Bir gün,bir yıl Moka adlı bir bebek doğdu.
Ancak doğduğu zamanki şartlar iyi değildi.Ama dünya geneli şartlar çok kötüydü.Dünya çürümeye başlamış ve insanlar sadece bunu izliyordu.Görünüşe göre keyif alıyorlardı.
Fakat,Moka normal değildi.O,o başka evrenden gibiydi.O bir büyücüydü...Ve normal bir büyüde değildi.
KARA BÜYÜ.Evet onca normal insanın içinde Moka neden büyücüydü.
Bunun sebebi tek kara büyücü o değildi...
Eskilerde,baya eskilerde Drew adlı biri dünyada belirdi.
Ve bu dünyadan değildi.Dünyayı yaktı,kül etti.Bu yüzden dünya şuan aşırı sıcaklar altında kalmış,erimiş,küllerle dolu bir yerdi.
Bu durumdan sonra bir çok insan vefat etti.Ve bu olaydan sonra büyücüleri ortadan kaldırma kararı alındı.
Yeni doğan bebek büyücüler imha edildi.
Ama annesi ile babası erken büyüyü fark etti.Çünkü Moka'nın gözleri kırmızı idi.Bu çok belli oldu değilmi.
Annesi ile babası küçük yaşta Moka'ya lens taktırdı.
Bence en mantıklı karar idi bu.Yoksa Moka'nın öleceğini tahmin etmek çok zor değildi.
Moka büyüdü,ve gücüde arttı.Ve Moka 12 yaşına geldi.Moka arkadaşlarıyla gezerken bir mağara gördü.Tabikide her hikayede olduğu gibi içine girdiler.
Moka mağaranın içinde Drew'in zamanında kalmış bir günlük buldu.Moka günlüğü eve getirdi.
Günlük kara büyüyü etkinleştirmek ve gücünün faydalarını ve zararlarını anlamak için yazılmıştı.
Moka günlüğü okumaya başladı:
İçindeki canavar,
Ortaya çıkacak
Merak etme
Drew'in soyundan gelen herkes
Ateşte diri diri yanacak.
Moka bunları okudu.Ama büyüyü etkinleştirdi.Moka kendini bir anda kaybetti.
Sıkıntı büyüyü Moka kontrol etmiyordu.İçindeki canavar onu kontrol ediyordu.Moka daha bu gücü kontrol edecek kadar güçlü değildi.
İçindeki canavarlar ortaya çıkmaya başladı.
Ve bu gerçek anlamda.
Annesi odaya girdi...Moka annesine istemsizce zarar verdi
Moka'nın yüzü karanlık ile kapanmıştı.Moka normale dönebildi.Ama annesini yerde gördü...
Moka bir şeylerin yanlış gittiğini biliyordu.
En sonunda karanlığın ele geçirdiği ormana doğru yol aldı.
Moka yanlış bir şeyler yaptığını biliyordu.
İçinden:
-Seni aptal kız.Ne var her boku okuyorsun.Git matematik çalış.
Diye oflayıp pufluyordu.
Moka gittiği her yerin yandığını görüyordu.
Moka bir ara ağlayacak gibi oldu.
Giderken annesi için şifalı otlar topluyordu. Ama ayağının taşa takılmasıyla sepet ve bitkiler gitti.
Moka bu sefer gerçekten ağladı.
Bir kenara çöktü bir elma yedi.Göz yaşlarını silmeye çalışsada yenileri gelip duruyordu.
O geceyi bir kulübe bulup orda geçirdi.
Ateş yakmak istedi ama yakamdı.Sabah olunca Moka yola çıktı.
Hata yapmamaya çalışıyordu.Her yer yanıyordu.
Moka yanan yerlere bakınca içi gidiyordu.1 saniye bile bakmaya dayanamıyordu.İçinden ağlıyordu yine.
Moka önüne bakmadığı ağaca çarptı ve yüzüne bir kaç diken battı.
Gerçekten canı yok yandı.
Çantasında unuttuğu bir yara bandını aldı.Yüzüne yapıştırdı.İyiki çantasında unutmuştu.
Bazen unutkan olmak daha iyidir.
Moka kendi kendine güldü.
Psikoloji bozuk bir şekilde garip bir kahkaha attı.
Moka içinden ben gerçekten normal değilim diye söyleniyordu.
İleledikçe daha çok yanmış köy görüyordu.
Moka hayallere daldı:
-Gerçekten şu anda annemle beraber film izleyip patlamış mısır yemek istiyorum.
Derken ateşten bir kıvılcım Moka'nın gözüne girdi.
Moka bağırmaya başladı
.Tek başına ve ne yapacağını bilmiyordu.
Sadece gözüne su döktü.Biraz daha iyi oldu ama gözünü bir süre açmadı
.Moka arkasına bakmak istedi.Baktığında yanan ağaçlar,köyler ve hayvanlardan başka bir şey göremedi.
Moka böylece ATEŞİN YAYILIMINI başlattı...
