Karanlık gördüğüm tek şey karanlıktı ,ışık asla yoktu arkama dönüyorum karanlık, önüme dönüyorum karanlık, korkuyorum anne diye bağırıyorum ses yok ,gözlerim acıyor yaşları akıtmak için ama ben kendimi sıkıyorum, akıtmıyorum göz yaşlarımı . Sonra bir yerden ses geliyor ,hemen o tarafa dönüyorum ,karanlık ve yüzü görünmeyen birisi var ona doğru gitmek istiyorum ama bir şey buna engel oluyor sanki ayaklarıma pranga takmışlarda gitmeme izin vermiyorlardı, ona bir şeyler söylemek istiyorum ama o önce davranıyor ve "karanlık Mavi ,senin geçtiğin her yerkapkaranlık, çünkü sen karanliksın sen aydınlığı yok edensin"diyor ona kendimi savunmak için bir şey söylemek istiyorum ama olmuyor ,sonra bir anda her şey siyah bir bulutla beraber toz oluyor ,oda yüzünü göremediğim ancak bana karanlık olduğumu söyleyen kişi de.*
Kulaklarımı acıtan bir ses yüzünden gozlerimi açtım ,kafamı sıradan kaldırdıgımda bunun zil sesi olduğunu anladım ve yüzümü buruşturdum ama o kabustan kurtulduğum içinde sevindim . Sınıftakiler hızlı hızlı dışarı çıkıyordu ,okuldan çıkmak için ilk defa bu kadar isteksizim ,çünkü eve gidince o gudubet kadının yüzünü göreceğim, bir kurtuluş yolu yok muydu ? Yönümü gösterecek bir pusula yok mu ? Eşyalarımı alıp sınıftan bende çıktım, bahçede telefonumu elime aldığımda beş cevapsız arama olduğunu gördüm ,hepside İzel'den di.
Beni kesin parçalayacak ,telefonu açtım ve hemen İzel'i aradım. Telefonu ilk çalışta açıldı ,telefonu kulağım ve omzum arasına sıkıştırıp çantamdan kulaklığımı arıyordum ,bir anda telefondan "Maviiii !"diye sinirli bir ses gelmesi ile az kalsın telefonu düşürüyordum. Hızla telefonu elime aldım ve kulağıma götürmeden önce kulağımı azıcık dinlendirdim ve götürdüm "ne oldu İzel?"dedim gayet sakin bir sesle, onun gibi çığırmadan ,bu İzel'de ters etki yaratmış olacak ki " Kaç kere aradım seni Mavi neden geri dönüş yapmadın bana hemen açıkla "diye bağırarak konuştu .
Kulaklarımın ne suçu vardı ama ya ? "İzel ,dersteyim ya hani o yüzden olabilir mi sadece soruyorum "dedim alaylı bir şekilde anlamış olacak ki"hee özür dilerim ya ben hemen çıkiştım ama ne yapayım sende ilk günden gitmezsin dedim "dediği zaman yine o kadının yüzü gözlerimin önüne geldi ve benim midem havaya kalktı." Lütfen ev deme ya sonra o pislik kadının yüzü geliyor gözümün önüne "dedim ,o sırada kapının önüne gelmiştim bugün ilk günüm olduğu için motorumu kullanamamıştım ve moralim yerlerde geziyordu zaten .
" O zaman hiç eve gitme direkt bize gel ,baban ile de uğrasma onu ben hallederim hatta biraz bekle hemen arayayım ve izni kapayım olur mu?"dediğinde biraz önce yerlerde gezen moralim azıcık yukarı çıktı. "Kesinlikle olur "dedim ve o an benim canım arkadaşım ve tek kuzenim olan İzel'in meşur yüzüme kapatması ile yerimde tepinmek istedim ama bu isteğimi etrafa bakarak eledim .
