadenizdeki olaylar iyice büyüdü tabi. Nerdeyse Karadeniz yüzey alanı 10 kat büyüdü. 2.220 metre olan şu derinliği 12.000 metre oldu. Şimdi soracaksınız MADSÖ bir bilim araştırma merkezi değil mi? Askerin ne işi var bu kurumda? Şöyle cevaplaya....
Oğuz Yüzbaşım , Karadenizin ortasında bir anormallik tespit ettik. Tim hazırlanıyor helikopter 5 dakika içinde kalkacak hazır olun.
Tamamdır aykız.
Yine bölündü konuşmamız.Ben size adımı söylemişmiydim.Amannn...
Şuanda farkettiyseniz bir göreve çıkıyorum. Geri kalan bilgileri bu maceralı öyküde kendiniz öğrenirsiniz.Bu arada benim adım Oğuz Kaan.
Denizin öfkesi sizinle olsun.

