İçeriğe geç

KİRLİ OYUN

Bölüm 1 · 2 dk okuma

KİRLİ OYUN

Bölüm 1

BÖLÜM 1: DÜŞMANLIK GÖLGESİ

Şehrin en yüksek binasının penthouse katında düzenlenen özel davet, dışarıdan bakıldığında cemiyet hayatının en seçkin isimlerini ağırlayan ışıltılı bir gece gibi görünüyordu. Ancak şampanya kadehlerinin şıngırtısı ve caz müziğin arkasında, yeraltı dünyasının güç dengeleri yeniden pazarlık ediliyordu.

Vera Doğan, elindeki kadehi hafifçe sallayarak salonun ortasındaki devasa avizeye baktı. Siyah, derin sırt dekolteli ve yırtmaçlı elbisesiyle gecenin tüm bakışlarını üzerinde topladığından haberdardı. Ama o buraya iltifat toplamaya gelmemişti. Babasının iki gün önce aldığı tehdit mesajının izini sürmek, Doğan ailesinin zayıf olmadığını herkese kanıtlamak zorundaydı.

Gözleri kalabalığı tararken, salonun girişindeki hareketlilik dikkatini çekti. Korumaların kenara çekilmesiyle içeri giren adamı gördüğünde Vera’nın omurgasından aşağı soğuk bir ürperti yayıldı.

Barlas Kuran.

Kuran ailesinin en tepe ismi, babasının yıllardır süren amansız düşmanı. Siyah takımlı, koyu renk gözleri salondaki herkese yukarıdan bakan ve her adımında tehlike saçan o adam.

Barlas, salona girdiği an bakışlarını doğrudan Vera’ya çevirdi. Sanki onun nerede olduğunu önceden biliyormuş gibi, hiç tereddüt etmeden gözlerini onun gözlerine kilitledi. Dudaklarının kenarında beliren o kıvrım, Vera’nın öfkesini ateşlemeye yetti.

Barlas, kalabalığı yararak doğrudan Vera’ya doğru yürüdü. Yanına ulaştığında aralarındaki mesafe bir adımdan daha azdı. Kokusu—odunsu ve hafif baharatlı bir parfüm—Vera’nın duyularını anında ele geçirdi.

"Burada olmaman gerekirdi, Vera," dedi Barlas. Sesi, gürültülü salonun içinde bile net ve pürüzsüzdü. "Doğan ailesinin veliahtı için bu kadar açıkta durmak büyük bir acemilik."

Vera kadehini dudaklarına götürüp küçük bir yudum aldı, bakışlarını Barlas'ın gözlerinden bir an bile ayırmadı. "Beni korumak sana düşmedi, Barlas. Kendi çöplüğünle ilgilen."

"Çöplük mü?" Barlas bir adım daha yaklaştı. İki karakter arasındaki gerilim, salonun havasını bir anda ağırlaştırdı. "Babanın aldığı tehditlerin nereden geldiğini sanıyorsun? Bu gece ikimizin de üzerinde bir hedef tahtası var. Ama sen hâlâ kibir gösterisi yapıyorsun."

Vera'nın kalbi hızla çarpmaya başladı. Barlas bu tehdidi nereden biliyordu? Tam ağzını açıp bir yanıt verecekti ki, Barlas’ın kulaklığından cızırtılı bir ses yükseldi. Barlas’ın yüzündeki rahat ifade bir salisede kayboldu.

"Sessiz ol ve arkama geç," dedi Barlas birden.

"Ne saçmalıyorsun sen—"

Sözünü bitiremeden, salondaki devasa camlar büyük bir gürültüyle patladı. Işıklar aynı anda kesildi ve karanlık salonu çığlıklar kapladı.

Barlas, reflex olarak Vera’nın belinden kavrayıp onu kendine doğru çekti ve yere doğru savurdu. İkisi birden mermer zemine yuvarlanırken, Barlas bedenini tamamen Vera’ya siper etti. Karanlıkta duyulan ilk el ateş sesi, gecenin gidişatını tamamen değiştirdi.

Vera, Barlas’ın göğsünün kendi sırtına baskı yaptığını, nefesinin boynuna çarptığını hissedebiliyordu. Korku ve adrenalin, aralarındaki çekimle birleştiğinde nefesi kesildi.

"Beni dinle," diye fısıldadı Barlas, Vera’nın kulağına doğru. Dudakları tenine o kadar yakındı ki Vera’nın tüyleri diken diken oldu. "Birbirimizden nefret ettiğimizi biliyorum. Ama bu binadan canlı çıkmak istiyorsan, elimi tutmak zorundasın."

Vera, karanlığın içinde Barlas’ın kendisine uzattığı eline baktı. Ya bu düşmanın elini tutacak ya da gecenin karanlığında yok olacaktı.

Kararını verdi ve elini Barlas’ın güçlü avucunun içine bıraktı.

Bölüm sonu

15 yorum