Beş on dakikalık beklemenin ardından telefonum tekrar çaldı beklemeden hemen açtım "teşekkür et bakayım ablana"dedi İzel ,gülesim gelse de gülmedim ve "sen bir tanesin İzel "dedim İzel'de"elbette öyle bebeğim ama neyse ,biraz sonra şoför orada olur azıcık beklesen sorun olmaz değil mi?"dedi ,"hayır tabi ki de"dedim ve oda " kesinlikle olamaz zaten "dedi ve telefonu yine suratıma kapattı . Sinirlenme Mavi sinirlenme ,sakin sakin .Daha fazla kapı önünde durmak istemiyordum o yüzden okulun içine tekrar girdim ve etrafı izlemeye koyuldum ,sabah ki kavga eden çocuk, duvar ve onun yanındaki Emir .
Sadece onun adını öğrendim çünkü önümdeki Derin onu seviyordu ve sürekli ondan bahsediyordu ,çokk sıkıcı. Emir ve kavga eden çocuk arabalara bindiler ve hızla yanımdaki kapıdan çıktılar , duvarsa hala motoruna binmemişti sanki bir şey bekliyor gibi , bir anda kafasını bana çevirdi ve gözlerimiz buluştu ama o an araya giren korna sesi ile yaslandığım duvardan ayrıldım ve önüme döndüm, İzel'in şoförü gelmişti . Ben tekrar duvara döndüğümde o motoruna atlamış ,çalıştırıyordu.
Duvara arkamı döndüm ve kapıdan dışarı çıktım şoför arabadan inmiş kapımı açacaktı ,elimi kaldırdım ve ben hızla kendi kapımı açtım ve arabaya bindim. Şoför arabayı çalıştırdı ,kafamı okula çevirdim ve ona baktım duvara,araba uzaklaşırken sert bir rüzgar esti ve duvarın saçları dağıldı bir tutam saçı anlına düştü,araba hızla kavşağı döndu ve duvar görüş alanımdan çıktı .Şoför, radyodan bir şarkı açtı ,hangi grup olduğunu bilmiyorum ama sözleri çok güzeldi .
' Yerine sevebilmeyi çok istedim ama ben sadece senin ellerinde değerliyim ,mutluluk saçabilmenin kaç aşk bedeli var? Bilmem o kadar masrafa değer miyim? Bir gün senden bir şey istersem ya benim ol ,ya da karşıma hiç çıkma diye diye uslandım, kaç kere hırslandım ,hayallere yaslandım ama nerde, bir bakışın benim kalp atışım kabuslardan uyanışım , olmalısın benim olmalısın nefes gibi göğsüme dolmalısın ,bir kalp kaç kez kırılabilir? Tamiri çok zor olabilir ,kır çiçeğim sana doymalıyım, böyle dargın olmayalım...'
Şarkıyı dinleyerek İzel'in babasının yani amcamın evine geldik ,şoför büyük kapıdan içeri girdikten sonra amcamın babamın evinin tam zıttı olan evini gördüm ,büyük kapı bizim ardımızdan kapandı ve ben bugün kü işkenceden kurtulmuş oldum ,o kadından ölesiye nefret ediyorum . Şoför arabayı durdurdu ,bende kapımı açıp kendimi soğuk rüzgarlara bıraktım . Soğuk hava saçlarımı uçuruyor ve yüzüme yapışmasına sebep oluyordu . Ben yürümeye başladığım an İzel'in sesi duyuldu "biricik kuzimmm " diyerek üzerime doğru koşan İzel ile bir an geri dönüp kaçmayı düşündüm ama artık çok geçti .
İzel son hız üzerime atladı ve ikimiz birden çimenlerin üzerine düştük ,İzel gülüyordu ama ben altta kaldığım için ağlamak istiyorum. Belim koptu bu kız benim yarım kadardı ,tamam benden büyük olabilir yaş bakımından ancak boy yönünden onu geçen tabi ki benim, 1,79 boyum var ve bunu onun yüzüne vurmaktan asla çekinmem .İzel sonunda üstümden kalkmayı akıl edebilmişti kendini yana çimenlerin üzerine bıraktı da rahat bir nefes alabildim .
