İçeriğe geç

KIZIL ŞEYTAN #AYBER

Bölüm 10 · 3 dk okuma

KIZIL ŞEYTAN #AYBER

Bölüm 10

Söylediği şey olduğum yerde kalmama sebep olsa da kısa sürede toparlanarak ayağa kalktım. "Hayır, yapmaz Berk." o da ayağa kalkarak bana döndü. "Ben gelmeden önce sana o kadar şey yapmış bunu yapmaz mı sence?"

Haklıydı hem de sonuna kadar ama o yapmış olsa bile inanmak istemiyordum. "Sen onun kuzenisin böyle bir şey yapıp yapmayacağını bilirsin."

"Gördüğün gibi yakın değiliz ailevi birkaç sorunumuz var da." başımla onu onayladıktan sonra hızlıca kampın olduğu alana geldik. Ateş yakılmış herkes de onun etrafında toplanmıştı bizde onlara katıldık. Herkes sessizce kendi arasında sohbet ederken hızlıca Berk'e çevirdim kafamı onun da buraya baktığını görmemle hemen eski halime döndüm. Doruk şarkı söylemek istediğini söyledi ve gitarını eline alarak bir parça çalmaya başladı. Asiye'de ona eşlik ediyordu.

Sanki ilk baktığım gözlerdi gözlerin

Duyduğum en güzel şarkı sesin

Sabah uyanmak artık başka, çok başka

Çünkü sabahlar artık senle, hep senle

Her şey senle

İlk aşk belki senle

Senle, senle karışmak güzel senle

Her şey senle

Hayaller güzel senle

Senle, senle hep senle.

Şarkıyı bitirdiklerinde hepimiz alkışlayarak onları tebrik ettik. Alt sınıflardan birisi doğruluk mu cesaretlik oynayalım dediğinde herkes sevinerek kabul etti. Ben gitmek istediğimi söylesem de Doruk eğlenceli olacağını söyleyerek durmamı söyledi. Birkaç el alt sınıflara geldikten sonra Berk ile küçük sınıflardan birisne gelmişti. Soruyu da cevabı da merak etsem de umursamıyormuş gibi başka yöne bakıyordum. "Doğruluk mu cesaret mi?"

"Doğruluk." korkak tabi cesareti yok ki. Alt sınıflar gülüştükten sonra soru soran çocuk sorusunu sordu. "Kaç sevgilin oldu?"

"Hiç olmadı." gözlerim açılırken herkes de benim gibi şaşırmıştı. Soruyu soran çocuk tekrar konuşmaya başladı. "Ya bırak abi bizd yalan atma."

"Niye yalan atayım?" herkes susarak şişeyi tekrar çevirdi. Aslında mantıklıydı sevgilisin olmaması uzun zamandır Melisa'ya aşıktı . Derin bir nefes alarak önüme döndüm. Şişe benimle küçük bir kıza gelmişti. Tipinden belliydi bana çektireceği. "Doğruluk mu cesaret mi?"

Az önce Berk doğruluk dediğinde dalga geçtiğim için pişman olmuştum şimdi cesaret demem gerekiyordu ama kızda pek tekin bir tip yoktu. "Cesaret." herkes şaşırarak sesler çıkardılar. Herkes bir şey söyleyip kızın aklına bir şeyler sokuyordu. Umarım korktuğum şeyi yapmazdı. "Nehire atla."

Oh düşündüğüm şeyi dememişti. Ne?! "Hayır Aybike, yapma bunu." Asiye hemen karşı çıkarak saçma bir şey olduğunu ve hasta olabileceğimi söyledi. Bilmiyordu ki bugün bir kere daha atlamıştım. Ayağa kalkarak nehir tarafına gittiğimimde herkes de benimle birlikte kıyıya gelmişti. Derin bir nefes alarak önümü döneceğim sırada saliselik bile olsa Berk ile gözgöze geldik. Bakışları asla yapmamam gerektiğini açıkça belli ediyordu. Önüme dönerek içime nefesi çektim ve burnumu tutarak soğuk nehire atladım. Soğuk su tenimi yakarcasına değerken kendimi yukarıya çekerek nehrin kıyısına tutundum. Önğme gelen saçları hızlıca iterek yüzümü açtığımda olanları görebiliyordum. Asiye ile Kerem kolumdan tutarak çıkarttılar beni. Akşam olduğu içindi sanırım daha fazla üşümüştüm. "Hiç gerek yoktu Aybike, hasta olacaksın." Kerem üzerindeki hırkayı çıkarıp omzuma sardıktan sonra yavaşça odamıza yürümeye başladım Asiye gelmek istese bile Doruk ile zaman geçirmeleri gerektiğini söyleyerek tek başıma yürümeye devam ettim. Arkamdaki adım seslerini duymamla hızlıca arkama dönerek konuşmaya başladım. "Asiye lüt- Kerem?"

"Ben." diyerek gülümsedi ve yanıma gelerek benimle yürümeye başladı. "Biliyorum bu akşam yaptığım çok saçma bir şeydi ama bence yalnız kalmamalısın. Ne olacağı belli olmaz. Hem hala şansım olacağına inanıyorum ben. Sen sadece şu an bir şey söyleme. Lütfen."

Tam ağzımı açtığım sırada tekrar susarak kafamla onayladım onu. Her ne olursa olsun cevabım hep hayır olacaktı ona ama eğer istiyorsa bekleyebilirdim. Kapıya geldiğimizde teşekkür ederek arkamı döndüğüm sırada konuşmaya başladı." Lütfen hemen karar verme, sadece biraz düşün bana bir şans ver." ona gülümseyerek kapıdan girdim ve odaya çıkarak üstümü değiştirdim. Belki de bir şansı hak ediyordu.

* * *

Sabahın erken saatinde zilin çalmasıyla herkes ne olduğunu anlamadan apar topar dışarı çıkıp alana toplanmıştık hocamız nehirde kayıklarla bir tekne turu hazırladığını söylediğinde herkes sevinerek odalarına çıktı ve giyinmeye başladı ben giyinmiş olduğum için bugün biraz daha sakin olan nehrin yanına giderek izlemeye başladım bugün benim gibi daha sakin daha huzurluydu ama derinlerinde nasıl duygular var ikimiz de bilmiyorduk. Aniden önüme geçen kişiyle şaşırıo bir iki adım geriye çekildim. "Ne yapıyorsun Kerem?"

"Belli olmaz atlarsın falan." dediğiyle ikimiz de gülerek bankaların oraya geçtik. "Kotamı doldurdum atlamam bir daha."

"Benimle eş olmaya ne dersin?" sorduğu soruya umutla parlayan gözleri eklendiğinde başımla onayladım onu. "Sana bir şans vermeye karar verdim."

😻 Bölümü nasıl buldunuz?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.