İçeriğe geç

Kırmızı hat

Bölüm 28 · 6 dk okuma

Kırmızı hat

Bölüm 28

27.Bölüm

Yalanlar(Bora'nın gözünden 3 hafta önce)Rıhtıma ulaştığımızda hemen indim teknede. Kar yağıyordu ve yerde de biraz kar vardı. "Anahtarı ver abi." Arabasının anahtarını verdiğinde hızla arabaya bindim ve çalıştığım karakola şürdüm uzun zamandır benden haber alamıyordular. Karakolun önünde durdum ve arabadan indim. Hemen karakola girdiğimde herkesin gözü bendeydi. Ben yokken başka komser gelmişti biliyordum. Komserin odasına girdim, kapıyı çalmakla bile vakit kaybedemezdim. Komser şaşırırken önüne koydum belgelleri. "Kırmızı hat, bir çete ve bunlar sadece uyuşturucu alım atımlarıyla ilgili belgeler, cinayette işliyorlar, onlara kanıt bulamadım daha ama bu gerçek. Çetenin başında Erhan Yılmaz var. Şuan abim ellinde ve belki sevgilimde ellerinde.." hızlıca bitirdim konuşmayı. "Sen bunu inceliyorsun ve bende yanıma bir kaç kişiyi alıp abim,yengem, yiğenim ve sevdiğim kadını bulacağım." Dedim kapıyı çarparak çıkarken. Her ihtimale karşı belgelerin kopyasıda vardı bende. İbrahimi gördüm yanına ulaştım hemen. "İbrahim sorgulama ve bir kaç kişi alıp peşimden gel." Dedim ne diyeceğini bekpemeden kapının önüne çıkarken. Arkamda iki polis arabası peşimden gelirken abimlerin Şehirdeki evine sürdüm. İçimde sadece şu istek vardı: nolur hepsi iyi olsun. Erhan Hande'ye bir şey yapamadan Hande'yi bulabileyim. Bunlar bana yeterdi.Evin önünde durduğumuzda arabadan hızla indim, elimde silahımla merdivenlerden çıkarken arkamdakiler benden yavaştı. Kapıyı kırarak içeri girdiğimde önümde yengem ve ellerindede tapaklar vardı, yaptığım şey o nu korkutmuştu ki elindeki tabaklar yere düştü. Silahımı indirdim. "Abim nerde?""Markete gittide..noluyor Bora?" Dedi arkamdaki polislere bakarken. İç çektim. Sakin kalmalıydım. Odaları aradım belki hâlâ tehtit altındadır diye, kamera yada baska bir şey aradım ama yoktu. Tehlike olmadığına emin olduktan sonra polisler işine geri döndü. Yengem kırık parcaları toplarken o na yardım ettim. "Yenge..ben burda bir dakika daha durmam gitmeliyim." Gitmeye hazırlanırken yengem kolumdan tutarak durdurdu beni. "Bana neler oluyor anlatırmısın? Hande nerde?" "Gitti yenge..Erhan'nın ayaklarına gitti kendi kendine..hay sikiyim." Sinirle kolumu yengemin elinden çektim. Sinirim o na değildi, kendimeydi. "Koruyamadım o nu..""Bora her şeyi bastan anlatırmısın?" "...abim aramış Hande açmış telefonu ve Erhan sizi rehin tutuğunu felan saçmalamış sanırım, beni odaya kitledi ve bizi korumak için...yenge ben bütün delileri çete ile ilgili bildiğim herşeyi polise verdim..sizi rehin aldıklarını sanıp buraya geldim ama bak güvendesiniz..siktiğimin Erhan'ı..ya abimin telefonuna nasıl ulaşıyor o! Sonra tekrar aradım abimi Erhan diye ama abim açtı..tehtit altındasınız sandım..ya nasıl amına koyayım! Nasıl oldu bunlar?!" Yengem endişeyle yüzüme bakıyordu. "Tamam, sakin ol..desemde bir işe yaramayacak belli..abin gelsin konuşalım.""Yenge 1 saniye daha harcayamam!" Derken abim kucağında Mert ve elinde poşetle kırık kapıdan girdi. "Noldu..burada.." beni gördüğünde ilk şaşırdı sonra gözlerinde bir korku belirdi, saklamaya çalıştı ama gördüm. "Aa amcam gelmiş." Abim Mert'i kucağından indirdi ve içeri girdi. Mer koştu ve bacağıma sarıldı. "Paşam annenle içeri geç sen." Dediğimde yengem Mert'i aldı ve içeri geçti. "Bora..ne işin var burda? Hande nerde?" Telaşlıydı ve saklayamıyordu. Şupelenmeme neden oldu. "Belkide biliyorsun?""Neyi biliyorum?" Abimin önünde durdum. "Telefonunu ver.""Niye veriyim?""Abi telefonunu ver dedim!" Yutkundu ve telefonu verdi. Arama geçmişine baktım. Şupeli bir şey yoktu ama silmişte olabilirdi. Geri verdim telefonunu. "Bakıyorumda çok endişelisin." Gergince güldü. "Niye endişeli olayımki?""