İçeriğe geç

Kısa korku hikayeleri

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Kısa korku hikayeleri

Bölüm 4

Bölüm 4:Kapıdaki Tıklatma

Kapıdaki Tıklatma

Esra, yıllardır tek başına yaşadığı eski evin huzur dolu ortamında kaybolmuş gibi hissediyordu. Evin geçmişi, ona sık sık hatırlattığı derin ve karanlık sırlarla doluydu. Aileden kalma bu ev, zamanla hafifçe yıpranmış, duvarlarındaki boya dökülmüş ve eski ahşap zemin gıcırdamaya başlamıştı. Ancak Esra, tüm bu yıpranmalara rağmen evi sevgiyle sarmalamıştı. Yalnızlık, ona huzur vermekten başka bir şey ifade etmiyordu. Ta ki o gecenin sabahına kadar...

Gece saat on ikiye yaklaşıyordu. Esra, yorgun bir günün ardından, oturma odasında bir fincan çay içip eski bir dergiye göz atıyordu. Tam o sırada, evin sessizliğini bozan bir ses duydu. Kapıdan gelen hafif bir tıklatma sesi. Tıpkı bir parmağın ahşap kapıya vurduğu gibi. Esra, aniden irkildi; bunun normal olmadığını biliyordu. Ama başta önemsememiş gibi görünmeye çalıştı. Sonuçta, bu evde yalnız yaşıyordu ve daha önce hiç böyle bir şey duymamıştı.

Tıklatma sesi tekrarlandı. Daha belirgin ve net bir şekilde. İçindeki korku, Esra’yı harekete geçirdi. Sanki kapı, ona bir şey söylemeye çalışıyordu. Gözlerini kapıya dikti; kalbi hızla atıyordu. Şimdi ne yapacağını bilmiyordu. İleri mi gitmeliydi yoksa geride mi durmalıydı? Merakla kapıya yaklaştı. Aklında birçok düşünce belirmişti.

“Kim var orada?” diye seslendi, sesi titriyordu. Cevap yoktu. Derin bir nefes alarak kapıyı açmaya karar verdi. Elini kapının soğuk metaline koydu ve hafifçe iterek açtı. Kapının ardında kimse yoktu. Evin karanlık köşeleri, sessizce Esra’yı izliyordu. Ancak tıklatma sesi kesilmemişti. Şimdi, ses daha da derinlerden geliyordu, sanki evin içinden yankılanıyordu.

Hemen geri döndü ve oturma odasına dönmek için adım attı. Ama kapıyı kapatmaya çalıştığında, tıklama sesinin yanı sıra, ince ince fısıldayan sesler duymaya başladı. “Esra, buradayım...” Fısıldayan ses, derin ve tüyler ürpertici bir tonla yankılanıyordu. Kafasını çevirip tekrar kapıyı açmaya çalıştı ama kapı açılmadı; bir şey ona engel oluyordu.

“Kim bu?” diye haykırdı. Ama yanıt yine gelmedi. Evin karanlığı, onu kuşatmaya başlamıştı. Aniden, odanın köşesinde bir hareket hissetti. Karanlığın derinliklerinden belirsiz bir siluet ortaya çıktı. Yüz hatları bulanıktı ama bir şey onu korkutuyordu; bu varlık, ona doğru yaklaşıyordu.

Esra, korkuyla geri geri gitmeye çalıştı. Ama o an, arkasında bir şey olduğunu hissetti. Tüm cesaretini toplayarak arkasına döndü ve daha da irkildi; o anda duvarlardan gelen ince ince fısıldayan sesler, daha da yükselmeye başladı. “Esra, buradayım...”

Bunun üzerine panik içinde odanın kapısını kapatmaya çalıştı. Fakat kapı kendiliğinden açıldı ve arkasındaki karanlık, odanın içini tamamen sardı. Fısıldayan sesler, artık daha da yüksek bir hale gelmişti; sanki evin tüm duvarları ona doğru çığlık atıyordu.

O an, Esra’nın aklında bir düşünce belirdi: Bu evde daha önce yaşamış olanların ruhları olabilir miydi? Belki de bu sesler, onu uyarıyorlardı. Sakin kalmaya çalışarak, bir köşeye çekildi. Aniden, bir kapı daha açıldı ve odanın içine bir soğuk hava akımı girdi. Duvardaki eski aynanın yüzeyi, göz alıcı bir şekilde parladı ve Esra, aynadan kendine yansıyan görüntüsünü gördüğünde bir anda irkildi. Arkasında, karanlık bir siluet belirmişti.

Korkuyla gözlerini kapadı ve başını iki elinin arasına aldı. Düşünceleri karışıyordu; bu durum gerçek miydi yoksa bir rüya mıydı? Derin bir nefes alarak, kendini toparlamaya çalıştı. Ardından bir şeyler yapmak zorundaydı. Hemen aklına geleni yaptı ve odanın köşesindeki lamba düğmesine bastı. Ama lamba yanmadı. Evin karanlığı, onu daha da boğuyordu.

Tıklatma sesi bir kez daha duyuldu ve o an, odanın ortasında beliren siluetin hareket ettiğini fark etti. Yavaş yavaş ona doğru geliyordu. “Esra...” dedi. Kendi ismini fısıldıyordu. Esra, panik içinde kapıya doğru koştu ama kapı bir kez daha kapanmıştı. Sanki bir güç, onu içeride tutmaya çalışıyordu. Korku dolu gözleri, odanın her tarafında beliren siluetlere takıldı. Aniden, sesler daha da yükselmeye başladı. “Bize katıl...”

Bunun üzerine Esra, tüm gücüyle kapıyı itti. Ama kapı yerinden oynamıyordu. Evin karanlığı, onu yutmaya çalışıyordu. Bir an için cesaretini toplayarak kapının kilidini açmaya çalıştı. Ama o sırada kapı birden açıldı ve karanlık, içeri doldu. Esra, korkuyla geri çekildi ama arkasında başka bir kapı vardı. O kapıyı da açarak, evin arka bahçesine fırladı. Derin bir nefes alırken, soğuk hava yüzüne çarptı.

Bir an orada durup düşündü: Evin içinde ne oluyordu? Kapıdaki tıklama sesinin kaynağı neydi? İçeride beliren karanlık figürler, geçmişin ruhları mıydı? O an, evin karanlığında yaşananların sırlarını çözmenin tek yolu olduğunu düşündü: Evi terk etmek.

Ancak evi terk etmesine rağmen, o gece duyduğu sesler ve gördüğü karanlık figürler asla aklından çıkmayacaktı. Esra, evin ruhlarının onu izlediğini hissediyordu. Yıllar geçse de, o karanlık gecenin izleri her zaman kalacaktı. Evin kapısı, her gece tıklayarak onu çağırmaya devam edecekti.

Bölüm sonu

3 yorum