Göğsüm hızlı hızlı inip kalkiyordu İzel beni gördüğüne sevinmiş olacak ki yüzüme bakıp bakıp gülüyordu .Dudağımın bir kenarı yukarı kalktı benden bağımsızca. Bülent Kıraç yani amcam gelip bizi kaldırmasa biz asla kalkamayacaktık sanırım . "Hoş geldin güzel kızım "dedi ve beni kendine çekip sarıldı ,babamda bulamadığım o sıcaklığı amcam benden asla eksik etmedi .
Bende amcama sarıldım ve " hoş bulduk amcacım "dedim ,biz sarılmaya devam ederken İzel'in sesi bizi böldü "kıskanıyorum ama babişko "dediği an ayrıldık ve aynı anda İzel'e döndük . İzel ellerini göğüsünde birleştirmiş ve kaşlarını çatık bir şekilde bize bakıyordu ,amcam güldü ve bir kolunun altına beni diğerine İzel'i alıp yürümeye başladı.
Kapıyı Esra abla açtı ,onların yardımcısıydı ve benide çok severdi."Hoş geldiniz efendim "dedi ve kenara çekildi yüzümde kendiliğinden oluşan tebessümü silmedim ,ve amcamın kolunun altında kendimi en çok rahat hissettiğim ikinci yere girdim ,yengem bizi o güler yüzü ile karşıladı "Mavicim ,güzel kızım hoş geldin "dedi ve beni amcamın kolunun altından çekip sıkıca sarıldı bende aynı şekilde karşılık verdim .
"Yengecim yine harika görünüyorsun "dediğim an o güzel yüzü biraz daha güzelleşti "Eslem Kıraç dünya markası unutma canım "dedi İzel hemen gülerek . Yengem "ah abartmayın kızlar her zaman ki halim "dedi ,ve ekledi "ve yeterli bu kadar kızı yorduğunuz ,gitsin odasında úzerini değiştirsin de gelsin bir rahatlasın ,ikinizde kızı gördüğünüz gibi yapıştınız nefessiz kaldı güzelim "dedi ,İzel mırıldandı "sanki kendisi yapmadı "diye bense ikisine gülmek ile meşguldüm ama içten içe.
Yengem benim için bu evde bir oda açmıştı ve içinde mavinin her tonu vardı . Onları başım ile onaylayıp merdivenlere yöneldim ve ikinci katta çıkıp koridordaki son odaya girdim oda mis gibi yasemin kokuyordu yeni temizlenmişti ,bir tanecik yengem yine yapmıştı yapacağını . Dolaba doğru yürüdüm ve içinden dar bir siyah kot pantolon ile kolsuz , beyaz, göbek deliğimin üzerinde biten bir bluz aldım . Üzerimdeki tişört ve etekten kurtulduktan sonra kendimi banyoya attım ,odanın her yeri gibi burasıda maviydi .
Duşa kabine girdim ve ılık bir duş aldım sonrasında saçlarımı kuruladım ve üzerime eşyalarımı geçirdim hepsi benim için yeni alınmıştı .Aynanın karşısına geçtim ve saçlarımı taradım ,mavi tutam saçımı alıp kulağımın arkasına sıkıştırdım. Ayaklarıma çoraplarımı giydim ve üzerinede aynı renk ayakkabılarımı geçirdim . Kapımı açtım ve koridora geçtim ,merdivenleri sakin adımlar ile inip salona girdim . Beni gördükleri gibi gülümseyen insanlar ile kalbimde ılık bir yel esti ,aile seni doğuran anne baban ile olmuyordu ,seni seven ve seninde onları karşılıksız bir şekilde sevdiğin kişiler bazen senin için gerçek aile oluyordu .
