Sabahın ilk ışıkları, perde aralığından sızarak odanın içine yumuşak bir aydınlık yaydı. Kuş sesleri uzaktan duyuluyordu. Alisa, gözlerini yavaşça araladı. Birkaç saniye nerede olduğunu hatırlamaya çalıştı. Yumuşak bir yatak, üzerine örtülmüş ince bir yorgan… Ve sonra fark etti. Yiğit’in güçlü kolları etrafını sarmıştı. Başını onun göğsüne yaslamıştı, Yiğit hâlâ derin bir uykudaydı. Alisa gözlerini kırpıştırarak bir süre kımıldamadan durdu. İçinde garip bir huzur hissi yayıldı. Güvende gibiydi… Sanki fırtınanın ortasında sığınılacak bir limanı bulmuştu. Kalbi bir an için hızla çarptı ama sonra yavaşladı, sakinleşti. > "Ne tuhaf..." diye düşündü içinden. "Normalde böyle bir yakınlık beni gererdi ama… bu başka bir his." Yiğit’in nefesini ensesinde hissediyordu, sıcak ve düzenliydi. Birkaç saniye daha böyle kalakaldı. Ardından içgüdüsel bir hareketle, başını biraz daha ona yaklaştırdı. Göğsüne sokuldu, gözlerini yeniden kapattı. Hiçbir şey düşünmek istemiyordu o an. Sadece hissetmek... Yiğit, Alisa’nın hareketini hissedince gözlerini aralamadan mırıldandı: > “Uyanık mısın sen?” dedi, sesi sabah mahmurluğuyla hafif kısıktı ama içinde sıcak bir gülümseme saklıydı. Alisa gözlerini kapalı tutarak hafifçe başını salladı. Söyleyecek kelime bulamadı. Sadece Yiğit'in kokusunu içine çekti. Yiğit, onun daha da yaklaştığını fark edince, kolunu biraz daha sıktı, alnını Alisa’nın başına yasladı. > “Günaydın karıcım,” dedi fısıltıyla. “Bugün seni böyle görmek bile yetti bana.”
Bölüm 30
30. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.