İçeriğe geç

Kırmızı kar

Bölüm 4 · 1 dk okuma

Kırmızı kar

Bölüm 4

Arada Kalan

Bölüm şarkısı: yalnızlık senfonisi -model

Bu sefer sadece bir caddede yürüyordu. Kafasında herhangi bir cinayet planı yoktu. Üstünde onu gizleyen kıyafetleri de yoktu. O bugün diğer insanlar gibiydi, normaldi.

Hayatta iki tür maske vardı. Birincisi, kötülüğünü bir maske ardına sığdıranlardı; yüzlerine maske takıp aramızda dolaşırlardı ve kimse hiçbir şey anlamazdı.

İkincisi ise o saf kalbiyle kimse kırılmasın diye takılan bir maskeydi. Böyle yaparak en çok kendisi kırılırdı.

Kendisinin hangisi olduğunu düşündü bir süre, fakat o ne ikinci maskeyi tamamen takmıştı ne de birincisini. O, bu koca evrende ruhu ve aklı arasında kalmıştı. O yüzden bunun tam bir cevabı yoktu.

Katilin bakış açısından

Yolda annesinin ve babasının eline sıkıca sarılmış bir çocuk vardı. Sapsarı saçları ve ela gözleri vardı, etrafı merakla izliyordu. O an çocukla göz göze geldim. Hemen el salladı bana. Yüzümdeki gülümsemeyle ben de ona el salladım. Onlar yollarına devam etti ama ben o anda kalakaldım.

Geçmişten bir an

Yemek masasında ailecek oturuyorlardı. Küçük çocuk, küçücük gövdesiyle tabaktaki kıymalı böreğe uzanmaya çalışıyordu. Annesi de babası da onunla ilgilenmediği için ona verecek yoktu. Sandalyenin üstünde ayağa kalkıp masanın üstüne çıktı ve böreği eline aldı. Çok sevinmişti, kendi başına bir şeyleri başarabilmesine. Sonra geri sandalyesine oturdu ve tam böreği ısıracakken elinden alındı.

“Sana yemek yemeyeceksin demedim mi lan?” babasının bağırışıyla titremeye başladı.

“Ö-özür dilerim ba-ba…”

“Bir de karşımda kekeliyor… Benim oğlum böyle korkak olmamalıydı.”

Şimdiki zaman

Önemli olan bir sofrada beraber oturmak değildi; ayrı ayrı olsa bile birbirini severek oturmaktı. Kaldığı yerden yürümeye devam etti. Ama adımları eskisi gibi değildi.

Her adımında sanki bir şey geri çekiyordu onu.

İnsanların sesi kulağına geliyordu ama anlamıyordu.

Sadece bakıyordu.

Bölüm sonu

9 yorum