İçeriğe geç

Kırmızı hat

Bölüm 13 · 5 dk okuma

Kırmızı hat

Bölüm 13

13.Bölüm

İhanet

İntikam, bir intikam neden alınırdı? Birisi sana ihanet edersemi? Peki ben Erhan'a ne yapmıştım? Benden ne intikamı almayı planlıyordu? Benim düşmanım olan birinin evinde kaldım, o na güvendim, peki ben kaçırıldığımda beni neden kurtardı...peki orda ne arıyordu..bu bir tesadüfmüydü yoksa o nun bir oyunumuydu? Bunları düşünürken düşüncelerimi bölen şey kapının zili oldu, biz hâlâ Bora ile kahvaltı yapıyorduk, Bora kalkıp kapıya yürüdü, mutfak koridorun en sonundaydı ve kapıyı görüyordu, sesizce yemeğime devam ederken bir yandanda kapıya bakıyordum, Bora delikten bakıp iç çekerek kapıyı açtığında Alev ile göz göze geldik ve Alev sinirle Bora'ya dönerken içeri girdi, "bu kızın ne işi var burda Bora!!" Bora Alev'in bağırması ile sabırla derin bir nefes verdi "hiç sırası değil Alev"

"Zaten senin için nezaman sırası oldu ki, nezaman..ah sinir ediyorsun beni ya, biraz enpati kur, sen beni böyle yakalasan naparsın?..boş versene zaten hiç sevmedin beni sen...sadece bütün ilişkimiz abime yaklaşmak içindi dimi!!" Bora durdu, öylece baktı, sonra ağzından tek bir kelime çıktı "evet" Alev'in gözleri dolarken Bora devam etti "sırf Erhan'a yaklaşmak ve onunla ilgili ve şu boktan çetesiyle ilgili bilgiler için yaptım...asla sevmedim seni..." Erhan Alev'in abisimiydi?...acaba neler dönüyordu? Bora'nın yüzünde bir tokat patladı, sofradan kalktım ve onların yanında dururken Bora sakinca gözlerini Alev'den bana çevirdi, Alev ise gözleri dolu, kendini zor tutan ve kaşları çatık bir şekilde bana bakıyordu bense yere bakıyordum "ben gidiyim en iyisi"

"Hiç bir yere gitmiyorsun" dedi Bora sakince, Alev'in siniri dahada artarken bağardı "ben giderim!! Sen kal! Bora sana daha çok değer veriyor zaten! Sadece kullandı beni!..kıyafetlerimi bile sana varmiş!..ne sik yapıyorsanız yapın" diyerek hemen çıktı evden, Bora hâlâ sakindi ve bana bakıyordu "kahvaltını yapmaya devam et.." dedi, ben bir şey diyemeden üst kata çıktı odun, ne olursa olsun bir kızı kullanmamalıydı. daha yiyesim yoktu sofrayı topladım ve salona geçip oturdum.

Bir kaç saat sonra Bora evden çıktı bana bir şey demeden, evde tek başıma salonda oturup televizyondaki kanalara bakıyordum, Bora ve Alev'in arasını bozduğum icin üzülebilirdim ama Bora zaten çoktan bozmuştu aralarını ve buyüzden pek takmadım. Aklım Erhan'ın benden almak istediği intikamdaydı, ne olduğunu okadar çok merak ediyordumki...

Saat 00:26 ydı, kendime bir kahve hazırladım ve fincanımı alıp geniş balıkona çıktım, L koltuğa oturdum ve gece yi izledim, geceyi çok seviyordum. Kapının sesini duydum, kimin geldiği beliydi ve Bora bir kaç saniye sonra balıkonun kapısından çıktı, elinde bir kaç poşet vardı, bana bakmadan yanıma oturdu ama çokta yakına değil, eli ceketindeki cebe gitti ve onun olmayan bir telefon çıkartıp bana uzattı "al"

"Neden?"

