İçeriğe geç

Kırık Zihinler

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Kırık Zihinler

Bölüm 3

Sıradan Günlerin Büyüsü

Hava kararmaya başlamıştı ama Oslo, kendi soğuk güzelliğiyle yaşamaya devam ediyordu. Şehir lambaları yandıkça, kaldırımlar sarı bir örtüyle kaplanıyor, insanların yüzlerinde hafif bir sıcaklık yaratıyordu.Denis, basketbol sahasından çıkarken atkısını boynuna biraz daha doladı. Aiden ise hâlâ gülüyordu, biraz da nefes nefeseydi."Kaç yaşındasın sen ya? İki sayılık atışlarda bile hevesle zıplıyorsun," dedi Denis alaycı bir gülümsemeyle.Aiden, saçlarını geriye savurarak dramatik bir şekilde elini kalbine götürdü:"Yetenek, yaşla değil, ruhla ölçülür Denis. Ruhum hâlâ on yedi."O sırada, parkın girişinde bir kızın el salladığını gördüler. Kız, minik adımlarla yanlarına doğru koşturuyordu.Kıvırcık kahverengi saçları kasketinin altından taşmıştı, yanakları soğuktan hafifçe kızarmıştı. Üzerindeki şişme mont, olduğundan daha da ufak gösteriyordu onu.Aiden gülerek Denis'e fısıldadı:"Al işte, yetenekten söz açınca ilham da peşimden geliyor."Denis başını hafifçe salladı, alayla gülümsedi.Kız yanlarına geldiğinde, nefes nefese ama heyecanla konuştu:"Aiden! Beklettin beni."Aiden, suçlu bir sırıtışla omuz silkti."Sanat icra ediyordum. Basketbol sahasının Michelangelo'suyum."Kız kahkaha attı."Sanat mı? Beş kere potayı tutturamadığını gördüm az önce."Denis hafifçe kıkırdadı.Aiden dramatik bir tavırla başını geriye attı:"Gerçek sanat, her zaman anlaşılmaz."Sonra Denis'e döndü:"Bu arada tanıştıralım. Denis, bu şahane kadın Mia. Mia, bu da ortaokuldan beri hayatıma bela olan Denis."Mia Denis'e sıcacık bir gülümseme gönderdi, elini uzattı."Senin hakkında çok şey duydum."Denis tokalaşırken hafifçe gülümsedi."Umarım iyi şeylerdir.""Eh," dedi Mia, göz kırparak, "karışık."Üçü birlikte yürümeye başladılar. Yol boyunca Aiden durmadan espriler yapıyor, Mia gözlerini devirerek ona laf yetiştiriyor, Denis ise o tatlı atışmaları izleyerek huzur buluyordu. Uzun zamandır böyle rahat hissetmemişti.Bir sokak kafesine girdiler. İçerisi sıcacıktı, camlar buğulanmıştı. Kafede eski bir plak çalıyordu; hafif cızırtılı bir caz melodisi.Üçü de sıcak çikolata sipariş etti.Mia masaya eğilerek Denis'e ciddi bir ses tonuyla fısıldadı:"İstersen kaçabilirsin. Henüz çok geç değil."Denis bir kahkaha koyuverdi.Aiden gözlerini kısmış, sahte bir ihanete uğramış gibi bakıyordu."Denis! Aşkın kıskançlığına şahit oldun! Tarihe geçiyorsun dostum."Mia omuz silkti:"Romantik komedi karakteri gibi konuşuyor bazen. Kusura bakma."Denis kahvesinden bir yudum aldı."İyi böyle. Sıkıcı insanlardan daha eğlenceli."Küçük kafe, onların kahkahalarıyla ısındı. Dışarıda kar taneleri düşmeye başlamıştı ama içeride zaman durmuş gibiydi.Şu an, hayatın karmaşasından, geçmişin gölgelerinden, geleceğin belirsizliğinden uzaktaydılar.Sadece sıcak kahve, dostluk ve basit mutluluk vardı.Ve Denis, belki de ilk defa, oİçindeki garip ağırlığın bir süreliğine kaybolduğunu hissetti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.