..sen Erhan ile is birliğimi yaptın?" Yutkundu ve kasları çatıldı. "Ne saçmalıyorsun sen?!""Ozaman açıkla amına koyayım, senin numaranla nasıl Hande'yi aradı Erhan?!" "Hande'yimi aradı..benim numaramdan? Saçmalama.""Abi! Çıldırtma beni! Yalanmı söyledi yani Hande bana?!""Olabilir, belkide tek gecelik senle takılmak istedi sonrada kaçtı-" yakasından tutum, sözleri beni dahada sinirlendirdi. "O çeneni kapat, sevgilim hakında düzgün konuş." Yutkundu yine. "Sen abinle düzgün konuş ilk, sonra ben sevgilinle düzgün konuşurum." "..Erhan ile iş birliği yapmadığınla ilgili tek geçerli bir şey söylesene bana abi.""Yapmadım, sıradan bir kızamı inanıyorsun?""O kız benim sevdiğim kız abi!""Evet yaptım! Amına koyayım yaptım! Seni korumak için!" Yakasındaki elim sıkılaşırken yüzüne yumruğu geçirdim dayanamayıp, kafası sağa doğru düşerken gözlerime bakmadı ve direnmedi. "Abimmisin lan sen benim?! Benim sevdiğim kadını öldürmek isteyenlerin eline ver sonra seni korumak için de..şuan beni kaybettin bile abi!" Yakasını bıraktım, nefes alamıyordum artık burda. Kapıya doğru yöneldiğimde önümde geçti. "Gidemezsin! Istediğin kadar döv beni sesim çıkmaz ama kardeşimi onların eline vermem!""Sevdiğim kadını verdin.." sustu. "Çık şurdan.""Çıkmıyorum.""..zaten seninle kavga ederek iyice vakit kaybettim..çık şurdan!" O sırada yengem yanımıza geldi. Bakışlarım bir an yengeme gitti, sonra tekrar abime baktım. Gerçi artık abimmiydi emin değildim. "Yengemede anlatiyimmi nasıl bir şey yaptığını?" Dediğimde endişesi artmıştı. "Noldu? Naptın Baran sen?" Yengemde endişelenmişti. Abim susarken konuşmaya devam ettim. "Ya ben sana böyle bir şey yapsaydım? Yengemi Erhan'ın eline verseydim ve sonra seni korumak için deseydim?" Yengem anlamaya başlamıştı. "Baran..sen.""Evet Asel yaptım. Erhan a yerini söyledim ve yardım ettim. Kardeşimi korumak istemek suçmu oldu şimdi?" Asel ablam yaklaştı ve abime bir tokat attı. "Sen iyimisin?! Sen hiç bir şey söylemeseydin ikiside tehlikede olmazdı! Hatta şuan bizi bile tehlikeye attın""Bize dokunmayacağnı söyledi!""Sende inandınmı abi?" Sinirle güldüm. "Bukadar saf olma..o Erhan'ın hayatı yalan...biliyormusun Erhan'nın eline verdigin kız sizi korumak için gitti ayaklarına." Abim ikimizinde yüzüne bakmıyordu ve susuyordu. Abimi omuzundan ittirip evden çıktım. Binadan çıktığımda derin derin nefesler alıyordum. Daha fazla vakit kaybedemezdim arabaya bindim ve Erhan'nın malikanesine sürdüm. Yaklaştığımda zaten çoktan bir sürü polisin burada olduğunu gördüm. Arabayı durdurup indim, o komserde buradaydı. 