Bazı şeylerin ne zaman alışkanlık olduğunu fark etmek zordu.
Mesela her sabah telefonuma bakıp bir mesaj beklemem...
Ya da hastanenin kapısından girince ilk önce koridorun sonuna bakmam...
Bunların ne zaman başladığını bilmiyordum.
Ama başlamıştı.
"Yine mi hastane?"
Annemin sesiyle düşüncelerimden çıktım.
"Evet."
"Hasan Amca için mi?"
"Tabii."
Annem gülümsedi.
"Tabii."
"Neden öyle söylüyorsun?"
"Hiç."
"Anne."
"Bir şey demedim."
Ama o gülümsemesinin ne anlama geldiğini biliyordum.
---
Hastaneye geldiğimde ilk işim Hasan Amca'yı aramak oldu.
Ama bu kez onu bulamadım.
Tam hemşireye soracakken arkamdan bir ses geldi.
"Aradığın kişi burada değil."
Döndüm.
Kuzey.
"Sen de mi buradasın?"
"Ben de seni görünce aynı şeyi düşündüm."
"Ne yani, burada olmam garip mi?"
"Hayır."
Bir saniye bekledi.
"Artık normal gelmeye başladı."
Gülümsedim.
"Bu iyi mi kötü mü?"
"Düşünmem lazım."
"Karar verince haber ver."
"Tamam."
Yan yana yürümeye başladık.
"Hasan Amca nerede?"
"Kontrolde."
"Yine mi?"
"Evet."
"Onu görmeden gitmezsin."
"Sen de gitmezsin."
İkimiz de durduk.
Çünkü ikimiz de doğru söylediğimizi biliyorduk.
Sonra Kuzey gülmeye başladı.
"Yakalandın."
"Sen de."
---
Hasan Amca'yı beklerken kantine indik.
Kuzey iki tane meyve suyu aldı.
Biri bana uzattı.
"Al."
"Yine mi?"
"Ne yine mi?"
"Bir şey veriyorsun."
"Bu sadece meyve suyu."
"Yine de."
Kuzey şaşkın baktı.
"Sen herkesten şüpheleniyor musun?"
"Hayır."
"Yalnızca benden mi?"
"Biraz."
"İlginç."
"Nesi ilginç?"
"Çünkü artık yabancı olmadığımı söylemiştin."
Bir an sustum.
Haklıydı.
"Arkadaşız."
Kuzey başını salladı.
"Arkadaşız."
Ama bunu söylerken ikimizin de yüzünde küçük bir gülümseme vardı.
---
Hasan Amca sonunda geldiğinde bizi kantinde görünce şaşırdı.
"Siz burada ne yapıyorsunuz?"
"Bekliyorduk."
"Birbirinizi mi?"
"Hayır!"
İkimiz aynı anda söyleyince Hasan Amca kahkaha attı.
"Tamam, tamam."
"Ne?"
"Hiçbir şey."
"Yine bir şey düşünüyorsunuz."
"Ben sadece görüyorum."
"Ne görüyorsunuz?"
Hasan Amca bastonuna yaslandı.
"Bazı insanların yolları tesadüfen kesişmez."
Kuzey ve ben birbirimize baktık.
Sonra ikimiz de aynı anda başımızı çevirdik.
Çünkü ikimiz de o cümlenin neden içimizi garip bir şekilde ısıttüğünü bilmiyorduk.
O gün eve dönerken telefonuma bir mesaj geldi.
Kuzey:
«Eve vardın mı?»
Ekrana birkaç saniye baktım.
Sonra yazdım.
Ben:
«Evet.»
Kısa süre sonra cevap geldi.
Kuzey:
«İyi.»
Sadece bir kelimeydi.
Ama nedense...
Gülümsedim.
Çünkü bazı insanlar hayatına bir anda girmezdi.
Yavaş yavaş yerleşirdi.