Sabahın ilk ışıkları perdelerin arasından sızıyordu. Oda hâlâ sessizdi. Kuşların cılız cıvıltıları uzaktan duyuluyordu. Alisa, Yiğit’in kollarının arasında gözlerini araladı. Bir an nerede olduğunu anlamadı. Sonra sıcaklığı hissetti. Sarıldığı beden... Yiğit’ti. Yavaşça hareket etti, başını onun göğsüne biraz daha yaklaştırdı. Nefes alışları duyuluyordu, düzenli ve huzurluydu. Alisa gözlerini kapattı. Elini Yiğit’in göğsüne koydu, parmak uçlarıyla hafifçe dolaştı. Sonra kısık bir sesle mırıldandı: > “Seni seviyorum…” Yiğit’in yüzünde küçük bir gülümseme belirdi. Gözlerini açmadan cevapladı: > “Hmm... karımdan iltifatlar ha?” “Ben de seni seviyorum, hem de her şeyden çok.” Kollarını biraz daha sıkı sardı Alisa’ya. Parmakları onun belinde gezindi, başını eğip saçlarının arasına küçük bir öpücük kondurdu. > “Seninle yaşamak, her gün yeniden doğmak gibi. Ama ne olur... beni korkutma, tamam mı? Ne olursa olsun birlikte karar verelim. Ben senin yanında olacağım, sen de benim.” Alisa gözleri dolu dolu hafifçe başını salladı. Birkaç saniye hiç konuşmadan sadece sarıldılar. Kalpleri konuşuyordu artık.
Yiğit, Alisa’nın saçlarını okşarken o hafifçe kıpırdadı. Yüzünü buruşturdu, bir eliyle karnını tuttu. Yavaşça fısıldadı: > “Yiğit... karnım çok kötü... midem de öyle... sanki içim yanıyor gibi...” Yiğit anında doğruldu, yüzü endişeyle doldu. > “Ne?! Alisa neden söylemedin? Hadi, hemen kalkıyoruz. Hastaneye gidiyoruz, tamam mı?” Alisa başını hafifçe salladı, gözlerini kapattı. > “Hayır... gerek yok... birazdan geçer... dün hiçbir şey yemedim ya ondan olmuştur...” Yiğit kaşlarını çattı, elini onun alnına koydu. > “Ateşin yok gibi ama Alisa bu iş şakaya gelmez. Seninle ilgili en küçük riski bile alamam, anladın mı beni?” Alisa gözlerini açtı, bakışları bulanıktı ama inatçıydı. > “Sadece... biraz uzanmak istiyorum. Ne olur hemen panik yapma, geçecek. Söz...” Yiğit derin bir nefes aldı. Gözleri hâlâ endişeliydi ama Alisa’nın yorgun yüzünü görünce yumuşadı. > “Tamam... ama bir saat. Eğer geçmezse seni kucağımda götürürüm o hastaneye, anlaştık mı?” Alisa gülümsedi, zayıfça başını salladı. Yiğit yeniden yanına uzandı, kollarını onun etrafına doladı.