| Lütfen yorum yapmayı unutmayın etkileşim bu kadar az olmaya devam ederse sınır koymam gerekecek. |
Kamp alanına geldiğimizde herkes çoktan gelmiş dağılmıştı bile. Etrafta göz gezdirdiğimde Asiye'yi göremedim ve odaya gitmeye karar verdim akşam yola çıkılacaktı şimdiden kıyafetlerimi hazırlasam iyi olurdu. Odaların bulunduğu yere yöneldiğimde kolumun tutulmasıyla durduruldum bunu yapan tabii ki Keremdi. "Nereye gidiyorsun? Basketbol maçına geleceksin değil mi?"
"Basketbol maçı?" kaşlarım çatılmıştı.
"Bugün topluca bir maç yapmaya karar verdik beni desteklemek için orada olmalısın."hızlıca yanağımı öperek koşarak yanımdan uzaklaştı gerideyse bir eli yanağında kalan beni bıraktı. Elimle hızlıca yanağımı silerek yüzümü ekşittim ben buna nasıl dayanacaktım. Etrafta birisinin olup olmadığına bakmak için kafamı çevirdiğimde Berk ile göz göze geldim. Kafamı ne bakıyorsun anlamında sallayarak saçlarımı elimle geriye doğru savurdum ve odaya doğru yürümeye başladım. Tek başıma Kerem'i halledebilirdim ona asla ihtiyacım yoktu.
***
Eşyalarımı çantama toplayarak kenara koyduktan sonra maç için odadan çıktım. İşim gücüm yoktu çocuk çocuk oyunlarını izleyecektim 'ımırım bini distiklirsin iybike' seni annen desteklesin. Sahaya girdiğimde tirübünlere göz gezdirdiğimde Asiye'yi görmemle hızlıca onun yanına giderek oturdum. "Berk'i mi izlemeye geldin?"
"Şeytan izlesin onu, Kerem çağırdı."
"Kerem ile çok yakınsınız bu aralar."
"Evet öyleyiz." Asiye sorgu melekliğine başladığında göz devirerek susmaya karar verdim. Tüm planı anlatacaktım ona bu gidişle daha bir plan yoktu ama.
Oyuncular sahaya çıktığında Kerem'i ve Berk'i gördüm ikisi de birbirinden beter. Birisi karşılık vermese de bekler hala onu sevmemi, diğeri de onun intikamını almak beni kullanır. O an aklıma gelen fikirle hızlıca olduğum yerden zıpladım. Eğer Kerem'den intikam almak istiyorsam onun intikam almaya çalıştığı kişiye yanaşırsam bu en büyük intikam olur. Kendi kendime hayran olduktan sonra Asiye'nin seslerini duymuştum, bir şey olup olmadığını soruyordu. O an bana bakan kişileri fark etmemle elim ayağıma dolaştı. "Kerem! Kerem! Başarılar!" Kerem bana gülümseyerek yerine gitmek için arkasını döndü. Pis şeytan gülüşlü bunlar son gülüşlerin olacak senin. Tekrar yerime oturarak sahayı izlemeye devam ettim gözlerim Berk'e kaydığında sinirli gözler ile Kerem'e baktığını gördüm. Onunla iş birliği yapacağıma inanamıyordum ve kızıyordum içten gelen sevinçlerimi yok sayarak.
Doruk ve Berk bir takımda yer alırken Kerem diğer takımdaydı. Açık ara farkla Berklerin takımı öndeydi. Son turu da Berkler kazandığında Kerem'in takımı yenilmişti, ay çok üzüldüm. Ayağa kalkarak asık suratımla sahaya indim. "Çok üzüldüm."
"Bir şey yok ya. Berk beyefendi hile yapmasaydı rahat yenerdik!" sesini yükselterek Berk'in duymasını sağlandığında Berk arkasını dönerek Kerem'e yanaştı. "Ezip geçtiler diyemiyorsun da hile yaptılar diyorsun."
"Yalan mı lan?" Kerem de Berk'e yanaşarak üstünlük sağlamaya çalışıyordu. "Bir sayı kazandıracaktı sanki sizi." Berk arkasını dönüp tam gidecekken Kerem hızlıca ona yetişti ve kendine çevirerek suratına yumruk attı. Berk yanağını tutarak kalktığında o da Kerem'i yüzüne yumruğunu geçirmişti. Hızlıca yanlarına koşarak aralarına girmeye çalışıyorduk ama ikisi de birbirinden ayrılamıyordu Kerem arkası dönükken hızlıca önünü döndü ve yumruğunu Berk'e vuracağı sırada önüne atlamamla bana gelmişti. Yaptığım saçmalığı anlamam çok geç olsa da acım geçmiyordu. "Ay... Bana vurdun."
Gitmemiz için gelen servisler geldiğinde herkes hızlıca yerlerine geçmişti. Ben de cam kenarına geçerek buzu cama koydum ve kafamı da ona yasladım. Acısından durulacak gibi değildi ve artık tutmaktan kolum ağırmıştı. Berk yanıma gelip oturduğunda ona oturma diyecek kadar enerjim bile yoktu.
"Biliyorum beni çok seviyorsun ama yumruk önüne atlamana gerek yok tatlım." sinirli gözlerle Berk'e bakmamla dudaklarına hayali bir fermuar çekerek önüne döndü. Otobüsün çalışmasıyla kafamı camdan çekerek havada tutmaya çalıştım. İkilemde kalsam da planımı Berk'e söylemem gerekti ama burada olmazdı. Kulağına yanaşarak fısıldadım. "Seninle bir gün konuşmamız lazım."
Berk şaşırarak bana döndü. "Ne kon-" parmağımı dudaklarına götürerek susturdum onu. "Sus duyacak."
Berk sinsice gülümseyerek önüne döndü "Ne konuşacağımızı anladım."
"Ne anladın?"
Gülümsemesini genişleterek önğne bakmaya devam etti. "Anladım ben seniii."
😻 Bölümü nasıl buldunuz?
😻 Bu bölümde Aybike'yi biraz değişik karakterde yazdım bunu mu eski Aybike'yi mi seviyorsunuz?