İçeriğe geç

Kısa korku hikayeleri

Bölüm 12 · 4 dk okuma

Kısa korku hikayeleri

Bölüm 12

Bölüm 12:Saat 3:30

Saat 3:30

Gece yarısıydı. Ev, derin bir sessizliğe bürünmüştü. Yalnız yaşayan Selin, bilgisayarının ekranına gözlerini dikmişti. Yıllardır yazdığı roman üzerinde çalışıyordu ama kelimeler bir türlü akmıyordu. Kendi düşüncelerinin karanlık dehlizlerinde kaybolmuştu. Tam o sırada, saat 3:30'u gösterdiğinde odanın kapısı aniden açıldı. Selin, kalbinde bir korku hissetti ama bir şeyin peşinde olduğunu biliyordu.

Saatin tıkırtısı, evin sessizliğini bölerek daha da yankılanmaya başladı. Selin, bu sesi duymaktan rahatsız olmuştu. Sanki saat, odanın içindeki tüm ruhları çağırıyordu. "Yine mi?" diye düşündü. Bir süre önce, bu saatte her gece garip olaylar yaşamaya başlamıştı. Kendini korumak için tüm ışıkları açmaya karar verdi. Ancak odada yalnız değildi.

Bir köşeden bir gölge belirdi. Selin, gözlerini kısarak karanlık köşeye odaklandı. Gölgenin belirginleşmesiyle birlikte, bir figür ortaya çıktı. Üzerinde yıpranmış bir elbise olan, uzun, ince bir kadın duruyordu. Selin, bu figürün kim olduğunu hemen tanıyamadı ama yüzündeki ifade, ona soğuk bir ürperti verdi. Kadın, ifadesiz bir şekilde Selin'e bakıyordu.

“Sen kimsin?” diye bağırdı Selin. Ama figür, cevap vermeden sadece gülümsedi. Bu gülümseme, Selin’in yüreğine korku saldı. Sonra, kadının sesi odanın içinde yankılandı: “Ben, her gece seni bekleyenim.”

Selin, geri çekilerek odanın kapısına yöneldi ama kapı, açılmıyordu. Kadın yavaşça Selin’in yanına yaklaştı. “Seni çağırdım,” dedi. “Her şey, senin yazman gerekenlerden başlamıştı.” Selin, kendisini bu tuhaf duruma nasıl soktuğunu düşünmeye çalıştı. Son birkaç gece boyunca, hiç olmadığı kadar karanlık bir ilhamla dolmuştu. Ama bunun karşılığında korkunç bir bedel ödediğini bilmiyordu.

“Bu sadece bir şaka olmalı!” diye haykırdı Selin. “Benimle oynamaya hakkın yok!” Ama kadın, sadece başını salladı. “Bunu sen seçtin. Zihnin karanlık sırlarını ortaya çıkarmak için yazmak istedin. Şimdi sonuçlarına katlanmalısın.” Selin’in başı dönerken, zihninde bir dizi görüntü belirmeye başladı.

Her sayfa, her cümle, her karakterin hayatı, Selin’in bilinçaltında gizlenmişti. Bir süre önce yazdığı hikayelerin bazıları, garip bir şekilde bu kadının geçmişine dair anılarla doluydu. Kadın, Selin’in yazdığı karakterlerden biriydi; ama Selin, bu karakterin gerçek bir varlık olduğunu asla düşünmemişti. Şimdi, karşısında duruyordu. Bir şeylerin yanlış gittiğini hissetti ama ne olduğunu anlamakta zorlandı.

“Sen kimsin? Ne istiyorsun benden?” diye sordu Selin. Kadın, yavaşça yanına yaklaşıp elini uzattı. “Beni serbest bırak,” dedi. “Ben, senin yazdığın her şeyin ruhuyum. Ama şimdi karanlık bir yere hapsoldum. Sadece senin yazman gereken hikaye ile kurtulabilirim.”

