İçeriğe geç

Kırmızı hat

Bölüm 17 · 5 dk okuma

Kırmızı hat

Bölüm 17

16.Bölüm

Tutmazsam uçup gidecekmişsin gibi geliyor

Ayaktaydı ve bana bakıyordu. "İyimisin?" Diye sorup bana yaklaştı, ela gözlerinden kaçırdım gözlerimi. "iyiyim...sen iyimisin?" Konuşurken o na bakmamamı fark etmişti. "İyiyim" "Yeni uyandın dinlen biraz daha" dediğimde derin bir nefes aldı."konuşmak istiyorsun..konuş" bakışlarım bir saniyeliğine yine gözlerine baktı. "Biraz daha dinlen" neden o nu düşünüyorsam.. ama hayatımı kurtardı. Yatağa geri döndü ama yatmadı, oturdu. "Biliyorum soruların var...hadi sor" yanına oturdum. "Her şeyi anlat bana" "Tamam, peki..." sırtını hafifçe bana doğru döndürdü ve yine o dövmeyi gördüm, şaşırmadım tahmin ediyordum. Devam etti: "ben de onlardanım..tahmin etmişsindir, evet sana yalan söyledim Erhan gibi. Bana istersen daha güvenme ama...Erhan oyunu yönetiğini sanırken ben saman altından su yürütüyordum...tamam ilk katıldığımda gerçekten onlardan olmuştum, Erhan'ın babası Anıl, Erhan'a değilde en çok bana babalık yapıyordu, Erhan bunu kıskandı...Anıl'ın en sevdiği adamı olmamı kıskandı. Ünüversitede Alev ile tanıştım, Erhan'ın kız kerdeşi olduğunu bilmiyordum..bana sürekli çıkma teklifi etti en sonunda kabul etmek zorunda kaldım...beni sevdiğini söylesede bu da Erhan'ın bir oyunuydu...öğrenmiştim Alev ile sevgili olduktan bir kaç hafta sonra. Erhan bu sonuçta kıskançlıktan her şeyi yapıyor. Onların oynamak için bir nedenede ihtiyaçları yok zaten...seni de onun oyunu sanmıştım ve o ne diyorsa yaptım, beni oynatığını sansam bile...beni ilk kardeşine aşık edip sonra mahfedecekti..edemedi...şimdide sana aşık etmeye çalıştığını sandım..yanılmışım.." durdu bir kaç saniye, derin bir nefes aldı. "Erhan babamı öldürdü...bilmediğimi sanıyor ama biliyorum...o beni oynatığını sanmaya devam ederken ben çete ile ilgili bilgiler topladım bunca zaman, bilgiseyarımda saklayamıyorum çünkü manyaklar öyle bir sistem kurmuşki 2 saniyeye siliyorlar her nerdeyse bilgi...karakolda adamları var evimde kamera var...oyüzden kimsenin bulamayacağı bir yerde saklıyorum...bütün delileri topladığımda bu işe bir son vereceğim" arkasındaki dövmedeydi hâlâ gözlerim, güvenmelimiydim o na? Yine bir oyunun içindemiydim? Bunların cevabını bulamasamda şunu biliyordum, Erhan ile birlikteyken içimde hep biraz rahatsız olan bir tarafım vardı..ama Bora...Bora ile birlikteyken nedensiz bir huzur vardı içimde. Parmağım dövmesine gitti ve çizgiyi takip etti. Bora'nın bir an donduğunu ve derin bir nefes aldığını fark ettim. Elimi çektim. "Orda bana silah doğrulturken öldürmeyi düşünmüşmüydün?" "Hayır...zaten senin onlardan birisi olmadığını anladığım an sana zarar verme gibi bir düşüncem hiç olmadı" "Nezaman ve nasıl anladın?" "...gözlerin..." didi ve bana döndü, gözlerime baktı, bende o nun gözlerine baktım. "Ne olmuş gözlerime?" "Onlar gibi bakmıyor.." "Nasıl yani?" "Onlar gibi oyun oynuyormuş gibi bakmıyor yani...ne olursa olsun bir insan istemese bile gerçek duyguları anlaşılır..." "Ben Erhan'ınkileri anlayamadım ama" "Kendini suçlama o piç kusursuz bir oyuncu" Gözleri gözlerimde kafamdaki sorular dudaklarıma dökülmeye başlamıştı. "Sana tekrar güvenebilirmiyim?" "Güvenebilirsin...ama istersen güvenme...mutlu ol yeter" "..Zahide'ye kızı al git demişsin...kendi canından önce benimkini düşünmüşsün, ve şimdide sadece mutlu ol yeter diyorsun..araba sürerken bana kemerimi takmamı söylüyorsun kendin takmıyorsun..kurşun omuzumu sıyırıyor korkuyla bana bakıyorsun, benim için endişeleniyorsun..neden şimdi iyi davranıyorsun?" Bir an durdu, bu soruyu beklemiyordu belli ki..bende beklemiyordum. "...bende bilmiyorum nedenini" dedi sonunda. "...cevabını bir an önce bul beni merakta bırakma lütfen..suçluluk duygusu hisettiğindemi...yoksa-" derken içeri birisi girdi. Kafamı