İçeriğe geç

Kırmızı Çizgi

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Kırmızı Çizgi

Bölüm 5

Seç Birini

Aşk mı? Chris'e aşık olduğumu sakın düşünmeyin. Gençlik -salaklık- hevesiydi. Chris'ten sonra önüme çıkan kim varsa reddetmiştim. Ama biri dışında, bilin bakalım o kim?

-İyi geceler Matt ve sevgilileri.(gözlerini devirir.)

Telefonu Chris'in suratına kapatıp Matt'i de takmadan arabaya bindim. Arabayı çalıştırdığım sırada Matt'in "ne yapıyorsun sen??" bakışlarına maruz kaldım ama takmadan gazlayıp uzaklaştım.

Aslında bu anı bekliyordum. Onun yanıma gelmesini ama tutamadım kendimi. Babamın iğrenç genleri olsa gerek.

Biraz içmemin nedeniyle arabayı yavaş kullanmaya çalışıyordum -gazlama anını saymassak-.

Chris'den

Peter: Birader şu kızı arama artık! Ters tepiyor işte! Onun yerine bazı araçlara sen mi baksan?

Chris: Geldim çatlama! İki tane araba bakmış atar yapıyor.

Lily'den

Gözlerim iyi şeçemiyor ancak uzakta polis arabası gördüğümden eminim. Ancak dönüşüm için yol yok. Anlaşılan sıçtım. Arabayı yavaşlattım. Ancak beni durduran bir polis olmadı. Yoluma devam edecekken korktuğum oldu ve bir polis beni durdu.

Chris'den

Peter, bu ooo. Lily!

Peter: Napayım, durdurmalıyım.

Sana durdurma diyen yok.

Peter: Aşktan ölcen birader. Sakin ol.

Lily'den

Camı araladım ve tanıdık yüzler. Chris ve Peter. Ben ne suç işledim de bunlar karşıma çıktı, diye sorgularken Peter ruhsatımı istedi. Hiç konuşmadan güler yüzle uzattım.

Chris: Gözlerin fazla baygın Lily'm.

Lily: Uykum var maymun surat!

Chris: İçmekten gelmiyosun yani? (Kaşlarını büzer.)

Lily: Ne münasebet, arkadaşlarımla oturuyordum. Yani yanlış anlama Peter.

Peter: Devam edebilirsin Lily.

Lily:(sadece başını sallar ve uzaklaşır.)

Peter: İçmiş elbette. Ağzı kokuyordu.

Chris: O bir tane bile içse öyle olur.

Peter: En çok sen tanıyorsun tamam birader. İşimize bakalım.

Chris: Fazla promil değil dimi.

Peter: Chris! Ben alkol ölçer değilim ama az içmiş.

Chris: Ne dedik yaa.

-Günler sonra-

Dışarı çıkıp postalarımı kontrol ederken bir broşür gördüm. Tam atacakken bir üyelik formuydu. Nereye ait diye baktım ve "Blacky Kumarhanesi" yazıyordu. Altında da sahibi Matt Marshall yazıyordu.

Ne kumarı bee. Ben onu görmek için gidiyorum. Üye olup napıcam derken. Aslında mantıklıymış dedim. İçeri geçtim ve formu doldurdum.

-Gece-

Üstüme karanlığın içinde kaybolan siyah bir elbise giydim. Yan tarafları gece parlayan griydi. Yani dekolteye gerek kalmıyordu. Elbise dizlerimin hemen üstüne bitiyordu. Elbisenin parıltısında makyajımı hafif tutmaya karar verdim. Sadece rujum kan kırmızı tondaydı. Onu ise dağıtarak normal hâle getirdim ve hazırdım.

Çantamı da beyaz ve omuz askılı seçtim. İçine de formu koymayı unutmadım. Fazla gecikmeden arabaya bindim ve bir kaç dakika sonra oradaydım.

Geldiğim mekân bizimkinden farklıydı. Dışı siyah ama bir o kadar -ışıklarla- parlaktı. Kapıya ilerledim ve korumalara formu gösterdim. Biri cebinden bir kart çıkarttı. Belli ki üyelik kartıydı. Formu mu aldı ve bana kartı verdi. Kafamı hafifçe sallayıp içeriye girdim. Neredeyse alıştığım ağır alkol kokusu hakimdi içeride. Her masadan taş sesleri geliyordu.

Gözlerimi etrafta gezdirdim.

Gözlerim onu bulduğunda o benden çok uzaktaydı. Etrafında kadınlar toplanmıştı ve gülüşüyorlardı. Tam çıkacaktım ki gözlerim son bir yere kaydı. Chris... Oyun oynuyordu. Son kartı attı ve kazandı. Ona da dayanamadım artık gitmeliydim. Ama içimdeki Louis'in kızı Chris'in yanına git ve Matt'in gözlerinin içine gülümse diyordu. Öyle de yaptım.

-Chris! (Yanına gider)

-Lily'm! (Yüksek sesle) Sen böyle yerlere gelmezdin.

-Saçma bir broşür gelmiş evime. Ona uydum ama iyi oldu seni gördüm.

Matt'in gözleri bize dönmüştü. Yüzünü net göremesemde düştüğünü hissediyordum.

İğrnerek Chris'in yanağından öptüm. O ise hiç bozuntuya vermiyor sanki her gün yapıyormuşum gibi rahattı.

-Ben içki alıp geliyorum.

Onun yüzünü görmek için demiştim aslında. Ona döndüğümde gözlerini bana kenetlemişti. Kadınları yanından savuşturmaya çalışıyor ama başarısız oluyordu. Chris'in yanına tekrar döndüm.

Yanına oturdum ve biraz sırnaştım.

Bir kaç dakika sonra bir kadın geldi.

- El jugador Matt te está llamando. ( Kumarbaz Matt seni çağırıyor.)

- El-ju-ma neeey bizde İspanyolca yok abla.

- Matt diye biri beni çağırıyormuş sevgilim.

- Benim sevgilim kültürlüdür. Matt kim? Bı dakika buranın sahibii!

- Yeni üye oldum ya ondandır ben bakıp geliyorum.

Kaçar adım uzaklaştım.

Kadın beni bahçeye çıkardı. Matt'i gösterdi ve gitti.

Yavaş adımlarla yanına gittim.

- Demek sevgilin var Lily Waity!

- Biz neyiz ki takıyorsun bu kadar? Hem sen kadınlarla eğlenirken iyi!

- Aynı şey mi?

- En azından benim belli , senin hikayen kimin eli kimin cebinde misali Matt Marshall!

#yazaşkı

Bol yorum ve beğeni lütfen!!! :)))))

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.