Salondaki koltuklarda oturan bu insanlar benim ailemden daha yakınlardı bana. Gülümseyerek içeri geçtim ve yanlarına doğru yürüdüm ,tekli koltuğun tekine oturdum ve bana bakan üçlüye döndüm . Amcam "Mavi 'de geldiğine göre masaya geçelim o zaman "dedi ,yengem kafası ile onayladı ve hepimiz masaya geçtik. Aylar sonra bu kadar sıcak bir masada bulunuyordum . Gülerek sohbet eden bu sıcak aile bana benim böyle olmayan ailemi hatırlattı . Biz en son bu kadar mutlu şekilde bir masada bulunmuştuk ,hatırlamıyorum sanırım altı veya beş yaşında olmalıydım .
Daldığım düşüncelerden telefon sesi ile çıktım ,pantolonumun arka cebine attığım telefonu aldığım zaman annemin aradığını gördüm . Masadakilere döndüm ve "annem arıyor benj merak etmiş olmalı ,müsaadenizle "deyip sandalyeden kalktım ve salondan çıktım .Telefonu açıp kulağıma götürdüm "annecim "dedim ,o naif sesi ile " Mavicim "dedi , biraz önceki düsüncelerimden dolayı sesim biraz duygulu çıkıyordu. "Nasılsın güzel kızım ?"diye soran anneme "iyiyim annecim ,sen nasılsın ?"diye cevap verdim .
Annem "sesini duydum daha iyi oldum güzel kızım "dedi sesi yorgun çıkıyordu ."Bunu duyduğuma sevindim bak "dediğim an annemin ince kahkahası kulaklarıma doldu ."Güzel kızım ,yine geceme güneş oldun bak "dediği an korktum ,neden böyle bir şey söylüyordu ki "annecim ne oldu neden öyle söyledin ?"dedim titreyen sesim ile ,annem telaş ile "hayır endişelenme çok yoruldum o yüzden dedim"dediği an rahatladım .Annem "hadi kızım seni daha fazla tutmayayım "dediği an yüzüm kendiliğinden düştü ve isteksizce"tamam "dedim ve annem "hoşçakal "deyip kapattı.
Bende yüzümü toparlayıp içeri geçtim ,herkes bana döndüğü an tebessüm ettim ve masadaki yerime geri oturdum, Izel'in sesi ile ona döndüm "Mavi ,biraz dolaşmaya çıkalım mı ?"diye sorduğunda herkes bana döndü ,bende biraz hava almak iyi gelir diye "olur "dedim . İzel heycanla "kalk hadi üzerimizi değiştirip çıkalım "dedi . Onun heyecanına eşlik edip kalktım İzel koşarak odasına gitti bende benimkine girdim ,keşke İzel'e nereye gideceğimizi sorsaydım. Dolabı açtım ve düşündüm nereye götürürdü ki bu deli kız beni her neyse deyip dolaptan ,siyah bir tulum aldım hem rahat hem şık,fazla abartılı değildi tam benlik ,onu üzerime geçirdim ayağıma beyaz spor ayakkabılarımı giydim.
Saçlarımı sıkı bir şekilde topladım ,mavi tutam yine asi bir görünüm katmıştı bana. Hafif bir makyaj yaptım ve elime bir çanta alıp çıktım odamdan .İzel ile sözleşmişiz gibi merdivende karşılaştık ,oda üzerine pembe beyaz çiçekleri olan tatlı bir elbise ile beyaz spor bir ayakkabı giymişti ,saçları salık ve düzdü ,yüzüne hafif bir makyaj yapmıştı aynı benim gibi o yüzden kendimi tebrik ettim .İzel hemen koluma girdi ve beraber evden çıktık ,İzel'in bebeği olan kırmızı spor arabasına bindiğimiz an ona döndüm ve " nereye gidiyoruz?"dedim ,ancak aklıma gelmiş gibi .Bana gülerek "sürpriz bebeğim "dedi ,deli kız ya .