Selin, ne yapacağını bilemedi. “Nasıl? Ben sadece bir yazarım. Bu tamamen hayal ürünü!” dedi. Kadın, ona yaklaşarak gözlerinin içine bakmaya başladı. “Hayal gücün beni burada tutuyor. Yalnızca kelimelerini kullanarak beni kurtarabilirsin.”

Selin, korku ve merak içinde kadının sözlerini dinledi. Bir an için, zihninde yazmakta olduğu romanın sonunu düşündü. Korkunç bir gerilim yaratma arzusu, içinde büyüyordu. “Eğer beni serbest bırakmak istiyorsan, o zaman ne yapmam gerektiğini söyle!” dedi.

Kadın, parmağıyla bilgisayarın ekranını gösterdi. “Her şey, o kelimelerle başlar. Onları doğru bir şekilde yaz. Eğer doğru kelimeleri bulamazsan, benim gibi kaybolacaksın.” Selin’in kalbi hızla atıyordu. O an, kadının içinde bulunduğu karanlığın, kendisini de kapsayabileceğini anladı.

Zihninde, geçmişte yazdığı her kelimeyi düşünmeye başladı. Karakterlerinin korkuları, hayal kırıklıkları, acıları… Hepsi, bu kadının gerçekliğinde yankı buluyordu. Selin, klavyesine hızla parmaklarını vurdu. “Bir zamanlar kaybolmuş bir ruh,” diye yazmaya başladı. “Zaman, onu unutmuştu ve o, geri dönmek istiyordu.” Her kelimeyle birlikte, kadının yüzündeki gülümseme büyümeye başladı.

Selin yazarken, odanın karanlığı kalabalıklaştı. Kadın, Melis’in yarattığı her kelimenin bir parçası haline geliyordu. “Evet, evet! Devam et!” dedi kadın. “Beni çağırıyorsun! Daha fazla yaz!” Selin, kalemi elinden düşürmemek için kendini zorladı. Hızla yazarken, kadının ruhu yazdığı kelimelerde can bulmaya başladı.

Ama birden, bilgisayarın ekranında tuhaf bir şey olmaya başladı. Yazdığı kelimeler, kadının ruhunu daha da büyütüyordu ama aynı zamanda Selin’i de çekiyordu. “Hayır! Bu yanlış!” diye bağırdı Selin. “Ben seni burada istemiyorum!” Ama kelimeler, onun kontrolünden çıkmıştı.

Kadın, Selin’e yaklaştı. “Artık geri dönemezsin. Her şey senin elinde! Ya beni serbest bırakacaksın ya da kendi ruhunu kaybedeceksin!” Selin’in kalbi hızla atıyordu. Şimdi, hem kendi hem de kadının hayatı, yazdığı kelimelere bağlıydı.

Yazmaya devam etti ama her kelime, daha da derin bir karanlığa sürüklüyordu. Sonunda, “Sonunda özgürüm,” diye yazdı. Ama bu kelime, Selin’in ruhunu çekip aldı. Ekranın karanlığında, bir ışık parladı. Selin, son bir çığlık attı. “Hayır!” diye haykırdı. Ama artık çok geçti.

Gece 3:30’da, Selin’in evi sessizliğe gömüldü. Saatin tıkırtısı, odanın içindeki varlığı kapladı. Selin’in bilgisayarının ekranı kararmıştı ama bir kelime daha yazılmıştı. “Özgürlük, bir bedel gerektirir.” O an, odada sadece kadın kalmıştı.

Selin’in ruhu, şimdi kadınla bir bütün olmuştu. Kadın, gülümseyerek Selin’in bilgisayarına bakmaya başladı. “Artık benimle oynamak zorundasın, Selin. Çünkü her gece saat 3:30’da seni bekliyor olacağım.” O andan itibaren, Selin’in hikayesi hiç bitmeyecekti.

Her gece, saat 3:30’da yeni bir hikaye yazılmaya başlanacaktı.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

13. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.