Sınıfın içi ölüm sessizliğine büründü.
Aras kapının önünde duruyordu.
Ege ise birkaç adım arkasındaydı.
Duru'nun kalbi öyle hızlı atıyordu ki sanki bütün sınıf duyacaktı.
"Konuş." dedi Duru.
"Artık hiçbir şey saklanmasın."
Aras derin bir nefes aldı.
"Evet... Seni kandırdılar."
Duru'nun gözlerinden yaş süzüldü.
"Bunu zaten biliyorum."
"Hayır."
"Bilmediğin şey şu..."
Aras, Melis'e baktı.
"Anlat."
Melis titreyen sesiyle konuşmaya başladı.
"Ege... bana hiçbir zaman âşık olmadı."
Duru kaşlarını çattı.
"O zaman neden el eleydiniz?"
Melis ağlayarak devam etti.
"Çünkü..."
"Çünkü ben Ege'den yardım istedim."
"Hangi konuda?"
Melis başını eğdi.
"Babamın büyük kumar borçları vardı."
"Eve sürekli tehdit mesajları geliyordu."
"Biri beni takip ediyordu."
"Çok korkuyordum."
Sınıftaki herkes sessizce dinliyordu.
"Ege bunu öğrenince bana yardım etmeye başladı."
"Borçları kapatmak için çalıştı."
"Polise gitmemi istedi."
"Ben korktuğum için gitmedim."
Duru şaşkınlık içindeydi.
"Peki..."
"Neden bana söylemediniz?"
Bu kez Ege konuştu.
"Çünkü Melis, kimse öğrenirse ailesine zarar vereceklerini söyleyen kişiler tarafından tehdit ediliyordu."
"Seni de tehlikeye atmak istemedik."
Duru'nun gözleri doldu.
"Peki ya eski spor salonunda?"
"Ellerinizi tutuyordunuz."
Melis gözyaşlarını sildi.
"O gün panik atak geçiriyordum."
"Düşmemek için Ege'nin elini tuttum."
"Sen tam o anda geldin."
"Her şeyi yanlış anladın."
Duru derin bir nefes aldı.
Kalbi biraz olsun rahatlamıştı.
Ama aklına bir şey geldi.
"Telefonundaki..."
"Melis ❤️"
Ege cebinden telefonunu çıkardı.
"Evet..."
"Bu konuda suçluyum."
Duru sessizce bekledi.
"Telefonum bir gün Melis'in elindeyken bana şaka yapmak için kendi adının sonuna kalp koymuş."
"Ben de hiç fark etmemiştim."
Melis utançla başını eğdi.
"Şaka olsun istemiştim..."
"Sonra değiştirmeyi unuttum."
Sınıfta kısa bir sessizlik oldu.
Duru gözlerini kapattı.
Her şey açıklanmış gibiydi.
Ama...
Aras'ın yüzündeki ifade hiç değişmiyordu.
Duru bunu fark etti.
"Aras..."
"Sen neden hâlâ böyle bakıyorsun?"
Aras yavaşça başını kaldırdı.
"Çünkü..."
"Bunların hepsi doğru."
"Ama..."
"Bu, Ege'nin senden başka hiçbir sır saklamadığı anlamına gelmiyor."
Ege'nin yüzü bir anda bembeyaz oldu.
"Aras!"
"Yeter!"
Aras sertçe cevap verdi.
"Hayır."
"Asıl gerçek..."
"Daha söylenmedi."