İçeriğe geç

Kırmızı Göl

Bölüm 9 · 3 dk okuma

Kırmızı Göl

Bölüm 9

~9. Bölüm~

Uyandığımda az kalmıştı. Luna'ya bakmak için sağıma baktığımda hiç kimsenin olmadığını gördüm.

Arkamda ki koltuklara baktığım Luna'nın bana rahatsızlık vermek istemediği için arkada kızlarla beraber sohbet ederek konuştuğunu gördüm. Gülümsedim ve kızlara seslendim.

Luna anında yanıma geldi. İyi olup olmadığımı anlamaya çalışıyordu. Ona iyi olduğumu kanıtlamak için gülümsememi genişlettim. Luna derin bir nefes alarak arkasına yaslandı.

Ben de telefonumu açıp bakmaya başladım. Servis durduğunda herkes sırayla inmeye başladı. Bize sıra geldiğinde bizde indik. İndiğimizde herkes meraklı meraklı bir şekilde etrafı inceliyorlardı. Ben hariç herkes bakıyordu.

Profesör bizim kalacağımız evin anahtarlarını verdi. Zaman geçtikçe burasını kamp alanı gibi yapmaya çalışmışlardı ama orman çok büyük olduğu için sadece otuz tane bungalov ev yapmışlardı. Evler iki katlıydı. Üst katta iki tane oda alt katında ise banyo, mutfak ve salon vardı. Herkes dört kişi kalacaktı. 15 ev erkeklerin 15 ev ise kızlarındı.

Yani müdür bizim için bir haftalığına bütün evleri kiralamıştı. Ben anahtarları müdürden alıp kızların yanına gittim ve bungalov evlere doğru yürümeye başladık. Eve geldiğimiz gibi aynı anda koltuğa atladık. Biraz dinlendikten kimin kimle kalacağını düşündük. Sasha "Oda arkadaşlarımızı seçmek için taş kağıt makas yapalım kaybedenler beraber kazananlar beraber kalsın." Dedi. Aslında iyi bir fikirdi. Ben Luna'yla yaptım ve kazandım. Sasha'da kazanınca beraber çantalarımızı alıp odalara çıktık. Luna ve Olivia'dan önce davranıp balkonlu odayı seçtim. İkisi de homurdanarak odalarına girdiler. Eşyalarımı dolaba yerleştirince balkona çıktım ve sandalyelerden birine oturdum.

Sasha yanıma gelip oturdu. "Nasıl hissediyorsun? Bak kötü hissediyorsan bir bahaneyle geri eve dönebiliriz." Dedi. Ona döndüm ve tebessüm ettim. "Sasha gerçekten iyiyim, bununla yüzleşmem gerekiyor." Dedim. Sasha anlayışla kafasını salladı.

Sasha telefonuna bakıp iç çekti. Ne olduğunu anlamak için telefonunu aldım. Müdür akşam toplanıp kamp ateşi yakacağını ve isteyenlerin gelmesini istiyordu. Telefonu geri uzattım. Biraz düşündüm gidersem bir anda fazla üstüme gelebilirdi ama kızların gitmek istediğini biliyordum. Bir anda ayağa kalktım.

"Hadi Sasha hava kararmaya başladı hazırlanalım da gidelim Luna ve Olivia'ya da de hazırlansınlar hatta mesaj at." Dedim. Odaya girdim ve daha yeni yerleştirdiğim kıyafetlerime baktım. Elime bol koyu lacivert pantolonumu ve siyah dar tişörtümü aldım. Kıyafetlerimi yatağa koydum. Sasha balkondan odaya girmesi için seslendim. O içeri girince balkonun kapısını kapattım. Ne olur olmaz diye perdeleri de kapattım. Ağaçlar çok fazlaydı kolay kolay içeri gözükmezdi ancak ben yine de önlem almak istedim.

Kıyafetlerimi giyince Sasha'nın zoruyla üstüme lacivert fermuarlı sweatimi giydim. Üşüyeceğimi düşünmüyordum ama giydim. Kızlar hazırlanana kadar hava kararmıştı. Evden çıkınca kapıyı kilitledim ve anahtarın kaybolmaması için siyah bez çantamın içine attım.

Ormanı ezbere bildiğim için telefona bakma gereksinimi duymadım. Ateşi göle yakın bir yerde yakmışlardı çok fazla kişi yoktu büyük ihtimalle evde kendi kendine parti yapıyorlardı.

Kamp sandalyelerinin birine oturdum ve kızlarda benim yanımda ki sandalyelere oturmuşlardı. Tam karşıma bakmıştım ki Dylan'ın tam karşımda oturduğunu gördüm. O da bana bakıyordu. Profesör konuşmaya başladığında ona doğru döndüm ama Dylan sanırım dönmedi. "Arkadaşlar artık daha fazla kişi gelmiyor sizle birisini tanıştırma istiyorum." Dedi ve yanında ki bizimle yaşıt olan çocuğu gösterdi. "Bu benim oğlum Drake Beck. Bu sene bize katıldı." Dedi. Drake tebessüm ederek tek tek bize baktı. Herkes sadece tebessüm ederken ben tebessüm edip baş selamı verdim. Drake'de aynı şekilde bana selam verdi. Drake'le tanışmamız bitince telefonumu açıp boş boş gezmeye başladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.