İçeriğe geç

Kızıl Yemin

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Kızıl Yemin

Bölüm 1

Bölüm 1; Karanlığın Kapısı

İstanbul...

Gece, şehrin üzerine ağır bir örtü gibi çökmüştü.

Gökyüzünü kaplayan siyah bulutlar, birkaç dakika önce başlayan yağmuru daha da şiddetlendiriyordu. Sokak lambalarının sarı ışıkları, ıslanan kaldırımlarda titrek yansımalar oluşturuyordu. Şehrin bir yanında insanlar sıcak evlerine yetişmeye çalışırken, diğer yanında kimsenin bilmediği karanlık anlaşmalar yapılıyordu.

Beykoz'un ormanlık bölgesinde, dışarıdan bakıldığında terk edilmiş gibi görünen devasa bir malikânenin bodrum katında ölüm sessizliği hâkimdi.

O sessizliği yalnızca bir adamın ağır ayak sesleri bozuyordu.

Siyah takım elbisesi kusursuzdu.

Kolundaki pahalı saat yağmurdan yeni gelmiş gibi parlıyordu.

Yüzünde en ufak bir duygu yoktu.

Kaan Arslan...

İstanbul yeraltı dünyasının en korkulan ismiydi.

Onun adını duyan herkes iki kez düşünürdü.

Düşmanları bile onun cesaretine değil, soğukkanlılığına korkardı.

Çünkü Kaan sinirlendiğinde bağırmazdı.

Sessizleşirdi.

Ve herkes bilirdi ki Kaan'ın sessizliği, yaklaşan fırtınanın habercisiydi.

Karşısındaki adam dizlerinin üzerine çökmüş, korkudan titriyordu.

"Abi... Vallahi mecburdum."

Kaan cevap vermedi.

Ellerini cebine koyarak birkaç adım daha attı.

"Soğukmuş."

Adam şaşkınlıkla başını kaldırdı.

"Efendim?"

"Korkudan terliyorsun ama yine de üşüyorsun."

Kaan'ın sesi öylesine sakindi ki bu, adamın korkusunu daha da artırıyordu.

"Ben... ben ihanet etmek istemedim."

"İhanet istemez."

Kaan hafifçe eğildi.

"İhanet seçilir."

Adam ağlamaya başladı.

"Ne olur affet..."

Kaan gözlerini kırpmadan onu izledi.

"Ben affetmeyi yıllar önce bıraktım."

Arkasında bekleyen Mert tek kelime etmedi.

Kaan doğruldu.

"Bitirin."

Tek kelime...

Sadece tek kelime...

Ve herkes ne yapacağını biliyordu.

Kaan arkasını dönüp bodrumdan çıktı.

Arkasından gelen seslere dönüp bakmadı bile.

Çünkü onun dünyasında verilen kararlar geri alınmazdı.

Şehrin diğer ucunda...

Nehir Aydın, üniversitenin kütüphanesinden çıkarken montunun fermuarını sonuna kadar çekti.

"Bu yağmur da bugün başlayacak zamanı buldu."

Elindeki kitapları çantasına yerleştirip otobüs durağına doğru yürüdü.

Son sınıf hukuk öğrencisiydi.

En büyük hayali savcı olmaktı.

İnsanların korkmadan yaşayabildiği bir ülke istiyordu.

Adalet onun için yalnızca bir kelime değildi.

Bir yaşam biçimiydi.

Telefonu çaldı.

Ekranda "Annem ❤️" yazıyordu.

"Geldin mi kızım?"

"Yoldayım anne."

"Geç kalma, hava kötü."

"Geleceğim merak etme."

Telefonu kapatıp gülümsedi.

Hayatındaki en büyük sorun, ertesi günkü sınavıydı.

Henüz bilmiyordu...

Birkaç saat sonra yaşayacakları, bütün hayatını değiştirecekti.

Saat gece yarısını geçmişti.

Nehir otobüsten indikten sonra ara sokaktan yürümeye başladı.

Yağmur biraz hafiflemişti.

Kulaklığını takıp müziğin sesini açtı.

Tam o sırada...

Sokağın başında siyah renkli üç araç durdu.

Kapılar aynı anda açıldı.

Takım elbiseli adamlar hızla dışarı çıktı.

İçlerinden biri bağırdı.

"Yakala onu!"

Silah sesi gecenin sessizliğini böldü.

Nehir olduğu yerde donup kaldı.

"Ne oluyor?"

Korkuyla geri çekilirken koşarak gelen yaralı bir adam onun omzuna çarptı.

Adamın elindeki küçük siyah USB bellek yere düştü.

Adam telaşla fısıldadı.

"Sakın... onlara verme..."

Bir saniye sonra yeniden silah sesleri duyuldu.

Nehir istemsizce USB belleği yerden alıp cebine attı.

Takım elbiseli adamlardan biri onu fark etti.

"Patron! Kız aldı!"

Nehir'in kalbi yerinden çıkacak gibiydi.

Hiç düşünmeden koşmaya başladı.

Arkasından gelen ayak sesleri giderek yaklaşıyordu.

Yağmur yeniden şiddetlendi.

Ayakları kayıyor, nefesi kesiliyordu.

Tam bir sokağın köşesini döndüğü anda siyah bir araç önünde sertçe durdu.

Kapı açıldı.

İçeriden derin ve soğuk bir erkek sesi duyuldu.

"Arabaya bin."

Nehir korkuyla geri çekildi.

"Hayır!"

Adam ilk kez yüzünü gösterdi.

Keskin bakışlarıyla onu izliyordu.

"Kız... ya şimdi binersin..."

Bir an durdu.

"...ya da beş saniye sonra seni bulacak kişiler beni bile beklemez."

Nehir nefesini tuttu.

Yağmur damlaları yüzünden süzülürken, hayatını sonsuza kadar değiştirecek kararı vermek üzereydi...

Bölüm Sonu...

Bölüm sonu

8 yorum