İçeriğe geç

Kırmızı takvim

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Kırmızı takvim

Bölüm 4

13

Lavin'in Anlatımı

Elimdeki kırmızı takvim yaprağına birkaç saniye boyunca öylece baktım.

Bu... imkânsızdı.

Aynısının bir tanesi çantamdaydı.

Şimdi bir tane de Kuzey'in cebinden düşmüştü.

Kalbim hızlanmaya başladı.

"Ne oldu?"

Defne'nin sesiyle irkildim.

"Hiç..."

Kâğıdı avucumun içinde buruşturup cebime attım.

"İyi misin sen?"

"Biraz başım ağrıyor."

Defne inanmış gibi görünmüyordu ama üstelemedi.

---

Dersler bitmek bilmedi.

Saatin akrebi sanki hareket etmiyordu.

Öğretmen tahtada soru çözerken ben sürekli cebimdeki iki takvim yaprağını hissediyordum.

Biri yolda bulduğum...

Diğeri Kuzey'in cebinden düşen.

Aynı renktelerdi.

Aynı kâğıttandılar.

Ve ikisinin de üzerinde sadece tek bir sayı vardı.

13.

Zil çaldığında ilk çıkan ben oldum.

Koridorda yürürken arkamdan biri seslendi.

"Lavin."

Durup arkamı döndüm.

Kuzey...

Sanki hiçbir şey olmamış gibi bana doğru yürüyordu.

"Bir dakika konuşabilir miyiz?"

Boğazım kurudu.

"Ne hakkında?"

"Yürüyelim."

Bir an reddetmeyi düşündüm.

Ama içimdeki merak korkumdan daha büyüktü.

Beraber okul bahçesine çıktık.

Hava kapalıydı.

Yağmur yağacak gibiydi.

Kuzey ellerini cebine koymuş sessizce yürüyordu.

"Neden sürekli etrafına bakıyorsun?" diye sordu.

"Bakmıyorum."

"Bence bakıyorsun."

Cevap vermedim.

Bir süre sessizlik oldu.

Sonunda dayanamayıp sordum.

"Bugün cebinden bir şey düştü."

Adımları durdu.

"Biliyor musun?"

"Evet."

"Ne düştü?"

Cebimdeki kırmızı yaprağı çıkarıp ona uzattım.

Yüzündeki ifade bir anlığına değişti.

Çok kısa sürdü.

Sonra tekrar sakinleşti.

"Bu benim değil."

"Yalan söyleme."

"Gerçekten benim değil."

"Ama cebinden düştü."

Kuzey derin bir nefes aldı.

"Bazen gördüğün şeyler sandığın gibi değildir."

Bu nasıl cevap olabilirdi?

Tam yeniden konuşacakken telefonum çaldı.

Arayan...

Annemdi.

"Lavin! Neredesin?"

"Okuldan yeni çıktım."

"Eve hemen gel."

"Ne oldu?"

Annemin sesi titriyordu.

"Defne'nin annesi aradı..."

Kalbim yerinden çıkacak gibi oldu.

"Defne'ye ulaşamıyorlarmış."

Elimden telefon kayacak gibi oldu.

"Ne?"

"Okuldan çıkmış... Ama eve hiç gitmemiş."

Bir anda dünya sessizleşti.

Defne...

Yarım saat önce yanımdaydı.

Kuzey yüzüme baktı.

"Lavin?"

Ben ise konuşamıyordum.

Çünkü cebimdeki telefon yeniden titredi.

Bu kez bilinmeyen numaradan tek bir mesaj vardı.

"Geç kaldın."

Bölüm sonu

1 yorum