çevirdiğimde Zahide'yi gördüm ve yanında ki küçük kardeşini, oturduğum yerden kalktım...ya yanlış anlarlarsa? Aman anlarlarsa anlasın.."ay umarım rahatsız etmedim sizi" dedi Zahide Bora'ya yaklaşırken. "Yok" dedi Bora. Zahide Bora'nın durumunu kontrol ederken bende çıkayım odadan diye düşünüp kapıya doğru yöneldiğimde Zahide'nin ağzından çıkan sözle dondum "sevgiliniz uyandığında sizi çok merak etmişti" Ne!? Bizi sevgilimi sanmıştı? Ben tam konuşacakken Bora konuştu "merakmı etti?" Dedi bana bakarak. "H-hayır merak etmedim, yani ettimde,arkadaşça ettim..hem biz sevgili değiliz" dedim hemen olay daha da karışmasın diye. "Ah üzgünüm çok yanış anladım, kusura bakmayın" "Sorun yok" diyip çıktım odadan. Bir kaç dakika sonra hepimiz yemek masasındaydık ve yemek yiyorduk, Bora'nın üstüde çıplak değildi artık..sadece kaşık çatal sesleri ve sesizlik vardı, sesizliği Zahide bozdu "sormayayım diyorum ama merak ediyorum...size ne oldu?" Ben buna cevap veremezdim, kısaca Bora cevap verdi "peşimizde bir kaç adam vardı..onlardan kaçıyorduk..sana bukadar anlatabilirim ve kötü insanlarda değiliz merak etme..ayrıca ikimizede yardım ettiğin için teşekkürler" Zahide'nin enerjisi birden düştü sanki. "Rica ederim...zaten tahmin ediyordum ama belki başka bir şey verdır diye sizi idare etmeye devam ettim...sizin peşinizdeki adamlar izinizi bulup burayakadar gelirse...kendi canım umrumda değil ama Nehir..size kaç haftadır bakıyorum ve bunu söylediğim için üzgünüm ama kısa süre içinde gitseniz iyi olacak" Bora konuşacaktı ki ondan önce davrandım. "Seni anlıyorum...kardeşine ve sana benim yüzümden bir şey gelmesini de hiç istemem..zaten çok kalmayı da düşünmüyorduk..bunca zaman yaptıkarın için teşekkür ederiz" Bora'nın bakışlarını üstümde hissedebiliyordum. Zahide tabağıyla oynarken konuştu "rica ederim" dedi. Sofrayı kaldırmasına yardım ettikten sonra salona geçerken Bora önümde durdu "konuşallımmı" dedi. "Peki..konuşalım" Koridora giderken onu takip ettim, sonra bana döndü "kızın dediği gibi her an bizi bulabilirler...oyuzden gece çıkacağız kızda bizi görmicek çıkarken" "Peki nereye gideceğiz?" "...gidince görürsün" "İyi peki.." konuşmayı bitirdiğimizi sanıp gidecekken kolumdan tuttu ve yine aynı konuma çekti beni. "Bir şey daha...merak etmenin arkadaşçası felanmı varmış?" "Ne? bir anda nerden çıktı şimdi.." sustu ve sadece gözlerime baktı, bende bakmaya devam ettim. "Evet var..Allah Allah ne saçma sorular bunlar" dedim ve salona döndüm, arkamdan gelmiyordu. ... Gece yatağımda yatarken odanın kapısı yavaşça açıldı, Bora'yadı zaten...yani ben öyle sanmıştım, yattığım yerdende kıpırdayamıyordum. Ve Erhan yaklaştı kapıdan bana doğru, Korkuyla o na bakarken o sırıttı ve önümde durdu, eli bağzımı sıktı ve bir şey fısıldadı "intikam...Hande" dedi ve ismimi demeye devam etti. "Hande...uyan" birdan uyandım, nefesim derin ve kalbim kızlı, gözümden bir damla yaş akıyor ve önümde Bora bana bir şeyler söylüyor "iyimisin?..kabusmu gördün?" Gözlerimden bir kaç damla daha yaş geldi. "Çok yoruldum" dedim sadece, Bora bana hemen yatağın yanında duran sürahiden su doldurup doğrulmamı sağladı, bardağı bana vermedi..kendi içirdi. Bardağı tekrar yerine koydu ve acele etmeyerek yanıma oturdu "sorun yok..daha sonra çıkarız istersen bu evden..biraz daha dinlen" derin bir nefes aldım "yok gidelim..yük olmak istemiyorum insanlara" dediğimde yanağımda yavaşça aşağı inan damlayı sildi. "Tamam gidelim..." Evden sesizce çıktık ve köyün tenha sokaklarından geçerek ormanda bir yola vardık "bütün yolu yürüyecezmi?" Dedim. "Merak etme" dedi sadece ve elimi tuttu, şaşırarak o na baktım. "Neden elimi tutuyorsun?" Dediğimde bakışları bana döndü. "Sanki tutmazsam uçup gidecekmişsin gibi geliyor" dedi ve önüne bakarak yürümeye devam etti bu neydi şimdi?

Bölüm sonu

1 yorum