İri adam kükreyerek Karel’in üzerine atıldı.
Yumruğu doğrudan yüzüne geliyordu.
Karel son anda yana çekildi.
GÜM!
Yumruk arkasındaki duvara çarptı.
Beton parçaları yere döküldü.
Karel birkaç saniye duvara baktı.
Sonra adama döndü.
“Fena.”
Adam sırıttı.
“Ne oldu lan?”
“Az önce korktun mu?”
Karel hafifçe güldü.
“Yok.”
“Duvar için üzüldüm.”
Boran telsizden kahkahayı patlattı.
“Adamın duvarla derdi var!”
Riven de güldü.
“Boş ver, duvarın intikamını alacak şimdi.”
İri adamın yüzü gerildi.
“Dalga mı geçiyorsun lan?”
Karel katanasını tamamen çekti.
“Biraz.”
Adam yeniden saldırdı.
Bu kez çok daha hızlıydı.
Karel katanasını kaldırdı.
ŞANG!
İki kol çarpıştı.
Adamın gücü Karel’i birkaç metre geriye itti.
Karel ayaklarını yere bastı.
Omzunu geriye attı.
“Tamam.”
“Şimdi sıra bende.”
Bir anda ileri fırladı.
İnsanüstü gücüyle attığı adım zemini çatlatacak kadar sertti.
Adam daha ne olduğunu anlayamadan Karel önünde belirdi.
Katananın kabzasıyla çenesine vurdu.
GÜM!
Adamın başı geriye savruldu.
Karel ikinci darbeyi yumrukla indirdi.
GÜM!
Adam yere düştü.
Ama birkaç saniye sonra tekrar ayağa kalktı.
Karel kaşlarını çattı.
“Bu kadarını beklemiyordum.”
Adam ağzındaki kanı sildi.
“Ben de seni daha güçlü bekliyordum.”
Karel’in yüzünde hafif bir gülümseme oluştu.
“Öyle mi?”
“Tamam.”
Katanayı omzuna aldı.
“Bir daha dene.”
Adam bütün gücüyle bağırarak saldırdı.
Karel bu kez geri çekilmedi.
Yumruk geldiği anda kolunu kaldırıp darbeyi karşıladı.
GÜM!
Zemin çatladı.
İkisi de birkaç saniye birbirine baktı.
Karel’in kolu hafifçe titriyordu.
Ama geri adım atmadı.
Sonra dizini adamın karnına geçirdi.
GÜM!
Adamın nefesi kesildi.
Karel yakasından tuttu ve onu bütün gücüyle yere savurdu.
GÜMMM!
Adam zemine çakıldı.
Bu kez kalkamadı.
Karel birkaç saniye boyunca ona baktı.
“Şimdi daha iyi.”
Boran telsizden konuştu.
“Lan Karel.”
“Ne?”
“Adamı döverken bile eleştiri yapıyorsun.”
Karel güldü.
“İyi dövüşmesi için motivasyon veriyorum.”
Riven cevap verdi.
“Senin motivasyon anlayışın biraz bozuk.”
“Olabilir.”
…
Tam o sırada koridorun diğer tarafından silah sesleri geldi.
TAK! TAK! TAK!
Karel başını çevirdi.
Onlarca kişi yaklaşmaya başlamıştı.
Mira dürbünden aşağı bakıyordu.
“Çok fazla kişiler.”
Riven sakin bir şekilde konuştu.
“Kaç kişi?”
“Yirmi…”
“Belki daha fazla.”
Boran silahını kaldırdı.
“İyi.”
“Kalabalık olunca hedef seçmek kolaylaşıyor.”
Mira ilk defa gerçekten nişan aldı.
Bu kez elleri daha az titriyordu.
Dürbünden bir adamı seçti.
Nefes aldı.
Tetiğe bastı.
Pııt!
Mermi adamın elindeki silaha isabet etti.
Silah yere düştü.
Mira şaşkınlıkla gözlerini açtı.
“Vurdum.”
Riven gülümsedi.
“Bu sefer gerçekten vurdun.”
Mira hafifçe gülümsedi.
“Galiba alışıyorum.”
“Alış.”
Riven aşağı baktı.
“Çünkü daha yeni başlıyoruz.”
…
Karel aşağıdaki kalabalığa baktı.
Bir adam tabancasını kaldırdı.
Bang!
Kurşun Karel’e doğru geldi.
Karel elini açtı.
Boşluk anında oluştu.
Mermi içine girdi.
Karel boşluğu kapattı.
Başka bir yerde yeniden açtı.
Aynı mermi aynı hızla dışarı fırladı.
TAK!
Adamın hemen yanındaki duvara saplandı.
Karel kaşını kaldırdı.
“Bir daha ateş et.”
Adam korkuyla geri çekildi.
“Lan…”
Karel katanasını kavradı.
“Ben de bir şey deneyeceğim.”
Elini boşluğuna uzattı.
İçeriden ağır bir silah çıkardı.
M4A1.
Şarjörü kontrol etti.
Sonra tekrar boşluğuna attı.
Boran telsizden bağırdı.
“Sen oraya ne koymadın ki?”
Karel güldü.
“Sonra gösteririm.”
Bir anda karşı taraftaki adamların üzerine ateş açıldı.
Karel artık katanasıyla ilerliyor, gerektiğinde boşluğundan silah ve mühimmat çıkarıyor, gelen mermileri ise boşluğuna alıp farklı yönlerden geri gönderiyordu.
Ama karşısındaki insanlar da boş değildi.
Bir adam elini yere vurdu.
Zemin bir anda yükseldi.
Başka biri Karel’e doğru metal parçaları fırlattı.
Bir diğeri hızla arkasından dolaşmaya çalıştı.
Karel’in gözleri büyüdü.
“Demek sizde de var.”
Bu kez gülümsemedi.
Katanasını sıkıca kavradı.
“İyi.”
“Şimdi eğlenceli oldu.”
Ve Karmara Forum’un koridorlarında…
Gerçek savaş başladı.