"Senin işte al"

Teredüt ile aldım telefonu, yep yeni bir android telefondu "neden bana bukadar yardım ediyorsun?" Dedim telefonu açıp içindeki şeyleri incelerken, kendi numarasınıda kaydetmişti "nedeni yok sadece yardıma ihtiyacın var diye...hem bunları sana bedavaya felan verdiğimde yok eline para geçince ödersin" dedi ve diğer poşetleride bana uzattı, aldım ve içlerine baktım, kıyafetler ve...bir kaç iç çamaşırı "şey...teşekkür ederim"

"Şu üstündekileri çıkar ve şunları giyde...hatta istersen duşta alabilirsin..banyoda temiz havlu var"

"Tamam" dedim ve poşetlerle birlikte kalktım kanepeden, odaya geçip poşetleri oda da bıraktım ve banyoya geçip kapıyı kitledim, üzerimdeki eşaları kirli sepetine attım ve ılık bir duş aldım, duşakabinden çıktım ve askıdaki havluyu vicuduma sardım, çıkmadan önce kapıyı hafif araladım ve Bora'nın yakında olup olmadığını anlamak için kafamı aralık kapıdan çıkarıp etrafa baktım, sonra hemen odaya doğru ilerledim ve odaya girdim ve üstümü hızla değiştirdim, beyaz eşofmanın üstüne siyah uzun kollu bir tişört giydim, bedeni tam uymuştu ve hatlarımı belli ediyordu, birde beyaz bir hırka geçirdim üstüme ve önünü kapattıp.

Tekrar balıkona çıktım, saçlarımı havlu ile kurulasamda halla nemlilerdi, omuzlarımdan aşağı düşüp belime kadar geliyorlardı nerdeyse, Bora hâlâ balıkondaydı, tekrar aynı yerime oturdum ve onun gibi manzarayı izledim "hasta olacaksın" dedi bana bakmadan, "bir şey olmaz" dedim bende o na bakmadan "ve teşekkür ederim"

"Geri ödiyeceksin zaten boş versene"

"...şey...sence benden ne istiyor Erhan"

İlk sesiz kaldı sonra bakışları beni buldu ve bende o na baktım "bilmiyorum..ama dikkat et..onlar intikam alırken çok çirkinleşirler"

"Nerden biliyorsun" sustu kesinlikle bir şeyler saklıyordu.

...

Bir kaç gün geçti bu gün içinde pek konuşmadık ve karşılaşmadıkta ve ben hâlâ iş bulamıyordum. Bora işteyken sıkıldım sürekli evde durmaya, dışarımı çıksam diye düşünürken telefonuma mesaj geldi, mesajda; baş vurunuzu kabul etmiş bulunmaktayız Hande hanım ve yarın sizi 9 da şirketimizde bekliyoruz.

İste bu güzel haberdi, kanepeden kalktım ve hazırlandım, siyah ispanyol paça kot pantolon ve üstümdede siyah bağazlı bir kazak giydim, siyah kot ceketi de giyip saçımı açık bıraktım, ve dışarı çıktım, kış ayına girsekte hava okadar soğuk değildi ve güneşliydi, yürüyüş yapıp geri dönmeyi planlasamda bir araba hızla yanımda durdu ne olduğunu anlamadan kapısı açıldı ve beni içeri çekip hızla kapıyı kapatıklarında çırpınacak vaktim olmamıştı, sonrasında da çığlık atacaktım ki ağzımı bezle kapatılar ve çırpınırken bayılmıştım...

(Yazarın anlatımıyla)

Hande'nin ağzından çekti bezi iri adam, yanındaki diğer adam "üstünü ara sonra takip edilmeyelim" dedi, adam üstünü aradı Hande'nin ve cebindeki telefonu alıp camı açtı ve dışarı fırlattı araba hızla giderken "Erhan beye haber verdinizmi"

"Lan salak daha yeni yakaladık"

"Sus lan...arada haber ver"

"Ah keşke Erhan bey senin mallardan çaldığını öğrense"

"Abartma ben çalmıyorum biraz kendime alıyorum ve iznimde var gerizekalı"

"Banada alsana"

Adam diğer adama orta parmağını gösterirken önde yolcu koltuğunda oturan kaslı adam onlara döndü sakince ama bu sakinlik o nu korkutucu yapıyordu "gerzek gerzek konuşmayın da işinize bakın" diğer iki adam hemen suçlu bir çocuk gibi önlerine döndü "özür dileriz Hamdi bey" Hamdi önüne döndü ve telefonunu çıkartıp Erhan'ı ardı "efendim geliyoruz"

"Tamam bekliyorum"

Erhan telefonu kapattı ve arkasına yaslanıp viskisini içerken cok eğleniyordu "şimdi napacaksın bakalım Hande...ailen yüzünden bunları çekmen çok kötü"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.