Bölüm 4 – İhanetin Adı
Yaşlı adam ağır adımlarla bize doğru yürüyordu.
Silahını doğrultmasına gerek bile yoktu.
Yanındaki onlarca adam zaten bizi çevirmişti.
Karan, fark ettirmeden beni arkasına aldı.
Sinirle ona baktım.
"Bunu yapmayı bırak."
"Geri çekil."
"Emir vermeyi kes."
Karan başını bana çevirmeden fısıldadı.
"İlk defa sözümü dinle."
Sesindeki ciddiyet beni susturdu.
Yaşlı adam hafifçe gülümsedi.
"Demek ünlü Arya Demir sensin."
"Sen kimsin?"
Adam bastonunu yere vurdu.
"İnsanlar bana sadece Patron der."
"İsim?"
"İsmimi öğrenmek için biraz daha yaşaman gerekir."
Sözleri tüylerimi diken diken etti.
Karan dişlerini sıktı.
"Onu bu işin içine karıştırma."
Patron kahkaha attı.
"Çok geç."
Sonra cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafı bana fırlattı.
Yerden alıp baktığımda nefesim kesildi.
Babam...
Annem...
Ve Karan...
Üçü birlikte gülümsüyordu.
Fotoğraf en az yirmi yıllıktı.
Şaşkınlıkla Karan'a döndüm.
"Bu ne?"
Karan gözlerini kapattı.
"Cevap vermeyeceğim."
"Neden?"
"Şimdi zamanı değil."
Öfkeyle fotoğrafı yumrukladım.
"Babam seni tanıyormuş."
Sessizlik...
"Konuş!"
Karan bana baktı.
Gözlerinde ilk kez acı vardı.
"Çünkü baban..."
Sözünü bitiremeden kurşun sesi duyuldu.
Bir mermi tam bulunduğumuz yere isabet etti.
Patron gülümseyerek elini kaldırdı.
"Yakalanmalarını istemiyorum."
"Ölmelerini istiyorum."
Bir anda silah sesleri depoyu doldurdu.
Karan kolumdan tuttu.
"Koş!"
İtiraz edecek zaman yoktu.
Beraber arka kapıya doğru koştuk.
Kurşunlar etrafımızdan geçiyordu.
Bir kurşun saçımı sıyırıp geçti.
İlk defa ölüm bu kadar yakınımdaydı.
Kapıyı tekmeyle açtık.
Soğuk gece havası yüzüme çarptı.
Liman boyunca koşmaya başladık.
Arkamızdan araba sesleri geliyordu.
"Kovalıyorlar!"
"Biliyorum."
Bir virajı döndüğümüzde siyah bir araç önümüzde durdu.
Şoför kapıyı açtı.
"Çabuk!"
Karan beni neredeyse arabaya itti.
Araç hızla limandan uzaklaşırken arkamızdaki silah sesleri yavaş yavaş kesildi.
Dakikalarca kimse konuşmadı.
Sadece nefes alışlarımız duyuluyordu.
Elimde hâlâ o eski fotoğraf vardı.
Sessizliği ben bozdum.
"Gerçeği söyle."
Karan camdan dışarı baktı.
"Baban benim düşmanım değildi."
"Öyleyse neydi?"
Uzun süre sustu.
Sonunda bana döndü.
"Hayatımı kurtaran tek insandı."
Dünya sanki durdu.
Babam...
Karan'ın hayatını mı kurtarmıştı?
"O yüzden seni koruyorum."
"Yalan."
"Keşke öyle olsaydı."
Gözlerimi ondan ayıramıyordum.
Tam o anda telefonum çaldı.
Bilinmeyen numara.
Açtım.
Karşı taraftan boğuk bir erkek sesi geldi.
"Arya..."
"Eğer anneni canlı görmek istiyorsan..."
"...yalnız gel."
Telefon kapandı.
Nefesim kesildi.
"Ne oldu?" diye sordu Karan.
Titreyen ellerimle telefona baktım.
"Annem..."
"Yaşıyormuş."
Arabada ölüm sessizliği oluştu.
Çünkü ben...
Annemin yıllar önce öldüğünü sanıyordum.