Yol boyunca nereye gittiğimizi düşündüm durdum ,sonunda İzel arabayı durdurduğunda Cafe gibi bir yere gelmiştik ,İzel bana dönerek "burası benim en sevdiğim yerdir eminim sende seveceksin "dedi ve kapısını açarak indi ardından bende indim .İzel koluma girdi ve içeri doğru adımladık ,kapıdan geçtiğimizde içeride hafif bir gitar sesi geliyordu ,kafamı o yöne çevirdiğim,de benim yaşlarımda bir çocuğun sahnede gitar çaldığını gördüm . İzel beni çekiştirerek bir masaya götürdü ,masada beş altı kişi vardı ve hiç birini tanımıyordum .İzel onlara selam verdi ve beraber sandalyelerden ikisine oturduk .
Masadakilerin hepsi bana dönmüş bakıyordu ,bu bakışlara alışkın olduğum için İzel'e döndüm ve oda anlamış gibi "kuzenim Mavi "diyerek tanıttı . Masadaki çocuklardan biri elini uzatarak "memnun oldum Mavi ,bende Taha"dedi gülümseyerek elini tuttum ve sıktım ,digerleri ile tek tek tanıştık, masadaki en kısa olan Asır adında bir kızdı , diğerlerine göre en süslü olan Gizem, en çok gülen Lara ve bana en çok asılan Yamaç'tı.
"Maviş sen ne çok gülüyorsun öyle "diyen Yamaç ile ona döndüm ,elbette mecazi anlamda söylemişti ," Yamaç sende ne çok yavşıyorsun bana "dedim , yüzümdeki gülümseme ile "ah vuruldum ama sözlerine Maviş"dediği an gülümsemem gitti ve kaşlarım gözlerimin üzerine indi , Yamaç gıcık birisi mi ? Kesinlikle ,oldukça fazla . Benim Yamaç 'ı boğmama az kalmıştı ki araya Asır girdi "Yamaç !" ç 'yi uzatmıştı ." Ne Yamaç Yamaç off ya iki dakika konuşalım dedik s*çtınız ,keyfim kaçtı benim ,hem burası ney böyle sıkıcı sıkıcı çocukmuyum bende kafede portakal suyu içiyorum ,hem bu kızda gergin kalkın bir kulübe gidelim de stres atalım "dediği an herkesten onaylayan mırıltılar yükseldi ,hepsi bana döndüğünde omuz silktim iyi olabilirdi .
Yamaç istediğini yaptırdığı için sevinçle ayağa kalktı ve benim arkama geçip kulağıma doğru eğildi ,"bugün sabahlar olmayacak bebeğim ,var mısın? " dedi kafamı ona çevirip ciddi misin der gibi baktım, oda kafasını aşağı yukarı hareket ettirerek beni onayladı . Bu çocuk beyin özürlü gerçekten ya . Yamaç'ı itirdim ve sandalyeden kalktım ,herkes arabalara geçmiş en önde olan Yamaç 'ı takip ediyorlardı. Kafamı cama yasladım ve çalan şarkıyı dinledim , dışarıda hafif hafif yağmur yağıyordu ,yağmur huzur demekti bana göre keşke şu an yağmur damlalarını tenimde hissedebilsem o zaman içimdeki boşluk dolar sanki .
Yoldaki her şey saliselik bir görüntü yaratarak kayboluyorlardı ,bir anne ve çocuğu yağmurdan kaçıyordu, annesi kızının üzerine kendi montunu örtmüştü ama kendisi ıslanıyordu ,kırmızı ışıkta durduğumuzda onları izlemeye devam ediyordum ,anne koşarak durağın altına girdi ,kız annesinin boynuna doladığı ellerini çözdü ve kucağından indi durağın altına girdiği için hiç memnun gibi görünmüyordu annesine bir şeyler söyledi ve hemen yağmurun altına geri geldi ,onu izlerken yüzümde bir tebessüm oluştu araba hareket etmişti , ıslak yolda ilerliyorduk, yağmur şiddetini artırmıştı.