30lu yaşlarında gözüküyordu. Yanında duydum. "Yakaladınızmı Erhan'nı?" Adam bana baktı ve beni süzdü. "Sen eski komser değilmisin?""Evet..soruma cevap verirmisin?""Yok..bom boş malikane.""Bodruma felan baktınızmı? Hiç kimsemi yok?""Yok..baska bildiğin bir şey varsa anlat yardımcı olursun.""Bildiğim her şey verdiğim belgelerde var. Bazılarının delili yok ama her şeyi orda anlattım.""Tamam..baska bir şey yoksa gidebilirsin.""Bende araştıracağım.""Artık komser değilsin..uzun zamandır yoktun..biz baktık zaten hiç bir şey yok.""Sevgilim ellerinde! Belkide bu malikanedeydi..belki o na ait bir şey bulursam anlarım..lütfen." yalvarma ve ısrar etme gibi bir huyum yoktu benim, duygularımda yoktu gerçi. Hande hepsini değiştirmişti. "Tamam, incele." Ben malikaneye girerken o komserde peşimden geliyordu. Arasamda hiç bir şey bulamadım. Sinirle dışarı çıktım. Arabaya bindim sinirle. Nerede olabilirdi? Ya çoktan..sinirle direksiyona vurdum. Sakin olamıyordum....Aradan 2 hafta geçmesine rağmen ve durmadan o nu aramama rağmen hiç bir iz bulamıyordum. Uyuyamıyordum, iştahımhiç yoktu ama yinede zorla yiyordum güçsüz düşmemek için. Güxsüz düşemezdim ve biliyordum Hande yaşıyordu. Eğer o nu öldürselerdi direk bana geçerlerdi ama saklıyorlardı o nu benden sadece..yerine oturmayan parçalar vardı. Anlayamıyordum. Kafayı yemek üzereydim. Bazı geceler yorgun düşüp arabada uyuyordum 1-2 saatligine ama o bile vakit kaybıydı. Abimlere koruma sağlamıştım, yengemlede araları bozulmuştu. Yine elim boş arabaya bindiğimde telefonum çaldı, arayan Osman abiydi. Hemen açtım. "Bir şeymi buldun Osman abi?""Yanlış tahmin..selam canım" Erhan'ın sesiydi bu, vicudum sinirden gerilmeye başlamıştı. "Lan şerefsiz-""Kardeşim nerde?""Ne saçmalıyorsun?""Kardeşimi kaçırdınız..""Ben kimseyi kaçırmadım. Hem sen sürekli neden başkalarının numarasınan arıyorsun göt.""Hm önümdeki ölü bedenin cebinde buldumda, karıştırırken numaranı gördüm ariyim dedim..""Sen ne dedin?" Osman abiyimi öldürmüştü? "Kardeşimi kaçıranlara yardım etmiş, bende sıktım kafasına.." telefonu tutan elim sıkılaşırken kaşlarım dahada çatıldı. "Kardeşini kimse kaçırmadı.""Ya aptalı oynuyorsun ya da abinin kardeşimi kaçırdığından haberin yok..şansınızı zorluyorsunuz.""..Hande nerde o nu söyle sen ilk.""Hande'mi?..bilmem.""Senin elinde biliyorum...eğer o na bir şey yaparsan ben sana bin katını yapacağım..bunu yapmamın sonucu ölsem bile..ölene kadar sana işkence edeceğim." Güldü. "Çok komiksin ha..Hande elimde değil..bende kameralardan gördüm bana geldiğini ama denize kamera koyamayacağım için devamı yok..""Yalan söylüyorsun..""Diyelimki ben yalan söylüyorum elime ne geçecekki?""Bilmem sen hep yalan söylüyorsun.""..sana biraz zaman veriyorum..kerdeşimi bana getir yoksa Hande'yi bulduğum an ne yapacaklarımı tahmin bile edemezsin.." telefon kapandığında sinirden başım çatlayacak gibiydi. Derin bir nefes alıp yanımdaki abime döndüm. Elindeki bilgiseyarla işi bitmiş gibiydi. "Buldunmu yerini?""Buldum.""Yardım etmen seni affedeceğimi göstermez bunu bil." Sustu. "Osman abi...""Nolmuş Osman abiye?" Sesizliğim her şeyi anlatmıştı o na. Söylediği yere doğru sürdüm. Polisler de arkamızdaydı. 2 hafta boyunca bir kaç adamını yakamışlardı kırmızı hat'ın. Konum bizi ormanlık bir alanda bir eve götürdü. Şehir dışına gitmeyi düşünmüş olabilirlerdi ama şehrin çıkışları polis kaynıyordu. Emindim, Hande elindeydi. Beni kandırıyordu sadece. Arabalardan indik. Evin her tarafı polislerle sarılmıştı. Abimde elinde bir silahla tam yanımdaydı. Kar yağmaya başlamıştı yine. Kapıya yavaşça yaklaşırken diğer taraftan üzerimize kurşun yağmuru yağmaya baslamıştı. Hızla arabanın arkasına geçtim. Ama abim geç kalmıştı...o nu affetmesemde o benim abimdi ve gözlerimin önünde bedenine giren kurşunla yere yığıldı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.