Gözlerimi kapattım ve başımı cama yasladım, cama vuran yağmur tanelerini dinlemek uykumu getiriyordu araba sarsıldığında bu isteğiminde olmayacağını anladım .Başımı camdan ayırıp İzel'e baktım dışarıya bakıyordu ,sinirle bir nefes alıp kapıyı açarak indi onun arkasından bende hemen indim ,arabanın önündeki arabayı ancak o zaman fark ettim bu kimdi ki arabanın önünü kesiyordu?İzel'e döndüm bana kaşları ile arabayı gösterdi bu demek oluyordu ki bu kişiyi tanıyordu ve özel olarak konuşacaktı .
Dediğini yaparak İzel'i ve araban inen kişiyi baş başa bırakmak için arabaya dönerken bir anlık karar ile yağmurun tadını çıkarmaya karar verdim ve onlardan uzaklaştım .Tenha yolda hiç bilmediğim bir yerde yürümeye başladım ,yağmur hızlı hızlı yağıyordu üstüm şimdiden sırılsıklam olmuştu ,içime temiz havayı çekerek yürüdüm yürüdüm kenarda bir bank vardı oraya oturdum ve yağmurun altında o küçük kız gibi ıslandım.
Yağmur asla dinmiyordu aksine hızını arttırıyordu titriyordum ancak geri dönmek için bir hamle yapmıyordum çünkü bu yağmur sanki kendisi ile beraber benim sıkıntılarımıda götürüyordu . Telefonumu çıkardım ve rastgele bir müzik açtım ,ayağa kalktım ve yağmurun altında tüm dertlerimden kurtulur gibi sağa sola dönerek ,zıplayarak dans etmeye başladım bunu yaparken yüzümdeki gülümseme büyüyordu ,biraz sonra kahkaha atmaya başladım .
Islak çimenlere oturdum deli gibi gülüyordum biraz sonra gülüşlerim yerini sesli nefeslere bıraktı sanki içimdeki tüm dertlerden kurtulmuşum gibi hafifledim.Ayağa kalktım ve eşyalarımı alarak geldiğim yoldan geri döndüm ancak orada olan tek şey koca bir boşluktu ,acaba yanlış mı geldim diye baktım ancak doğruydu ,belkide ben yokum diye beni aramaya gitmişti ,aceleyle telefonumu çıkardım ama şarjım bitmiş ve telefon kapanmıştı , böyle bir sokakta tek başıma ,şarjım bitmiş bir şekilde yanlız kalmıştım .
Vücudum bu sefer korkudan dolayı titriyordu ve o an asla olmaması gereken bir şey oldu ,gözlerimin önüne o gün geldi ve nefeslerim boğazıma takıldı,kriz geçiriyordum panik atak. Etraf dönüyordu o gün ölmemiştim ancak bu sefer kesin ölecektim ,kafamdaki ses konuşmaya devam ediyordu söylediği tek şeyse ölecek olduğumdu.Gözlerim kapandı ve ıslak zemine doğru düştüm ,ancak hiç bir acı hissettiğim yoktu ölüm bu muydu? Sanki bir bulutun üzerinde gidiyordum sıcacıktı ,titremelerim geçmişti şimdi ben ölümün kollarında mi geziyordum ? Ben ölüyor muydum ?
Beynim tüm gücünü kaybetmiş gibi kendini kapattı ve ben o an ölümün sıcak kollarında sonsuzluğa gittim .
Bölüm Sonu...
-------
Huh ne bölümdü ama neyse nasıl buldunuz?
Sizce orada ne oldu?
Mavi'nin durumu nedir?
Ya da kurtulur mu oradan ?
Hadi bakalım her şeyi göreceğiz diğer bölümde ,neler neler olacak acaba ?
Yeterli bu kadar soru, diğer bolume kadar bekleyiniz diyorum ve gidiyorum .
İyi günlerimiz olsun...
💙💙